Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Kasım 2023

Kültür Sanat

Böl ve Tek Noktada Birleş: Avrupa Barışı İçin Radikal Bir Plan (1920)

Oggito

Paylaş

0

0


Almanya’nın Versay Antlaşması’nı imzalamasına müteakip Viyana’da yayımlanan Die Unionisierung Mitteleuropas  (Orta Avrupa’nın Birlik Haline Getirilmesi) sadece İkinci Dünya Savaşı’nın değil, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin de habercisiydi. Yirmi dört sayfalık bu kitapçıkta yazar, “Akdedilen barış anlaşmalarının münferit kabilelerin intikam fikrine [Revancheidee] son verdiğini düşünen var mı,” şeklinde bir soru yöneltiyor ve kendini P.A.M. takma adının ardına saklıyordu. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu ağır darbe (Todesstoß) almış, vakti zamanında üzerinde güneşin batmadığı Habsburg hanedanı “bir gecede tahttan düşmüştü.” Müttefikler kazanmıştı kazanmasına ama düşmanlık ve bölücülük Avrupa’ya musallat olmuştu bir kez – siperlerle delik deşik edilen tarlalarda, kurşunların duvarlarında gedikler açtığı evlerde çürüyüp gidiyordu. Eğer “dünya barışı” ulaşılması mümkün bir ufuksa öncelikle ekonomik ve kültürel birleşmeyle başlamalı ardından kademe kademe ilerlenmeliydi. 

Bu anonim yazara göre savaşların altında yatan temel neden milliyetçilikti ve ancak ortak bir bayrak, ortak bir ekonomi, para birimi, saat dilimi, posta hizmeti ve dilden oluşan bir “Birlik” ile milliyetçiliğin üstesinden gelinebilirdi. Birliğin teşkiline müteakip bütün Avrupa’da öncelikle eğitim sistemi gözden geçirilmeli, müfredatın yarısı Esperantoya kalan yarısıysa öğrencinin ana diline göre oluşturulmalıydı. Takriben yirmi beş yılın sonunda Esperanto Birliğin dili olarak kullanılabilecek kadar yaygınlaşacak ve zaman içerisinde siyaset dili haline gelecekti. Ardından vatandaşlar kendi ana dilleri için oylama yapacaklar ve ister Esperanto ile ister kendi ana dilleriyle devam edeceklerdi.

Orta Avrupa’ya yönelik bu planın en tuhaf yönüyse önerdiği kanton sistemi çünkü bu sistemle karşılaştırıldığında Berlin Konferansı ya da Sykes – Picot Anlaşması’nın öngördüğü toprak paylaşımlarının etnik hassasiyetlere karşı duyarlı olduğu söylenebilir. P.A.M isimli anonim yazar, önerdiği sistemi broşüre eklediği katlanmış haritalarla görselleştirmiştir: Tek merkezden dağılan topraklarıyla “Kalıcı Barış ve Yeni Avrupa” haritasıyla Afrika, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’daki sömürgelerin birleşmesini öneren “Birliğin Sömürgeleri” haritası.

Birliğin merkezi Viyana’daki St. Stephen Katedrali’dir. Yirmi dört kanton, katedralin bulunduğu noktadan güneş ışınları misali her yöne uzanır. Kantonlar isimlerini başkentlerinden, renklerini de sakinlerinin etnik ve dilsel kimliklerinden alır. Mesela München Kantonu Viyana’dan Biskay Körfezi’ne kadar uzanırken Budapeşte Kantonu Viyana’dan Doğu’ya, Karadeniz’e doğru uzanır. Orta Avrupa’da yer almayan diğer ülkelere ek olarak İspanya, İtalya ve İskandinav ülkeleri plandan muaf tutulur. P.A.M. alternatif düzenlemelerin olabileceğini reddetmez ancak bunun Balkan sorununu ve dolayısıyla adil paylaşım problemini çözebilecek en avantajlı yöntem olduğuna dair garanti verir.

