Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

13 Nisan 2025

Hayat

Direnişin Şarkısı Çav Bella

Tobias Jones

Paylaş

3

0


Üst üste akıl almaz felaketlerin yaşandığı ve öte yandan otoriterleşmenin de hızla arttığı bir çağda muhalifliği simgeleyen seküler ve kalıcı bir şarkıya sahip olmak gerçekten önemli bir şans. 

İsyan ve direniş söz konusu olduğunda muhtemelen dünya üzerinde Çav Bella’ya rakip olabilecek başka bir şarkı yoktur. Amerikan İç Savaşı’nın sembolü olan The Battle-Hymn of the Republic, İrlanda’dan yükselen Red Flag ya da sosyalizmin resmi marşı Enternasyonal: Geçmişte bütün bu marşları farklı alanlarda, farklı bağlamlarda işittik ancak içlerinden biri bile neredeyse bütün protesto yürüyüşlerinde işittiğimiz Çav Bella kadar yaygınlaşmadı. Delhi’deki tarım reformuna başkaldıran çiftçiler, New York’taki Occupy Wall Street hareketi, İsrail’de Benjamin Netanyahu, Kolombiya’da Iván Duque Márquez karşıtı gösteriler… Bunların hepsinde Çav Bella’nın ezgileri duyuldu.  Kürtler, demokratlar, ekoloji aktivistleri ve antikapitalistler tarafından uyarlanan şarkının sözleri yakın bir zamanda Türkiye, Lübnan, Afganistan ve Meksika gibi ülkelerde, kitlelerin yürüyüşe geçtiği sokaklarda yankılandı. 

Çav Bella büyük bir ihtimalle tanınırlık açısından bir şarkının gelebileceği en üst noktaya ulaştı – özellikle de Netflix’in ünlü dizisi La Casa de Papel’in soundtrack müziği olarak kullanıldığında. Dizi aslında bir soygun gösterisinden ibaretti ama biraz da Çav Bella’nın içimizde uyandırdığı isyan ve direniş sızısı yüzünden çoğumuzun zihninde farklı bir izlenim bıraktı. 

Basit melodisi ve hüzünlü sözleri şarkının bütün sınırların ötesine geçmesine yardım ederken ülkenin en çok kullanılan kelimesinin yer aldığı nakaratıyla İtalya’dan köken aldığı gerçeği Çav Bella’ya Akdeniz’e özgü bir şiirsellik ve sihir katıyor. Fakat bu şiirsellik beraberinde kuru bir romantizm değil, Rus steplerinden doğmuşçasına hızla ilerleyen bir öfke getiriyor. Üstelik sözler ve ezgi öylesine esnek ki, istediğiniz biçimde uyarlayabiliyorsunuz. Tom Waits ve Marc Ribot’un yalın versiyonuna karşılık Chumbawumba’nın kükreyen orkestral sesleri ya da Manu Chao’nun kıpır kıpır İspanyol ritimleri. 

Fakat Çav Bella’nın bu denli kolay uyarlanabilir olmasının asıl sebeplerinden biri de tek değil, bir çok farklı kaynaktan beslenmesi. Her yerden geldiği için her yere gidip gittiği yere uyum sağlayabiliyor. Bu elbette Çav Bella’ya özgü bir durum değil. Mesela on altıncı yüzyılda Fransa’da dilden dile dolaşan, nişanlısını azılı rakibiyle birlikte gören bir kadının anlatıldığı bir halk şarkısı vardır. Şarkıda kadın kendisini öldürür ve mezarında bir çiçek açar. Fior di Tomba isimli bu şarkı Birinci Dünya Savaşı’nda cepheye giden askerler tarafından da söylenmiştir. Benzer başka örnekler de mevcut. Balkanlarda doğan ve Trento’nun hemen hemen aynısı olan bir Yidiş melodisi sık sık klezmer koleksiyonlarına dahil edilir. 

