Les inséparables Beauvoir'ın onu “tam anlamıyla büyüleyen” okul arkadaşı Elisabeth “Zaza” Lacoin’la arkadaşlığını kaleme alma girişimlerinin pek çoğundan biriydi.
Simone de Beauvoir 1954 yılında, İkinci Cinsiyet yayımlandıktan beş yıl sonra bir başka roman daha yazdı. Fakat Les inséparables (Ayrılmaz İkili) adındaki bu roman de Beauvoir hayattayken yayımlanmadı. Les inséparables yazarın ölümünden otuz dört yıl sonra, yazarın evlatlık kızı Sylvie Le Bon-de Beauvoir’ın elyazması romanın tamamlanmış halini bulmasıyla gün yüzüne çıktı.
Romanın basit bir olay örgüsü var. Başlarda anlatıcı Sylvie Lepage (de Beauvoir) ve Andrée Gallard (Zaza) ile tanışıyoruz. İkisi de dokuz yaşında ve okulda tanışıyorlar. Sylvie, Andrée’yi görür görmez ona bayılıyor. Tüm romanın temelinde yatan dostluğun başlangıcı bu. Les inséparables’de Sylvie'nin Andrée'ye hayranlığı ve iki dostun tanrı, savaş, adalet hakkındaki diyalogları öne çıkıyor. Roman, toplumun kadınların kendi özgürlüklerini elde etmesindense evlenmesini diretmesine rağmen bu iki kızın bağımsızlığa ve eğitime ulaşma hikâyesini anlatıyor.
Le Bon-de Beauvoir'ın kitabın sonsözünde dediği gibi, Les inséparables Beauvoir'ın onu “tam anlamıyla büyüleyen” okul arkadaşı Elisabeth “Zaza” Lacoin’la arkadaşlığını kaleme alma girişimlerinin pek çoğundan biriydi. Gençliğinde yazdığı yayımlanmamış romanlarda, öykü kitabında ve Mandarinler’den silinen paragrafta Zaza’dan bahsediyordu. Mandarinler’i Les inséparables takip etti ama bu, Beauvoir'ın Zaza’yı anlattığı son edebi eseri değildi. Zaza’nın hayatı ve dostluğu, yazarın otobiyografisi Bir Genç Kızın Anıları’nda da yer alıyor.
Les inséparables’yi İngilizceye çeviren Lauren Elkin, “Sorbonne Üniversitesi’nde okuduğu, Sartre'ı ve tüm o grubu tanımaya başladığı ilk günlerde [de Beauvoir] hâlâ Zaza hakkında yazmaya çalışıyordu” diyor. “Kendi özgürlüğü için ödemesi gereken bedelin Zaza'nın ölümü olduğunu düşünüyordu. Bu tür bir kadere ve suçluluk duygusuna katlanmak onun için o kadar zordu ki bunları içinden atmak için arkadaşlıklarının hikâyesini tekrar tekrar yazıyordu.”
Bazıları Andrée ve Sylvie arasındaki ilişkinin arkadaşlıktan öte olduğunu ve romanın Beauvoir’ın bastırdığı duygularını yansıttığını düşünüyor. Vintage yayınevinin editörü Charlotte Knight’a göre Beauvoir’ın bu romanda asıl başarmaya çalıştığı şey cinselliğin yer almadığı bir ilişkinin ne kadar yoğun olabileceğini göstermek. Knight, “Bu romanı okurken kadın arkadaşlarımla deneyimlerimi ve onlarla ne kadar yoğun ilişkiler yaşamış olduğumu düşündüm. Ve bu tarz arkadaşlıkların aslında bir nevi platonik aşk olduğunu.”






