Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Mart 2022

Kitap

Yaratıcılık ve Akıl Hastalıkları ile Delilik Ve Deha Arasındaki İnce Çizgiler

Aynur Kulak

Paylaş

0

0


Yaratıcılık psikiyatrik bozukluklarla ilişkili ise eğer, bu hastalıkları tedavi etmek insanlığı nasıl etkiler? 

Uzman psikiyatri danışmanı ve bir dönem İsveç Tıp Topluluğu’nun bilimsel sekreterliğini de üstlenmiş olan Simon Kyaga, Yaratıcılık ve Akıl Hastalığı kitabıyla -her daim merakımıza mazhar bir konu ile- yeni çıkan kitaplar arasında yerini aldı. İnsanlık olarak yaratıcılığa ve bağlantı içerisinde olduğu akıl hastalıklarına -halk diliyle söylersek- “delilik” meselesine- merakımız, bu konudaki araştırmalarımız hiç bitmeyecek. Zira, yaratıcılık ve akıl hastalıkları denince kol kola vaziyette birbirini besleyen ayrılmaz bir ikili geliyor akla. Dolayısıyla yaratıcılığı tetikleyen akıl hastalıklarını ve tedavi yöntemlerini okuduğumuz kitap boyunca ilk etapta şu soru kafamızda beliriyor ister istemez: Yaratıcılık psikiyatrik bozukluklarla ilişkili ise eğer, bu hastalıkları tedavi etmek insanlığı nasıl etkiler? Mesela süreli deliliklerle ya da manik ataklarla ortaya çıkan girişimlerimiz veya bipolar ruhumuzu tetikleyen zaman dilimlerinde çözüm sunan yaratıcılıklarımız veya bir sanatçıysak eğer şizoit bir bilinç yarılmasıyla muhteşem bir yaratıcılıkla ortaya çıkacak eserler tedavi süreçlerinden sonra oluşamazsa ne olur? Dünya ne hale gelir? Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan Simon Kyaga kitabını bu temel soru izleklerinden ele alacağım.

Delilik ve Deha Arasındaki İnce Çizgi

Birçok konuda birçok mesele ile ilgili çizgilere hiç ihtiyaç duymazken, bazı konularda -incecik de olsa- bir çizgiye ihtiyaç duyarız. İhtiyaç duyduğumuz bu incecik çizgi Yaratıcılık ve Akıl Hastalığı kitabı ile ilgili yukarıdaki paragrafta sorduğum soruya ilintilenebilir gayet yerli yerinde olabilecek şekilde. Kitabın şu alt başlığına da dikkat çekmek isterim: Mevzubahis Deli Deha. Deli dehalarla ilgili mevzubahis olabilecek neler kast edilmiş olabilir? Kast edilen ince çizgilerin çerçevesi geniş, dayandığı temeller kapsamlı, zemini sağlam olmalı ki mevzubahis olan delilik ve deha çizgisi tespit edilebilip, yaratıcılıktaki akıl hastalığının teşhisleri yerli yerinde konulabilsin. Uzman psikiyatr Simon Kyaga Yaratıcılık ve Akıl Hastalığı kitabı boyunca başta delilik ve deha arasındaki ince çizgiyi oluşturan sebepleri, sonra teşhisleri, sonrasında tedavi yöntemlerini şimdiye kadar yapılan akademik araştırmaların tarihsel gerçeklerini günümüz tez çalışmaları ile birlikte sunuyor. Böylelikle tarihsel gelişmelerle birlikte modern yöntemleri karşılaştırmalı olarak düşünmemize, gelinen noktaları -özellikle akıl hastalıklarını tedavi yöntemleri ile ilgili- somut örneklerle temellendirebiliyor. Kitabın bölümleri arasında ilerledikçe örüyoruz ki; akıl hastalıklarının yaratıcılığı destekler nitelikte geliştirilen tedavi yöntemleri hakikaten tahmin edilmez boyutlarda.  

Simon Kyaga yaratıcılık ve akıl hastalığı arasında olduğu iddia edilen ilişkiyi Aristoteles’ten itibaren ele alarak çağdaş dünya biliminin güncel araştırmalarında neden 2000 yıl öncesini referans gösterme ihtiyacı duyulduğuna dikkatimizi çekmeyi ihmal etmeksizin kitabın ilk bölümlerini oluşturmaya başlıyor. Özellikle sanatçılar ve psikiyatri hastaları üzerinden ele alınan deha ve delilik çizgisi akademik bir alanı kapsar diyor Kyaga ve tanınmış tarihi karakterleri güncel bilim araştırmalarında örnek göstermek konu kapsamında ileri sürülen ilişkiye rol model teşkili bakımından önemlidir diyor. Deha ve klinik deliliğin kökenleri günümüzün psikopatolojik bilimsel çalışmalarını destekler nitelikte olmuştur hep, çünkü Antik Çağ’dan itibaren yapılan büyük tımarhanelerden, hastanelere, klinik ve polikliniklere kadar yapılan her inceleme, araştırma günümüz tedavi yöntemlerinin oluşmasında fayda sağlamıştır. Sokrates’in İblis’inden örnekler veren Kyaga psikopatoloji ve yaratıcılık arasındaki ilişkiye dair ilk çıkarımlar Eski Yunan’a aittir dedikten sonra antik düşüncenin merkezinde ilahi ile beşeri delilik arasına kesin bir ayrım koymak yatmaktaydı diyor ve günümüze gelerek: 2000 yıl sonra modern çağda, neredeyse her şeyin ilahi olduğu meselesine daha da yaklaşıp akademik olana dair her şeyin kopma noktasına geldiği düşünülürse güncel bilimin yaratıcılık ve akıl hastalıkları konusunda hala rol model olarak antik çağ düşünürlerini göstermelerini gayet yerinde olduğunu açıklıyor. Kyga’nın yanıldığını veya akademik yaklaşımları çok ön plana çıkartarak düşüncelerini oluşturduğunu söyleyemiyoruz zira, evet modern çağın kendinden beklenenin tam aksine bilimselden ziyade ilahi olana meyli hız kesmeksizin devam ediyor.

