Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Eylül 2020

Roman

Yazlık Sinema ya da Bir Nefes Gibi

Cüneyt Ayral

Paylaş

1

0


Ferzan Özpetek, kitabında hemen hemen hepimizin yaptığı gibi, aşkı, ilişkileri ve sevgiyi ince ayrıntıları ile irdeliyor.

Ferzan Özpetek’i Hamam filmiyle tanımıştım.

Hayır! Yüz yüze hiç tanışmadık.

Çok etkin kullanmakta olduğu sosyal medyadan birkaç kere mesaj göndermiş olmama karşın, diğer ünlüler gibi, o da gelen çok sayıdaki mesajlarına bakmıyor anlaşılan.

Onunla Roma’da tanışmış olan bir arkadaşımda e-posta adresinin olduğunu biliyorum, istedim. Hatta arkadaşımın ona mesaj gönderip benim e-posta adresimi vermesini rica ettim ama o da buna yanaşmadı.

Kısacası Ferzan Özpetek ile tanışmamız, Hamam, Harem Suare, Cahil Periler, Karşı Pencere, İstanbul Kırmızısı ve en sonunda da Bir Nefes Gibi ile sınırlı kaldı.

Uzakta olduğunuz zaman, bazı sanatçıları yakından izleme olanağını da bulamıyorsunuz. Örneğin, eğer sosyal medyada çok üzerinde durulmasaydı Bir Nefes Gibi romanı da ilgimi çekmeyecekti.

Merak edip Türkiye’den gönderilmesini istedim ve ancak üçüncü baskısına yetişebildim. Açıkça söylemem gerekirse, başladıktan sonra elimden bırakamadım ve bir gecede bitirdim kitabı.

Can Yayınları’ndan yayımlanmış olan sanatçının bu üçüncü kitabı, 158 sayfa ve 118’inci sayfaya kadar yazar “ya da yönetmen, senarist” kendisini ele vermiyor ama 118 inci sayfaya geldiğimde artık romanın sonunu biliyordum…

ferzan özpetek

Bir Nefes Gibi bir edebiyatçıdan çok, bir sinemacının eseri ve başarılı bir yaz filmi.

Çocukluğumuzda, yaz gecelerinde gittiğimiz açık hava, bahçe sinemalarında keyifle izlenebilecek bir yaz filminin akıcı, heyecanlı senaryosunu okur gibi okudum kitabı. Aslında Covid-19’un yaşamımıza yeni ayarlar verdiği bu günler için çok akıllıca bir kitap olduğunu söylemem lazım.

Anlatı-mektup ikilisiyle örülmüş olan kitabı okurken ister istemez filimde neyin nasıl görüldüğünü de düşündürüyor okura, çünkü kimliklerin en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, eğer senaryo gibi düşünülmüş olmasaydı, uzun bir öykü olarak kalabilirdi.

Yani edebi bir metin olarak kurgulansaydı, o zaman uzun bir öykü olabilirdi, tabii cümlelerin ve kurgunun da ona göre değiştirilmesi, farklı düşünülmesi gerekecekti.

Ferzan Özpetek kitabında hemen hemen hepimizin yaptığı gibi, aşkı, ilişkileri ve sevgiyi ince ayrıntıları ile irdeliyor.

“O duygunun seni nasıl tüketeceğini, nerelere sürükleyeceğini tahmin edemezsin. Ve öyle bir an gelir ki mutlulukla umutsuzluğu birbirinden ayırt bile edemezsin çünkü aşkta biri, diğerinin sebebidir” diyor kitabın 24. sayfasında.

42. sayfada ise tutkunun öngörülemez bir ruh hali olduğunun altını çiziyor.

Kitabın ayrıntılarını burada anlatmak istemiyorum, ama aşkın önemli bir duygu olduğuna inananların bu kitabı okudukları zaman kendileriyle ilgili pek çok gerçeği de görebileceğini söylemeliyim, çünkü karşılarında olayları kamera arkasından izlemeye alışkın başarılı bir yönetenin gözlemleri var.

cüneyt ayral

Bu kitapla ilgili eleştirim, Ferzan Özpetek’ten çok yayınevini ilgilendiriyor, çünkü yayıncılar belli kalıplar içinde dönüp dolaşmaktan kendilerini alamıyorlar ve ille bir kitaba roman, öykü, şiir vb. bir yafta yapıştırmayı seviyorlar, oysa bir yazar senaryo için ön metinler de yazabilir ve bunu okuruyla paylaşmak isteyebilir, ya da anlatı, düz metin gibi başka alt başlıklar altında da yazılmış kitapların okurla buluşabilmesi gerekmiyor mu?

Özpetek için söyleyebileceğim bir söz var, o da kendi web sitesini neden yalnızca İtalyanca ve İngilizce olarak yaptırdığı. Çünkü kendisi Türk asıllı İtalyan yönetmen, senarist ve yazar olarak biliniyor ama Türkiye’deki hayranları ve okurları ile web sitesini nedense paylaşmıyor. Bana garip geldi.

Sen Benim Hayatımsın adındaki 2015’te yayımlanmış kitabını da okumak istedim ama göndermek için bulamadılar, yakında Türkiye’ye döndüğümde onu da bulup okumak istiyorum. Filimini izlemiş olduğum ve hayli etkilendiğim İstanbul Kırmızısı kitabını da okuyup Özetek’in roman-senaryo ilişkisini daha yakından anlamayı da deneyeceğim.

Bir Nefes Gibi, özellikle genç okurlara önerebileceğim iyi bir kitap.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Salinger’ın Askerlik AnılarıDerya Önel
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nilüfer Kuzu

18 Haziran 2025

14. Yüzyılın En Önemli Düşünürlerinden..

İbn Haldun devletlerin kuruluş ve çöküşünü, nedensel bağlantıları içinde açıklamaya çalışır.İbn Haldun, et-Tarif bi İbn Haldun (1405) başlıklı otobiyografisinde verdiği bilgiye göre, Hadramut’tan İspanya’ya göç edip daha sonra Tunus’a yerleşmiş köklü..

Devamı..

Tsunami Kız: Dalgaların Arasında Umut ..

Adalet Çavdar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024