P.A.M olası bütün kaygıları tersine çeviriyor ve vaktinin çoğunu detaylara harcıyor. Örneğin Birliğin para biriminin tasarımı, madenler üzerindeki ikonografi ve bütün bunların ne şekilde işlerlik kazanacağı. Yazara göre Avrupa’yı aşırı dilimlenmiş bir pasta gibi paylaşmak, olası bütün sorunları çözemeye yeter de artar bile. Dolayısıyla bu farazi birliğin gelecekte karşılaşabileceği en temel tehlikeye odaklanıyor: Doğu. “Asyalı halkların” akını neticesinde oluşabilecek “kültürel kargaşayı” önlemek için pastanın çevresinde ellişer kilometrelik bir yasak alanlar oluşturulacak ve bu alanlara konuşlanan birlik askerleri ellerindeki toprakları çiftlik haline getirebilecekti. Broşürde bir dizi sosyal politika da mevcut: devlet “çingene” çocukları koruma altına alacak ve olur da aileler bu durumdan şikâyetçi olursa birlikten kovulacaklardı. Okullar, yaydığı sağlıklı atmosfer yüzünden ormanların içine yerleştirilmeli, çevreyi kirleten fabrikalar başkentten uzağa taşınmalı ve imparatorluğun bütün kolonileri tek bayrak altında birleştirilmeliydi. Zira birliğin ihtiyaç duyduğu hammaddeler ancak bu şekilde ucuza mal edilebilirdi.

Birlik hükümeti iktidarı grup mantığıyla paylaşacaktı. Başlangıçta başkan bir Fransız olacaktı. Tarım bakanı Polonyalı, ulaşım ve gıdadan sorumlu bakan ise Macar. Her üç yılda bir rotasyon yapılacak ve departmanlar farklı kantonlara tahsis edilecekti. Birliğin temel yasalarıyla İsviçre yasaları olacaktı. Vatandaşların kendi etnik gruplarından biriyle evlenmesi yasaklanacak, askerlik zorunlu hale getirilecek, toprak üzerindeki özel mülkiyet altı dönüm ile sınırlandırılacak, geri kalan tüm araziler devlet arazisi olarak kabul edilecekti. Varlıklı ailelerin karma evlilik yapmak istememesi halinde böyle bir tercih hakları olacaktı ancak tek şartla, sahip oldukları mülk, emtia ve gelirlerin büyük bir yüzdesinden feragat edeceklerdi. Elli beş yaşına gelen bireyler isteğe bağlı olarak emekli olabilecek ama genç işsizliği önlemek maksadıyla altmış beş yaşından sonra hiç kimsenin çalışmasına izin verilmeyecekti. Çalışamayacak durumda olanların geçimi devlet tarafından sağlanacak ve herkes  (Orta Avrupa’nın bu nimetlerinden yararlanamayan devasa bir sömürge ağı sayesinde) “refah” içinde olacağından “sınıf mücadelesi” ya da “kapitalizm nefreti” gibi şeyler kendiliğinden azalacaktı. Yazarın varsayımına göre bütün etnik kimlikler ve uluslar yaklaşık yüz yıl içinde Birlik bünyesinde eriyip yok olacaktı. 

P.A.M. kendisini potansiyel eleştirilerden korumak adına gerçek adıyla mesleğini projesiyle birlikte noterde onaylattı ve şahsi bilgilerinin ancak dört ülke tarafından onaylanması halinde kamuoyuna açıklanabileceği şartını getirdi. Tarihçiler yazarın gerçek kimliği konusunda hiçbir zaman açık bir kaynağa erişemediklerinden bu bilgiler açıklanmadı ancak kitapçık ekinde yer alan haritalar dolayısıyla tahminlere göre yazar, Otto Mass’ın oğlu P.A. Mass.

Uzaktan dayatılan geometrik çözümlerin kalıcı barış açısından işlevsizliği aşikâr ve anonim kalmak isteyen yazarın vizyonu her ne kadar kusurlu olsa da P.A.M tarafından arzu edilen ‘kalıcı barış’ hepimizin arzuladığı temel ilkelerden biri olmaya devam ediyor:

“Bu çalışma çoğu okur için aşırı heyecanlı bir hayal gücünün ürünü olarak görülebilir; fakat bir gün – er ya da geç – hakikatin bilgisi üstün gelecek ve belki de hâlihazırda benim tarafımdan önerilen birçok şey hayata geçirilecek. Zira bu da benim yapmış olduğum uzun ve özenli çalışmaların en nadide ödülü olacak.”

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Finnegans Wake’e illüstrasyonlu baskıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

7 Mart 2025

Osmanlı Mutfağından Ramazan Şerbeti Ta..

Ramazan ayının en özel lezzetlerinden biri olan ramazan şerbeti, Osmanlı mutfağının mirası olan ferahlatıcı ve sağlıklı bir içecektir. Gün boyu susuz kalan vücudun sıvısını dengelemek ve iftar sofralarına lezzet katmak için tercih edilen bu içecek hem besley..

Devamı..

Antalya’nın Meşhur Yemekleri

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024