Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Mart 2025

Kitap

Çocukluklar Arası Zamanda Yolculuk: Leb Demeden Leblebi

Çiğdem Yalman Kopan

Paylaş

0

0


Bu hikâye, tüm çocuklara, tüm zamanların çocukluk çağlarına.

– Bu çiçekleri bir defterin arasında kurutayım bari.

– Ne? Sen şaka mı yaptın anne?

Yoo, hiç de şaka değildi aslında. Ardıç’ın bu sorusuyla bir an durdum, gülümsedim ve “günümüze” geri geldim. Bana topladığı çiçekler ziyan olsun istemiyordum. Onun şaka zannettiği bu çiçek kurutma ritüelini ben de annemden öğrenmiştim. 

Aramızda otuz yıllık tecrübe mesafesi olan sevgili oğlumla konuşurken bazen bu garip hissi yaşıyorum. Ezberden söylediklerim ondan sekip bana soru olarak geliyor ve böylece aramızdaki “kuşak farkı”nı yeniden hatırlıyorum. 

Beni geçmişin ve bugünün çocuklukları hakkında düşündüren bir başka şey daha var bugünlerde. Hikâyelerine kendi çocukluğundan enstantaneler serpmeyi pek seven Hacer Kılcıoğlu’nun Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan yeni romanı, Leb Demeden Leblebi de kuşak farkı kavramı üzerine yeniden düşünmemi sağladı.

Günümüz İzmir’inde yaşayan bir kız çocuğunun, Duru’nun, kendini 1967 Germencik Kasabası’nda bulması ile başlıyor hikâye. Duru, burada kendi yaşlarında bir kızla, Jale ile tanışıyor. Kızlar birbirine karşı iyi niyetli ama birinin dediğini diğeri anlamıyor; karşılıklı kullandıkları kelimeler, değişik değişik tabirler ve hatta tekerlemeler ikisine de yabancı geliyor. 

Bir duvar takviminden tarihi görene kadar ben de bulmaca çözer gibi satır aralarını kovaladım: geçmiş ama, ne kadar geçmiş? Teksas Tommiks diyor, benim çocukluğumdan da eski o zaman, annemlerinki kadar eski değil ama, TenTen dönemine de yetişmiş çünkü. Cibinlik benim çocukluğumda da vardı, kan kardeşliğine de aşinayım, ama buz yiyorlar, o yoktu bak. Sonra telgraf diyor, faks makinesi olsa bilirdim… Bu düşüncelerle oturduğum yerde on yıllar arasında gezinip durdum. Yorulduğumda Jale’nin mahallesindeki bir kaldırıma oturdum. Küçük bir kasabada, dakikalar içinde sayısız maceraya karışan bu iki çocuğu okumaktan büyük keyif aldım.

Leb Demeden Leblebi, geçmişle bugün arasında 10 farkı bul kıvamında bir bulmaca gibi ilerlerken, değişen ebeveynlik anlayışını, modernitenin getirdiği yükleri ve hatta yalnızlığı; aynı zamanda bilginin geçirdiği evrimi, teknolojinin getirdiği imkân kapasitesini, genişleyen değer yargılarını gerçek anlamda görmemizi sağlıyor.

Çocukluğum büyüklerin çocukluk anılarını dinlemekle geçti, şimdi aklımda dolaşıp duran, kendiminkinin yanında, daha nice çocukluklar var. Anıların hepsi yaşandığı çağın mayasını almış; farklı çiçeklerden yapılan ballar gibi, her çocukluk başka kıvamda, başka kokuda. Ama yan yana dizmeye kalksak, duygusundan dolayı hepsi aynı rafta. Çünkü Hacer Kılcıoğlu’nun da dediği gibi: “çocuk, çocuktur. Nokta.”

Bu hikâye, tüm çocuklara, tüm zamanların çocukluk çağlarına. Her kuşaktan çocuklar, o çocuk halleriyle bir arada olsalar eğlenceli olmaz mıydı?

Yaşasın çocuk kitapları.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Nokta ile VirgülSemih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dilek Karaaslan

31 Temmuz 2025

Küllerden Geriye Kalanlar

“Su yosunları, nilüferler ve mor mayasıllarla kaplı gölün kıyısında durdu. Yel esti gölün üzerinden, su titreyerek ayaklarının ucuna kadar geldi, suyun dalgalanışı, ayaklarının dibindeki otların yana yatışı, göle vuran güneşin koyulaştırdığı gölgelerin dans edişi başını dönd..

Devamı..

Liberal Demokratik Değerlerin Çöküşü

Glenn Diesen

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024