Agorafobik Bir Fotoğrafçının Beklenmedik Sanal Seyahatleri

Agorafobik Bir Fotoğrafçının Beklenmedik Sanal Seyahatleri


Twitter'da Paylaş
0

İnternet, insanların Google Sokak Görünümü’nden bulduğu tuhaf, sinir bozucu ve absürt resimlerle, ele avuca sığmaz ve tahmin edilemez bir dünyada yaşadığımızı ispatlayan fotoğraflarla dolu.
Londra’da yaşayan Yeni Zelandalı Jacqui Kenny geçtiğimiz yıl kurucu ortaklarından olduğu on yıllık şirketinin batmasının yarattığı stresle boğuşurken Google Sokak Görünümü’nü kullanarak dünyayı keşfetmeye başladı. İlk başta görüntüleyeceği bölgeleri az çok rastgele seçiyordu, uzaklardaki şehirlerin sokaklarına bakıyor ve vurucu bir görüntüye denk geldiğinde ekran görüntüsünü alıyordu. Bir süre sonra belli manzaraların peşine düştü: berrak ufuklara sahip çorak bölgeler, güneş ışıklarının dramatik bir eğimle düştüğü enlemler... Kenny kendini bir anda bu projeye saatlerini harcarken buldu, proje onun için bir tür inziva halini almıştı. “Hayatta ne yapacağımı pek bilmiyordum,” dedi bana. “Dünyayla yüzleşmeye henüz hazır değildim ve bu proje çok zamanımı alıyordu.” Bir yılın sonunda geri dönüp kaydettiği ekran görüntülerine göz atınca yaklaşık yirmi altı bin fotoğraflık bir arşiv topladığını gördü. Kenny şu anda Agoraphobic Traveller isimli bir Instagram hesabı üzerinden koleksiyonundaki fotoğrafları paylaşıyor – ki bu isim de projenin arkasındaki bir başka itici güce göndermede bulunuyor: Sohbet ederken son derece dost canlısı ve esprili olan Kenny, kötü günlerinde evden çıkmasını bile zorlaştıran bir anksiyete bozukluğundan mustarip. Genel kanının aksine agorafobi, açık alan korkusundan ziyade kontrolü kaybetme korkusuyla ilgili. Kenny zaman zaman marketlerin çıkışa uzak reyonlarına gitmekte güçlük çekiyor, uçağa binmekse başlı başına bir mücadele. Bana söylediğine göre kız kardeşinin Yeni Zelanda’daki düğününe gitmek için aylar süren terapi görmek zorunda kalmış. Sokak Görünümü projesi, Kenny için hiçbir zaman ziyaret edemeyeceği yerleri görmenin bir yöntemi olmuş. “Ne kadar ırak o kadar iyi,” diyor. Bu proje aynı zamanda kontrol ve kabullenme arasındaki gerginliği de içeriyor: Koca dünyada istediği her yere paraşütle inebilme yeteneği veriyor ona ama aynı zamanda manzaralar, görüş açıları ve ışıklandırma tamamen Google’ın elinde. “Çoğu kez,” diyor, “hemen ileride muhteşem görünen bir şeye denk geliyorum ama sonra araba duruyor ya da araya bir şey giriyor. Bu her seferinde yüzde doksan başıma geliyor. Bu hayal kırıklığına daima hazırlıklı olmalıyım.” Fotoğrafların çoğunda berrak, geniş, masmavi bir gökyüzü var ve kumlu bir pus içinden çekilmiş gibi görünüyor. İlk bakışta insana aynı yerde çekilmiş izlenimi veriyorlar, halbuki Peru, Lima’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Şarika’ya, Winslow, Arizona’ya kadar uzanıyor. Kendini bir fotoğrafçı olarak tanımlamayan ama keskin bir gözü olduğu aşikâr olan Kenny’nin ıssız arazilere ve muntazam yerleşimlere eğilimi var: Yolların uzaklarda kaybolan dümdüz çizgileri, gölgesiyle bir kelebeğin kusursuz simetrisini andıran bir ağaç, düzenli sıralanmış, birbirinin kopyası kutu gibi evler; Peru ve Rusya’da köpekler Google Sokak Görünümü arabasını kovalıyor, bir yanda Şili’de bir başka köpek de yoldan geçen arabaya gözlerini dikip izliyor; bir ülkede işçiler, üzerlerindeki parlak yeşil üniformalarla yol kenarında dikiliyor, bir diğerinde üniformalar parlak turuncuya dönüşüyor. Eğer dikkatli bakarsanız farklı bölgeleri kendine has motiflerden tanımak bile mümkün; Moğolistan’ı atlarından ya da Arizona’yı çakıltaşlı ön bahçelerin ortasındaki yuvarlak, budanmış ağaçlardan çıkarabilirsiniz. “Böyle güzel kaktüsleri çok seviyorum,” diyor Kenny. Ara sıra görünen insanlar fotoğraflarda ya arazinin yanında cüce kalmış çok küçük, oyuncak boyutundaki figürler olarak görünüyor ya da Google’ın gizlilik protokolleri gereği hepsinin yüzleri buğulanmış. Fotoğraflardaki sahneler aynı anda hem teşhir ediyor hem de araya bir mesafe koyuyor, sanki insanların gündelik hayatına teleskopla bakıyormuşsunuz gibi. İnternet, insanların Google Sokak Görünümü’nden bulduğu tuhaf, sinir bozucu ve absürd resimlerle, ele avuca sığmaz ve tahmin edilemez bir dünyada yaşadığımızı ispatlayan fotoğraflarla dolu. Kenny’nin bu tarz görsellerden oluşan bir koleksiyonu da var ama onları paylaşmıyor. “Eğer uçuk fotoğraflar paylaşsaydım on kat daha fazla takipçim olurdu,” dedi bana. “Gördüğüm şeyleri hayal bile edemezsiniz. Ama o yola girmemeyi seçtim.” • Andrea DenHoed, The New Yorker https://vimeo.com/223605315

Çeviren: Berkan M. Şimşek


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR