Kurmaca teknikleri, roman ve gerçekçilik, romanın tür olarak gelişimi, inanç ve sekülerlikle olan bağlantısı, edebiyatla hayat üzerine ilişkisi gibi konular hakkında yazdığı inceleme-deneme-eleştiri kitapları Kurmaca Nasıl İşler? (Ayrıntı Yay.) ve Hayatın En Yakın Benzeri (Can Yay.) ile tanıdığımız, Amerikan ve İngiliz edebiyat dünyalarının en önemli ve etkili eleştirmenlerinden James Wood’un ikinci romanı İyi Bir Hayat yılın ilk günlerinde Roza Hakmen’in nitelikli çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları yayınıyla okurla buluştu.
İyi Bir Hayat’ın başkahramanı emlak danışmanı Alan Querry, büyük kızı kırk yaşlarındaki Vanessa doktorası için Amerika’ya gittiğinden beri ki artık üniversitede felsefe okutmanı olmuştur onu ziyarete fırsat bulamamış, bunun yerine başarılı bir müteahhit olarak İngiltere’deki işlerini büyütmeye çalışmıştır. Ancak kızının durumu son günlerde hiç de iç açıcı değildir. Romanın başlangıcında annesini bakımevinde ziyaret eder, eşinin ölümünden sonra onu hayata bağlayan sevgilisinden de Amerika ziyareti için izin alır. Vanessa dönem dönem ciddi depresif dönemler geçirmiştir ancak sevgilisinin yazdıklarından anlaşıldığı kadarıyla, merdivenlerden düşüp yaralanmıştır, artık ciddi bir krizin eşiğindedir. Alan’ın Londra’da müzik yapımcısı olan öbür kızı Helen de ablasından uzaklaşmıştır zamanla. İki kız kardeş ama özellikle de Vanessa, annelerinin başka bir adam için evi terk etmesini, anne ve babalarının boşanmalarını ve sonrasında annelerinin ölümünü hiçbir zaman tam anlamıyla atlatamamıştır. Zaten Vanessa hayatı boyunca yalnız yapılan işleri, özellikle okumak ve yazmak, seçtiğinden depresyona yatkındır, geçmişte kendisine zarar verdiği de olmuştur. Alan ve Helen artık erteledikleri ziyaretin zamanının geldiğini anlar. Normalde kız kardeşler ve tabi ki babaları da dışarıdan bakıldığında iyi bir hayat kurmuş gibi görünürler. Ancak kızların zamanla ebeveynlerinin boşanma süreçlerinde yaşadıklarını ve annelerinin erkenden ölümünü atlatamadıklarını anlarız.
İyi Bir Hayat’ta olup bitenler ailenin bir araya geldiği yaklaşık bir hafta içinde geçiyor.
Gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Ailedeki herkesin hayatı sıkıntılıdır. Alan kurduğu yeni işte iflasın, Helen evliliğinin ve kariyerinin bitişinin, Vanessa ise depresyonun eşiğindedir. Ancak sıkıntılarını açığa vurmazlar. Sorunları zihinlerinde görünür olur. Bir araya geldiklerinde bütün sıkıntılara rağmen Alan yine de iyi bir baba gibi davranmaya gayret eder. Hikâye zamanla aile arasındaki ilişkileri aşar ve hayatla ilgili bazı temel sorulara, dertlere açılır. Alan çağrışımlarla bugün ve geçmiş, Amerika ile İngiltere arasında gidip gelir: “Ona hayatının son otuz yılında bazen öyle geliyordu ki, içinde yetiştiği küçük ada ulusu, yüzyıllar boyunca kendi tarihini, edebiyatını, olağanüstü bilimsel ve endüstriyel buluşlar sicilini, ayrıca olaylı siyasetini ürettikten sonra, Amerikalıların gelip bütün rafları kendi mallarıyla doldurmalarına ses çıkarmamıştı. Amerikan başkanlık seçimlerinin, Amerikan müziğinin, Amerikan parasının, Amerikan filmlerinin, Amerikan teknolojisinin ve –Tanrı yardımcımız olsun- Amerikan yemeklerinin yeni gerçekliği oluşturmasına kimse itiraz etmiyordu.” Kız kardeşler aracılığıyla ise bazı felsefi sorular üzerine düşünürüz: mutluluk öğrenilebilir mi, yaşam bazılarına neden zor gelir, çocukluktan kalan tortular ve tabi ki kayıplarla nasıl başa çıkılır?
James Wood Kurmaca Nasıl İşler? adlı edebiyat incelemesinde bir romanın büyüklüğünün, hem ikna edici bir şekilde yaşamı temsil etmesinden hem de o yaşamın gerçekliğini araştırmasından geldiğini söylemişti. Wood’a göre kurgu hem yapaylık hem de gerçeklik içeriyordu ve usta bir yazarın bu olasılıkları bir arada tutması gerekirdi. Kısacası kurguyu "yaşama en yakın şey" olarak tanımlıyordu. "İyi Bir Hayat’ın barındırdığı felsefi meseleleri gerçek hayatı çağrıştırmak için romana kattığını söyleyebiliriz,” diyor Ömer Türkeş romanla ilgili nitelikli tanıtım yazısında.
İlişkileri zayıf bir aile üzerinden hayatın anlamına dair sorgulamalar yapabileceğimiz inceliklerle dolu bir metin var elimizde.
İyi Bir Hayat’ta son dönemin en etkili eleştirmenlerinden biri olarak Wood, her türlü riski göze alıyor ve eleştiri kitaplarında savunduğu serbest dolaylı anlatımın imkânlarını sonuna kadar kullanıyor. Anlatıcı ve karakterlerin zihinlerinden geçen farklı seslerin ilişkiye verdiği dinamizm, işlevsel diyaloglar, özlü betimlemeler, çarpıcı ayrıntılar ve gözlem gücüyle teknik açıdan mükemmel bir roman ortaya çıkarıyor.






