İki lehçe arasındaki farkları bilmek önemli çünkü aksi takdirde doğru kitleye ulaşamazsınız.
İnsanlar Çinceden bahsettiğinde genellikle Mandarin (putonghua) anlaşılır. Bir milyara yakın insanın gündelik hayatın her alanında kullandığı Mandarin, Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan’ın resmi dili olmasının yanı sıra aynı zamanda Singapur’da kabul edilen dört resmi dilden biridir ve dünyada en yaygın konuşulan dildir.
Fakat Çin’de Mandarin dışında daha pek çok lehçe konuşulur. Üstelik bu lehçelerin çoğu birbirileri için anlaşılır değildir ve Mandarin konuşanlar özellikle de Çin’in Güneydoğusunda – Hong Kong, Guangdong ve Makao bölgelerinde – konuşulan Kantoncayı anlamazlar.
Peki Çincenin bu iki ana lehçesi arasında ne gibi farklar bulunur?
Kantonca; dilbilimsel bir geçmiş
Aslında Çince tek bir dil değil, Mandarin ve Kantonca da dahil olmak üzere Çin’de konuşulan 292 farklı lehçenin tamamı. Genelde insanları en çok şaşırtan şeyse Kantoncanın Mandarinceden daha eski oluşu. İsmini Çin’in Guangdong eyaletinin başkenti Guangzhou’dan, diğer adıyla Kanton’dan alan Kantonca, Çin’in Güneydoğusunda konuşulan dillerin Yue ailesine aittir ve yaklaşık 2000 yaşında.
Guangdong’un yabancılarla ticaret yapılmasına izin verilen tek eyalet olması ve Guangzhou’nun da su yollarıyla olan bağlantısı Kantoncanın deniz ticareti aracılığıyla gelişmesine neden oldu çünkü 17. ve 18. yüzyıllarda Çin’le ticaret yapmak isteyen Batılı tüccarlar Kantonca öğrenmeye başladı. Şu an bile Kantoncaya yeterince hakim olan biri, Hong Kong, Guangzhou veya Makao’da Çin’in öteki bölgelerine kıyasla çok daha kolay ticaret yapabilir.
Şu an dünya üzerinde altmış milyondan fazla insanın konuştuğu Kantonca aynı zamanda 21. yüzyıldan önce ülkeyi terk ederek başka ülkelere yerleşen Çinliler tarafından da yaygın biçimde konuşuluyordu. Bu yüzden günümüzde hâlâ Çin mahallerinde Kantonca konuşulur, Kantonca ticaret yapılır.
Fakat Kantoncanın bunca yaygınlığına rağmen Çin diasporası son zamanlarda artık Mandarin Çincesini kullanmaya başladı. Peki niçin?
Ana hatlarıyla Mandarin Çincesi
Mandarin, diğer adıyla Standart Çince şu an yaklaşık bir milyar kişi tarafından konuşuluyor ve bu sayı Çin nüfusunun yaklaşık %77’sine denk geliyor.
Bugün konuşulan Mandarin dili yaklaşık 800 yıl önce Kuzey Çin’de ortaya çıkmış ve sınır komşularının dilleri olan Moğolcadan ve Moğolcanın Mançurca lehçesinden etkilenmiştir. Zaman içerisinde gelişen Mandarin belli bir noktadan sonra Pekin’in ana lehçesi haline gelmiş ve “ortak dil” anlamına gelen putonghua ismini almıştır.
Kraliyet sarayında bürokratların kullandığı Mandarin dilinin adı aslında eski Portekizceden, saray görevlilerini belirtmek için kullanılan mandarim kelimesinden gelir. Saray haricinde Mandarin Çincesi yalnızca Pekin ve çevresinde yaygınlaşmış ancak 20. yüzyıldan sonra ülkenin resmi dili olarak kabul edilmiştir.
Qing hanedanının ülkedeki hâkimiyetinin son bulmasına müteakip cumhuriyetin liderleri yeni Çin’in yönetim usulleriyle resmi dilini müzakere etmek üzere bir araya geldiler. İçlerinden bazıları Guangdong’luydu ve Kantonca konuşuyordu. Resmi oylamalara göre en çok oyu alan iki dilden biri Kantonca öteki Mandarin lehçesiydi ve Mandarin çok ufak bir farkla kazanmıştı.
O zamandan beri Mandarin Çin’de konuşulan ortak dil haline geldi. Okullarda öğretiliyor, bilim ve edebiyat dili olarak kullanılıyor, hatta öyle ki, artık Guangzhou’da yaşayan genç nüfus arasında bile git gide popülerleşiyor.

Mandarin ve Kantonca arasındaki sözlü farklılıklar
Mandarin ve Kantonca arasındaki en temel farklardan biri kendini konuşma dilinde gösterir. Mesela “vermek” fiilini ele alalım. Kantoncada “b” ile başlayan 畀 (béi), Mandarinde “g” ile başlayan 给 (gěi) şeklindedir. Burada son sesler birbirine benzer ancak “yemek yemek” fiilinin karşılığı olan Kantonca食 (sik) ve Mandarince 吃 (chī) kelimeleri birbirinden oldukça farklı sesler çıkarır.
