Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Mart 2025

Söyleşi

Ferit Sürmeli: "Minimal öykü bana göre: upuzun bir metnin derinliğinde saklı küçücük bir mesajdır."

Faruk Bal

Paylaş

3

12


Bence elli kuşağının çizdiği yol haritası günümüzde de önemini koruyor. 

Faruk Bal: Sevgili Ferit, kitabın adından başlayalım. La Minim Rumence en azından anlamına geliyor. Bu adı verirken kastettiğin başka bir şey var mı?

Ferit Sürmeli: Evet, kullanılmayan bir isim olmasını istiyordum. Kitabın içeriğine uygun bir şekilde tabii. Küçürek, kısa, kısa kısa, kıp kısa, çok kısa vb. seçenekleri düşündümse de hiçbiri olmadı tabii. Minimal kelimesini tersten okuyunca La Mimim çıktı ortaya. La Minim hiç kullanılmamış bir başlık. Rumence'de karşılığı olması da çok iyi oldu. 

FB: İlk kitabın Burası Henüz Hiçbir Yer'de başlıklar ve cümlelerin ilk harflerini büyük yazmışsın. “La Minim”de ise yer adlarında, ithaflarda ve “Hava Kapalı” başlıklı öyküde “AK ÜNLÜ UN MAMÜLLER” şeklinde büyük harf kullanmışsın. Bunun nedenini öğrenebilir miyim?

FS: Aslında; büyük harf, küçük harf kuralını pek sevmem. Neye göre büyük, neye göre küçük? Sorusunu da sorabilirim bu soruya cevap olarak. Başka bir cevap gerekirse de 'harfleri eşitlemek' için de diyebilirim.

Burası Henüz Hiçbir Yer başlığı Coetzee'nin bir alıntısından oluştu. İmla kurallarına uyumum belki de ondandır. 'La Minim'deki ithaflar da yer adları da öyle. James Joyce'un Dublin'i, Sait Faik Abasıyanık'ın, Ferit Edgü'nün İstanbul'u, Julio Cortazar'ın Buenos Aires'i. Kuralına göre tam da. Eksiksiz ve yazılması gerektiği gibi.

'AK ÜNLÜ UN MAMÜLLERİ' ise öyküde geçen bir tabela yalnızca. Etrafı neon lambalarla çevrili de olsa sönük ve okunaksız bir tabela… 

FB: Uzun öyküler yazıp ödüller aldığını da biliyoruz. Kitaplaştırırken minimal öyküleri kitaplaştırmışsın. J.M. Coetzee, James Joyce, Sait Faik Abasıyanık, Julio Cortazar ve Ferit Edgü odağında okumalarının yoğunluğunu biliyorum. 50 kuşağına da hakimsin. Ferit Edgü'yle benzeşimlerinin olduğunu söyleyebilir miyiz? Seni minimal öyküye yönelten sebepler nelerdir?

FS: Okumalarım devam ediyor tabii. Devam edecek de… J.M. Coetzee, James Joyce ve Julio Cortazar'ın Türkçe'ye çevrilen bütün kitaplarını okuduğumu söyleyebilirim. Hatta ikinci, üçüncü okumalar da söz konusu. Sait Faik' külliyatını okuyalı çok oldu. İlk gençlik yıllarıma dayanıyor o da. 50 kuşağı öykü yazarlarının hepsi de çok önemli. Dönüp dönüp okuyorum, günümüz öyküleriyle karşılaştırmalar yapıyorum. Bence elli kuşağının çizdiği yol haritası günümüzde de önemini koruyor. Ferit Edgü'de elli kuşağının çok önemli bir yazarıydı. Benzeşiyor muyuz? Bilemiyorum. Minimal öyküye yönelmenin birincil sebebi Ferit Edgü tabii. Yazdıklarım minimale evriliyor hızla. Minimal öykü bana göre: upuzun bir metnin derinliğinde saklı küçücük bir mesajdır. Ya da küçücük bir noktadır minimal öykü, söylenmesi gereken her şeyin yükünü taşıyan bir nokta olarak da düşünüyorum.

FB: İlk kitabın Burası Henüz Hiçbir Yer'deki öyküler bölümlemelerle 'La Minim'deki öykülerden daha uzunmuş gibi geldi bana. Yanılıyor muyum?

FS: Bölümler birleştirilse daha uzun öyküler çıkar ortaya. Sanırım gözden kaçan bir şey var. Her bölüm bir minimal öyküdür aslında. Bütünsel olarak da okunabilir tek öykü şeklinde.

FB: Burası Henüz Hiçbir Yer ile La Minim'in tematik farklılıklarını söyleyebilir misin?

FS: Yan temaları saymazsak, Birinci kitabımın da ikinci kitabımın da ortak teması: Yalnızlık. Öyle ki; ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve duygusal yalnızlıklardır bahsedebilirim.

