"Sanırım üniversite yıllarımın sonlarına doğru Dune serisini, daha doğrusu Dune serisinin ilk kitabını elime almıştım. Okurken bir o yana bir bu yana dönüp durmuş, öfleyip püflemiş, neler olduğunu kafamda bir türlü oturtamamıştım. Daha açık ve sade bir biçimde söylemem gerekirse, sıkılmıştım. Bunda belki de utanacak bir yan veya kendime dair bir eksiklik vardır, bilemiyorum, ama Yüzüklerin Efendisi veya Diskdünya serileri için de nedense benzer hislere sahip oldum hep.
Bir yazar kocaman bir evren ve mitoloji inşa ediyorsa, bir biçimde onunla omuz omuza vermeyi başaramadığım durumlarda kitabı okurken bir pencerenin köşesine ilişmişim de dışarıda olup bitenleri izliyor gibi hissediyorum kendimi: İlk başta biraz ilginç geliyor, alelacele sağa sola koşturanları takip ediyorum, gökyüzüne bakıyorum, güzelmiş diyorum, bir süre sonra hava kararmaya başlıyor, hep aynı koşturmaca beni yoruyor, dışarıda olmadığımın fazlasıyla bilincinde oluyorum, sadece bir izleyiciyim, yeter artık diyorum, içeri girmek ve perdeleri kapatmak istiyorum, kapatıyorum da, sonrasındaysa artık o dışarısı aklımda olmuyor, onları düşünmüyorum. Dune da maalesef ki benim için benzer bir deneyimi doğurmuştu.
Buna karşın, Dune'un sahip olduğu derinliği az çok sezinlediğimi de itiraf etmeliyim. Her ne kadar David Lynch'in 1984 yapımı Dune adlı filmi maalesef ki bu derinliği sezdiremese de, Denis Villeneuve'ün 2021 yapımı Dune'undan umutluyum. Nitekim Villeneuve, yaşayan yönetmenler arasında sanırım en sevdiğim üç-beş yönetmenden biri. Gelgelelim, filmi henüz seyretme şansına sahip olamadım. Zaten kendimi şöyle ölçüp tarttığımda, yeni çıkan bir film, kitap veya albüm konusunda büyük hevesler ve yerinde duramamalar yaşamadığımı görüyorum; eskiden sahip olduğum o ne idüğü belirsiz coşku hayal meyal uzaklıkta kalmış bir yanılsama gibi geliyor, sanırım bu duruma yaşlanmak deniyor: Zamanın akışı yavaşlıyor, dünyanın ehemmiyeti azalıyor, insanlar gülünç meseleler ise biçimsiz görünüyor. Neyse ki, konumuz şu an bu değil.
Peki, diyecek olursanız (ki umarım demişsinizdir), pek de haz almadığın bu kitabın yazarının röportajını neden çevirdin? Açıkçası, kitaptan ve yazarından nefret etmiyorum, kurduğu dünyanın de değerli olduğu kanaatindeyim, sadece o dünyanın bir parçası hissetmiyorum kendimi. Ancak Frank Herbert'ın, deyim yerindeyse, tozlu kayıtlar arasında bulduğum bu röportajını kanalın arşivi arasına katmanın da önemli olduğu kanısındayım. Hele ki, röportaj boyunca "liderlik" üzerine söylediklerini büyük bir gülümseme ile izledikten sonra, bu görüşlerin Herbert vasıtasıyla tartışmaya açılmasını kıymetli buluyorum.
Arap arkadaşlarının Dune için bilimkurgu değil de dini bir yorum dediğini aktararak başlıyor söze Herbert. Açıkçası bu "çöl gezegenini" ve "Mesih anlatısını" şöyle bir düşününce hiç de mantıksız gelmiyor kulağa. Zaten, diyor Herbert, bilimkurgudan ziyade felsefikurgu yapma niyetindeydim. Bir mesih anlatısına başvuran Herbert, "liderlik kültü"nün ne denli korkunç sonuçlara gebe olabileceğini aktarmaya çalışmış. Gerçek hayatta da hasta ruhlu ve dengesiz liderlerin bizler için korkunç tehlikeler barındırabileceğini ifade eden Herbert, buna rağmen liderlik fikrinin ta kabile dönemlerine kök salmış yerleşik bir içgüdünün eseri olduğunu belirtiyor. Birilerinin lider olmasına, kabileyi yönetmesine, bize yol göstermesine bir biçimde ihtiyacımız olduğunu ve bu yüzden günümüzde bile liderlere sıcak baktığımızı söylüyor.
Ancak bununla da kalmıyor Herbert, artık içinde bulunduğumuz çağda bunun ölümcül etkileri olabileceğinin altını çiziyor. Nitekim çevremizi saran bu teknoloji çağında kendi kendimizi yok edebilecek araçlara sahibiz ve bu araçlar hasta ruhlu liderlerin eline geçtiği durumlarda bizlerin de başı fena halde belada demektir. Herbert'a hak vermemek mümkün değil, ancak görüşlerine ufak bir katkıda bulunmak da pekala mümkün. Aslına bakılırsa bulundum da, ama buraya sığmadı, açıklama kısmının karakter sınırı var. Dolayısıyla yazının devamını merak ediyorsanız aşağıdaki blog veya patreon adresinden okuyabilirsiniz."
Çeviri: Ümid Gurbanov
Blog: https://suigeneris.substack.com
Patreon: https://patreon.com/umidgurbanov