Bir diğer önemli farksa tonlardan gelir. Mandarinde biri nötr olmak üzere beş ton bulunur. Mesela “ma” sesi, sesletildiği tona göre aşağıdaki anlamlara sahip olabilir:
Düz ton: mā (bu, “anne” anlamına gelebilir: 妈)
Yükselen ton: má (“kenevir” ya da “uyuşmuş” anlamına gelebilir: 麻)
Dalgalı ton: mǎ (“at” anlamına gelebilir : 马)
Düşen ton: mà (”azarlamak” anlamına gelebilir: 骂)
Nötr ton: ma (cümle sonundaki soru eki olabilir: 吗)
Öte yandan Kantoncada altı farklı ton bulunur. Hatta tarihsel olarak aslında dokuz ton vardır ama bunlardan üçü sonradan birleştirilmiş, tek ton olarak kabul edilmiştir. Mesela “si” sesi, tonlamasına göre aşağıdaki anlamlara sahip olabilir:
Yüksek düz ton: sī (“şiir” anlamına gelebilir: 詩)
Yükselen ton: sí (“tarih” anlamına gelebilir: 史)
Orta düz ton: si (“denemek” anlamına gelebilir: 試)
Alçak düşen ton: sìh (“zaman” anlamına gelebilir: 時)
Alçak yükselen ton: síh (“şehir” anlamına gelebilir: 市)
Alçak düz ton: sih (“şey” anlamına gelebilir: 是)
Fark etmiş olduğunuz üzere Mandarin ve Kantonca tonal dillerdir ve konuşurken tonu değiştirdiğiniz zaman büyük ölçüde anlam da değişir – yani dikkatli konuşmazsanız annenize at diyebilirsiniz. Bu açıdan düşünüldüğünde sahip olduğu sesleri çeşitliliği dolayısıyla Kantonca öğrenmek Mandarin öğrenmekten biraz daha zordur.
Mandarin ve Kantonca arasındaki gramer farklılıkları
Hem Mandarin hem Kantonca cümlede Özne-Fiil-Nesne (SVO) sıralamasını izler ama bu durum nesnenin dolaylı olup olmamasına göre değişir. Örneğin “Şu kitabı bana ver / Give me that book” demek istiyorsak Mandarinde yapı İngilizceyle tamamen aynıdır: 给我那本书 gěi wǒ nà běn shū, yani “Give me that book” Kantoncadaysa 畀嗰本書我 (bei2 go2 bun2 syu1 ngo5), “Give that book (to) me.” Çünkü Kantoncada “vermek (to give)” fiili kullanıldığında dolaysız nesne (kitap) dolaylı nesneden (bana) önce gelirken Mandarinde tam aksi olur.
Ayrıca Kantonca kendi yerel yazı sistemine sahiptir. Her ikisinde de Çincenin temel karakterleri kullanılır ancak Kantonca yazı dilini, konuşma diline daha yakın olacak şekilde uyarlar. Yukarıdaki örnekte, 畀嗰 (bei2 go2, to give that) karakterlerine standart yazılı Çincede pek rastlanmaz ama Kantoncada sık sık kullanılır.
Aynı zamanda “kitap” kelimesinin Kantoncada geleneksel Çinceyle (書) Standart Çincedeyse basitleştirilmiş karakterlerle (书) yazıldığını fark etmiş olabilirsiniz. Bunun sebebi, Çincenin iki farklı yazı sistemine sahip olmasıdır. Basitleştirilmiş sistemde daha az sayıda vuruşa sahip karakterler kullanılırken geleneksel sistemde daha fazla vuruşa sahip karakterler kullanılır. Kantonca, dilin konuşulduğu bölgeye göre her iki sistemi de kullanır. Hong Kong ve Makao’da geleneksel karakterler geçerliyken Guangzhou bölgesinde basitleştirilmiş karakterler geçerlidir.
Mandarin mi yoksa Kantonca mı? Bu ayrımı bilmek niçin önemli?
İki lehçe arasındaki farkları bilmek önemli çünkü aksi takdirde doğru kitleye ulaşamazsınız. Mesela herhangi bir animasyona Çinceye çevirecek, seslendirecek ve alt yazı ekleyeceksiniz. O zaman bilmeniz gereken en basit şeyleri şöyle sıralayabiliriz: İzleyicileriniz hangi tür Çinceyi konuşuyor? Çin’de konuşulan Mandarin mi, Tayvan’da konuşulan Mandarin mi yoksa Kantonca mı? Diyelim ki, Kantonca; o zaman şunu öğrenmeniz gerek: Hedef kitleniz Çin’in hangi bölgesinde yaşıyor? Alt yazılarda geleneksel sistem mi kullanacaksınız yoksa basitleştirilmiş sistem mi?
Çeviren: Fulya Kılınçarslan