FB: “Öyle ki” başlıklı öykünü James Joyce, Sait Faik Abasıyanık, Julio Cortazar ve Ferit Edgü’ye ithaf etmişsin. Öykünün devamında İstanbul, Dublin ve Buenos Aires gibi yer adları geçiyor. İthaf ettiğin yazarların yaşadıkları yere bir gönderme mi bu?

FS: Öyle de denebilir. Coğrafyaların edebi eserlere yansısını baz alarak vurgulamışım daha çok. Örnekse, James Joyce'un Dublin'i, Sait Faik Abasıyanık'ın İstanbul'u, Julio Cortazar'ın Buenos Aires'i… 

FB: Yine aynı öyküde 'biliyorsun, geleneği yıkarken ve yeniden kurarken yine de ölümlüsün.' Bitiş cümlesiyle hayata bir hiçleşmeye göndermemi yaptın?

FS: Hayır tam olarak değil. Eski ile yeninin diyalektik bir döngü içinde yer değiştirmesi olarak da düşünülebilir.

FB: Kitap bitti. Bir yalnızlık içinde bitti. İçimi keder bastı. Bu kadar yalnızlığı nasıl edindin?

FS: İster istemez tabii. Yalnızlığa sessizlik de eşlik ediyor. Sessizlik ve yalnızlığın akrabalığı ön plana çıkıyor işte. Metnin derinliğinde saklı bir mesaj sanki.

FB: Söyleşi için teşekkür ederim.

FS: Rica ederim dostum. 

YORUMLAR

Cabir Özyıldız

Ferit Sürmeli, kısa öykünün en iyileri arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor.

28 Mart 2025

Cabir Özyıldız

Ferit Sürmeli, kısa öykünün en iyileri arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor.

28 Mart 2025

Cabir Özyıldız

Ferit Sürmeli, kısa öykünün en iyileri arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor.

28 Mart 2025

Ferit Sürmeli

Teşekkür ediyorum Cabir'cim...

28 Mart 2025

erkan tuncay

Ferit Sürmeli'nin küçürek öykülerinin yazım sonrasını bilen biri olarak onun öykü evreninin bir de metinler arasılık tekniğini de içerdiğini söylemek isterim.

18 Mart 2025

Ferit Sürmeli

tekeşşürler.

18 Mart 2025

Ferit Sürmeli

tekeşşürler.

18 Mart 2025

Ferit Sürmeli

teşekkürler.

18 Mart 2025

Muhsin Boz

Her iki kitabı okumuş ve beğenmiştim. Söyleşide söz edildiği gibi öykülere yalnızlık ve hüzün hâkim. La Minim kitabında yalnızlığın yanı sıra yaşamın olmazsa olmazlarından renklerin dansı, cümbüşü… Doğa, o anki ruh halimizden bağımsız, renkleri ile yaşamı ince ince dokumaya devam ediyor; bizi kendisine çekiyor. Yaşama… Her şeye rağmen yaşamaya devam!

18 Mart 2025

Muhsin Boz

Her iki kitabı okumuş ve beğenmiştim. Söyleşide söz edildiği gibi öykülere yalnızlık ve hüzün hâkim. La Minim kitabında yalnızlığın yanı sıra yaşamın olmazsa olmazlarından renklerin dansı, cümbüşü… Doğa, o anki ruh halimizden bağımsız, renkleri ile yaşamı ince ince dokumaya devam ediyor; bizi kendisine çekiyor. Yaşama… Her şeye rağmen yaşamaya devam!

18 Mart 2025

Muhsin Boz

Her iki kitabı okumuş ve beğenmiştim. Söyleşide söz edildiği gibi öykülere yalnızlık ve hüzün hâkim. La Minim kitabında yalnızlığın yanı sıra yaşamın olmazsa olmazlarından renklerin dansı, cümbüşü… Doğa, o anki ruh halimizden bağımsız, renkleri ile yaşamı ince ince dokumaya devam ediyor; bizi kendisine çekiyor. Yaşama… Her şeye rağmen yaşamaya devam!

18 Mart 2025

Ferit Sürmeli

teşekkür ediyorum abi.

18 Mart 2025

Öne Çıkanlar

Trabzon'da Keşfedilmesi Gereken 10 YerOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Zoe Crombie

10 Ağustos 2025

Studio Ghibli’nin Animasyonlarını Niçi..

Ghibli’nin bu denli başarılı olmasının sırrı, Batı tarzı hikâyelerle Japon estetiğini bir araya getirmesinde saklı.  Studio Ghibli filmleri genellikle oldukça muğlak bir kategori olan “Japon animasyonları” kategorisinde değerlendirilir ki, bu da çoğu..

Devamı..

Trajik Gerçekçilik ve Meksika Narko-Ed..

Benjamin Smith

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024