Yedi bölümden oluşan kitapta; deli dahi, yaratıcılık ve akıl hastalığı arasında oluşan ince çizgiyi tarihsel süreçleriyle okuyup, değerlendirdikten sonra deha üzerine ilk deneysel çalışmaların 1836’da gerçekleşmeye başlayarak dehanın kalıtsal sebeplerini, genetik aktarımları başta olmak üzere dahi olarak sıfatlandırılan insanların bedensel özelliklerini, kronik hastalıkları vb. birçok konunun incelenmesine başlandığını, 1950’li yıllara gelindiğinde modern yaratıcılık araştırmalarının gelişimleri için atılan bu temeller üzerinden yol alınarak ilerlediğini okuyoruz. Yüzyıl zarfına ortaya çıkan şu dörtlüye -process = süreç, product = ürün, personality = kişilik ve press = baskı- yaratıcılık araştırmalarının izleği olarak dikkatimizi çeken Kyga kişilik özellikleri ve yaratıcılık, kişilik özellikleri ve akıl hastalıkları çerçevesini de çizmiş oluyor.   

Kyga, "Yaratıcılık Üzerine Biyolojik Perspektifler" bölümüyle devam ederek dehanın kalıtsal sebepleri, yaratıcılığın genetiği, kalıtsallık yapısı, moleküler deneysel yaklaşımlar (DNA), yaratıcılık nörofizyolojisi, ayrık beyin, solaklık ve yaratıcılık, beynin korteks (yani bilgi alışverişinin yapıldığı, denge tabakası) bölümlerini inceleyerek yaratıcılığın genetik temellerinin bileşenlerini teyit ederken, "Yaratıcılık ve Psikopatoloji Üzerine Çağdaş Çalışmalar" bölümüyle psikotik duygudurum bozukluklarından, şizofreniye, bipolar bozukluklardan, nörogelişimsel bozukluklara akıl hastalıklarının kapsamına giren birçok hastalığı detaylıca anlatıyor. Yani son derece bilimsel bir kitapla karşı karşıya olduğumuzu bölümler boyunca ilerledikçe kavrıyoruz ve Kyga her tür madde kullanımı bağımlılıklarından tutalım da delilik uydurmacası, şans, nedensellik, ilişkinin kuvveti, sürekliliği, özgünlüğü, uyumluluk, zamansallık konularına da küçük başlıklar halinde değiniyor.

Sonuç

Yaratıcılık ve akıl hastalığı arasında olduğu iddia edilen ilişki hakkında bize her açısıyla kapsamlı bilgiler sunan kitabın amacı ile ilgili Kyga; “Büyük bir teori ortaya atmaktan çok, bu konu ile alakalı çağdaş literatüre bir çerçeve önermenin yanı sıra deneysel gözleme dayalı mevcut bilgilere geniş bir bakış sağlamaktır. (…) Deli deha bağlantısı fikrinin hem eski hem de benzer şekilde yeni olduğu önerilmiştir” dedikten sonra “Sonuç olarak, nasıl ilerleyeceğimizi sorabiliriz” önermesini sunuyor bizlere ve kitabın amacını açıklamış olmasına rağmen yaratıcılık ve akıl hastalıkları konusunda akademisyen olmanın da verdiği araştırarak ilerleme akılcılığı ile devam etmek isteyerek soru sormaya devam ediyor: “Bu meseleyi daha ileri seviyede araştırmanın amacı ne olabilir?” Cevap şu: “Tabii ki esas neden, açıkça daha fazlasını bilmek istememiz.”

Ayrıntı Yayınları Bilim serisinden çıkan Yaratıcılık ve Akıl Hastalığı hep daha fazlasını bilmek isteyen insanın ister salt yaratıcı olsun isterse bir akıl hastalığından mustarip şekilde yaratıcılığını temellendiriyor olsun gelişimsel düzeyde ilerlemeye devam edeceğini gösteriyor bizlere. Kitap çevirisi için Arlet İncidüzen’e teşekkürler. Kitabı kaynak kitaplar vasfıyla edinmeniz dileğiyle.       

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Resimli Puslu KıtalarRuhi U. Karakurt
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halil Yörükoğlu

24 Ağustos 2025

Banu Yıldıran Genç: “Okur problemimiz ..

Edebiyatta yeteneğe çok inanmam ama dilde sanırım biraz inanıyorum.Halil Yörükoğlu: Sevgili Banu,klasik bir girişle yani nasılsın demekle başlayacaktım ama hemen aklımdaki soruya geçmek istedim. Dünyanın herhangi bir yerinde..

Devamı..

Evlilik Hakkında Konuşmalıyız

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024