Fakat elbette Çav Bella, çoğu insana partizanları anımsatır (Sen ey partizan beni de götür / Çav Bella Çav Bella Çav Bella Çav Çav Çav / Beni de götür dağlarınıza / Dayanamam tutsaklığa) ve İtalyanların zihninde her zaman 1943-1945 yıllarındaki İtalyan direnişiyle ilişkilendirilir. Şarkının bugün bildiğimiz versiyonunu ilk seslendirense 1944 yılında, Abruzzo ve Le Marche üzerinden Kuzey’e inen Maiella ve Garibaldi Tugaylarıdır. Şarkının bu partizan versiyonunun, 19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl başlarına kadar çeltik tarlalarında çalışan kadınların seslendirdiği Lombardy Blues repertuvarının bir parçası olup olmadığıysa halen tartışma konusu. Şarkının kökenleri hakkında net bir yargıya varmak pek mümkün görünmese de devrimci bir marşa dönüşümünün savaş sonrası döneme tekabül ettiğini söyleyebiliriz. Maiella ve Garibaldi Tugayları’nın ardından 1947’de Prag’da düzenlenen Demokratik Gençlik Festivali’nde söylenmiş ve 1960’lı yıllarda neredeyse bütün protestolarda işitilir hale geldi.  Şarkıyı ilk kaydedense anarşist hareketin içinde yer alan Fausto Amodei ve Fransız Direnişinde savaşmış Toskanalı bir komünistin oğlu olan Yves Montand’dır. 1964 yılında Spoleto’daki Two Worlds Festivali’nde söylendiği zaman protesto edildi, hatta öfkeli seyircilerden biri, “Ben bu bin lireti temizlikçilerin sahneye çıkıp şarkı söylemesini dinlemek için ödemedim,” diye bağırdı.  

Şarkı, sosyalist ülkelerin Doğu tarafındaki popülerliğiniyse 1969 tarihli Yugoslav yapımı Köprü’ye borçlu. Çav Bella, savaşı konu alan bu film sayesinde kısa süre içinde Rusya ve Çin’in hemen hemen her köşesinde bilinir hale geldi ve Azerbaycanlı Muslim Magomayev ve kızıl Elvis lakaplı Dean Reed gibi sanatçıların, konserlerinde vazgeçemediği bir şarkı oldu.

Her ne kadar şarkı sol kanatla uyumlu olsa da, İtalyan komünizminin Fischia il Vento gibi simgesel şarkıları kadar tehditkâr olmadığından çok daha fazla insana erişebildi. Tarihçi Stefano Pivato, politik şarkıların tarihini konu alan kitabında Çav Bella’nın Fischia il Vento’dan daha ekümenik olduğunu belirtir ve devam eder: Orijinalinde Lenin, Stalin ya da komünizme doğrudan bir atıf içermeyen şarkı, tek bir siyasi görüşe ya da bakış açısına bağlı olmadığı izlenimi yarattığından daha fazla insan tarafından benimsenir. 

Amodei versiyonunun telif hakkını elinde bulunduran Ala Bianca plak şirketinin sahibi Toni Verona, Çav Bella’nın son yıllarda inanılmaz bir popülerliğe eriştiği konusunda hemfikir ve bu durumu daha ziyade özgürlüğe güçlü bir vurgu yapan sözlere bağlıyor: “Kitleler tarafından hep birlikte söylenen evrensel bir şarkı. Aslına bakarsanız orijinal şarkının sözlerinde direnişle ilgili tek bir kelime yok, özgürlükle ve insanlığın özgür olma hayaliyle ilgili.” Telif hakkı sahibinin bizzat şarkının evrensel olduğunu belirtmesiyse beraberinde fikri mülkiyet açısından ne gibi zorluklar getirdiğini izah eder nitelikte. Mesela La Casa de Papel için uyarlanan versiyonda kullanım hakkı için herhangi bir izin alınmadı ve diğer bütün versiyonlarda olduğu gibi kamu malı sayıldı. 

Üst üste akıl almaz felaketlerin yaşandığı ve öte yandan otoriterleşmenin de hızla arttığı bir çağda muhalifliği simgeleyen seküler ve kalıcı bir şarkıya sahip olmak gerçekten önemli bir şans. Fakat şunu da göz önünde bulundurmakta fayda var, bütün dünyayı dolaşan başarısı sebebiyle etkisini kaybetmeye başladığı, garip bir biçimde belirsiz bir şeye dönüştüğü bir gerçek. Mesela Kore’de hamburger reklamlarında kullanılan bir versiyonu var ya da elenen takımlarla dalga geçmek için futbol taraftarlarının diline doladığı bir versiyonu – hatta Ukrayna’da aşırı sağcı milliyetçiler tarafından sözde işgalcilere karşı bile kullanıldı. 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Deniz Feneri’nde Estetik BütünlükGönül Bakay
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şevval Tufan

16 Temmuz 2025

Sally J. Pla’nın İçimdeki Okyanus Roma..

Roman boyunca tekrar eden bir motif bizleri karşılar: “güvenli bir yer” arayışı.Sally J. Pla’nın Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan yeni romanı İçimdeki Okyanus hem duygusal olarak yoğun hem de şiirsel bir anlatımla örülmüş, etkileyi..

Devamı..

siluet

Tan Doğan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024