Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Haziran 2021

Edebiyat

Estetik Yargı'nın Nesnesi Üzerine

Mehmet Dinç

Paylaş

2

0


Konusu güzellik olan Estetik Bilimi sanatçı ve sanat eseri ya da estetik özne ve estetik nesne arasındaki ilişkiye yönelir. Bu yönüyle estetik nesneyi açıklamadan önce estetik yargıyı açıklamakta yarar vardır. Estetik, felsefi bir yargı olup, güzelin ne olduğunu saptamaya çalışan bir kavramdır.  Öyleyse estetik obje hakkında yargıda bulunacak olan estetik süjedir. Bu anlamda estetik obje sanatın içinde aranmalıdır. Dolayısıyla Güzel’e dair yargıyı koyacak süje, estetik nesneye sanat hassasiyeti ile yaklaşacaktır. Bir müzik parçası, bir resim tablosu ya da bir şiir hakkında estetik yargının konulabilmesi için, estetik süjenin beğenisinden geçmesi gerekmektedir. Buna göre bir nesneye beğeni yargısıyla yaklaşım, o nesnenin varlığına ilişkin tüm bilgileri dışarıda bırakmalıdır. Bu noktada estetik obje beğenisi ile maddi obje beğenisini birbirinden ayırmak gerekir. Sözgelimi Mardin Ulu Camii ya da Deyrulzafaran Manastırı’nı gezenler, her iki yapının mimarisini, inanç, ideolojik, etnik ya da ticari kaygıları göz önünde tutarak bir yargıya varırlarsa bu durumda maddi nesne beğenisinden öteye geçmemiş olurlar. Başka bir deyişle sadece inanç yönünden pratik yargıda bulunurlar. Oysa estetik nesne beğenisi evrensel yargılara cevap niteliğinde olmalıdır.

Kant bu konuda “güzel olan, onun hakkında evrensel yargıda bulunabilme yetisidir,” demektedir. Bu anlamda estetik tavır hiçbir çıkar gözetmeksizin sadece yöneldiği nesnenin anlamını ve ifade ettiği sanatsal yönünü ortaya çıkarmaya çalışırken, pratik tavır nesne ile çıkar ilişkisi içindedir. Dolayısıyla ancak estetik öznenin, estetik nesneye karşı gösterdiği tavır, “Güzel”in ne olduğunu açıklayabilir. Çünkü estetik süjenin ilgisini çeken fenomenal nesnedir. Böylece estetik yargının nesnesi ancak bir sanat eseri olabilir.  Öyleyse bir nesneye yaklaşımda nesnenin varlık nedeni dikkate alınırsa bu durum hoşlanmaya girer ki bu duygu özneye aittir. Buna karşın sanatsal estetik içerisinde değerlendireceğimiz “Güzel” duygusu ise nesneye aittir. O zaman hoş olana ilişkin beğeni “duyusal beğeni”, iken “Güzele” ilişkin beğeni de “düşünümsel beğeni” olur. Örneğin Mardin evleri, mimari simetrisi bakımından göze hoş gelebilir, ne var ki düşünümsel anlamda “Güzel” olarak nitelendirilmeyebilir. Yine bir resimde estetik ilginin yöneldiği durum renklerin birlikte kullanımıdır. Oysa renklerin türü, üretim şekilleri ya da kompozisyon estetik duyusunun dışında farklı bir duyuya hitap eder.

Buna göre estetik nesne, sanatçının doğadan ödünç aldığı görselliği, düşünce ve duygularıyla harmanlayarak maddi nesneyle ilgisi olmayan sanatsal nesnedir. Estetiğin konusu olan Güzellik kavramının taşıyıcısı durumundadır.

O halde estetik bir yargı olarak verilen güzel yargısı, nitelik bakımından hiçbir çıkar gözetmeden hissedilen, nicelik olarak evrensel bir hazzın nesnesi olarak herkesin hoşuna giden, bağıntı bakımından amaçsız bir amaçlılık taşıyan ve modalite olarak da kavrama dayanmayan bir zorunluluktur. 

Estetik nesneyi sanatçının duygu aşamalarında yerine koyacaksak; , Estetik olay, estetik objeden haz almayla başlar, haz almadan beğeniye doğru ilerler, beğeni estetik yargıyı harekete geçirir. Güzel yargısı da bu oyunun sonucunda verilen bir estetik yargıdır.

Faydalanan Kaynaklar

Kant, İmmanuel. Yargı Gücünün Eleştirisi, Çev. Aziz Yardımlı, İstanbul: İdea Yayınları. 2006.

Lukacs, Georg. Estetik, Çev. Ahmet Cemal İstanbul: Payel Yayınları,3. Baskı, 1999.

Nas, Halef. Türk Edebiyatında Estetiğin Doğuşu, Ankara: Hece Yayınları, 1. Baskı, 2019.

Tunalı, İsmail.  Estetik, İstanbul: Remzi Kitabevi, 14. Baskı, 2012.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Umutsuzluğun RomanıA. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gönül Ocak

24 Haziran 2026

Görünür Olmanın Sessizliği

Resimde kullanılan renkler, toprak ve su tonlarıyla, tıpkı insanın bu iki elementten oluştuğunu çağrıştırıyor.Bir resme baktığımızda çoğu zaman boya ve renkleri görürüz, figürlerin duruşunu, fırçanın hareketlerini. Sonra etrafında dolanır, uzaklaşır tekrar bakarız. Orada bi..

Devamı..

Salamis Antik Kenti: Kıbrıs'ın Tarihi ..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024