Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

30 Kasım 2025

Edebiyat

Cynthia Ozick ile Hayatındaki Kitaplar Üstüne

Oggito

Paylaş

0

0


Okumaya dair en erken anım Andrew Lang’ın Lang Masalları. Mavi, sarı ve eflatun rengi olanlar. Bir de Grimms Masalları’nın bozulmamış versiyonları. “Ağaçlar bulvarı” gibi çağrışım yapan ifadeler, yer yer ortaya çıkıveren ve artık kullanılmayan çekici deyimler, her zaman beklenen üç kız kardeş ya da üç erkek evlat, bunlar içinde her zaman önce hor görülen sonra zafer kazanan en küçük. 

Edward Gibbon

Ergenlik çağımda değişmeme sebep olan kitaplardan biri Edward Gibbon’ın göz kamaştırıcı bir üslupla yazdığı Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi. Bir diğeriyse Heinrich Graetz’in 19. yüzyılda yazdığı History of the Jews – çok eski ama bugün bile hâlâ geçerliliğini koruyan bir kitap. Hatta sonradan öğrendim ki, Kafka zaman zaman bu kitabın sayfalarına gömülür gidermiş. Bu iki kitap kendimi geçmişin uzun ve dolambaçlı koridorlarında bulmama sebep olurken aynı zamanda tarihten yoksun bir zihnin bomboş olduğu konusunda da beni ikna etti. 

Sık sık aklıma gelen yazar sanırım Dostoyevski. İşin ilginci eskiden onun kitaplarını okumaktan hiç hoşlanmazdım. Bir uçtan ötekine savrulması, inatçı bağnazlığı ve fanatizmi, cümlelerinin vahşi doğası, kahramanlarındaki gariplikler ve bir de o ateşli ahlaki iddialar…  Bunlar bana fazlasıyla itici geliyordu. Tolstoy taraftarıydım açıkçası. Mizaçları ne kadar çarpık olursa olsun onun karakterleri sokakta karşılaşabileceğimiz insani niteliklere sahip olduğundan bence Dostoyevski’nin tam aksiydi. Sonra günün birinde Joseph Frank’ın Dostoyevski: Çağının Bir Yazarı isimli kitabını okudum bütün fikrim değişti. Bu ustaca yazılmış biyografi sayesinde gördüm ki, şeytanın kendisi ancak Dostoyevski’nin bu acı dolu, gerçek üstü ve çılgın sanatı araç haline getirilmek suretiyle alt edilebilirdi. 

Bende yazar olma isteği uyandıran kitaplar konusu biraz karışık çünkü okumayı öğrenmeden önce bile bir şekilde yazar olacağımı hissediyordum. Belki de bunun nedeni, amcalarımdan birinin İbrani bir şair olmasıydı. Küçük Kadınlar yazmama sebep olmadı ama nasıl yazıldığını anlamamı sağladı. Bu kitabı takıntılı bir biçimde ama her seferinde hayranlıkla tekrar tekrar okudum. Jo, kendi girdabı içinde her şeyi yapabilirdi – kelimeler bize verdikleri bütün bu mutluluğun yanı sıra gerçeğe sirayet edebilir ve onu derinden değiştirebilir.

Nabokov’un Lolita’sı

Sık sık aklıma gelen kitap Nabokov’un Lolita’sı. İlk kez 1958’de okumuştum ama o zaman yazarın edebi zekâsına rağmen bende rahatsızlık uyandırmıştı. Nihayetinde bütün roman on iki yaşındaki bir kız çocuğuna takıntılı yetişkin bir adam etrafında dönüyor. Sonra 2003 yılında Azar Nafisi’nin Reading Lolita in Tehran (Tahran’da Lolita’yı Okumak) isimli romanına denk geldim ve kendi kendime dedim ki, sürekli baskı altında yaşayan bir grup kadın kendini bu roman sayesinde özgür hissediyor ve başörtüsünü çıkarıp atıyorsa romanda benim görmediğim bir şey görüyor olmalılar. 

Yeniden okuduğum kitap Kutup Yazı. E.M. Forster’ın bu erken dönem romanını epeydir yeniden okumak istiyordum ve nihayet yirmi yıllık bir aradan sonra okuyabildim. İlk okuduğum zamandan farkı yok, Forster’ın karakterlerinin imalarla dolu üstü örtük önyargıları tuhaf bir biçimde hâlâ çok çekici. 

Asla yeniden okuyamayacağım kitap Alice Harikalar Diyarında. Çocukluğumda hiç bıkıp usanmadan defalarca okudum.  Ama o zamanlar bana keyifli, komik, biraz da anlaşılması güç gelen şeyler aslında hesaplanmış bir acımasızlıkmış. Lewis Carroll’ın satır aralarındaki tuhaflıkları ve biçim değiştirmeleri uzak ve soğuk, soyut birer tasarım. “Önce ceza, sonra hüküm” cümlesi bile tek başına ürkütücü. 

Walden

Geç keşfettiğim kitap Henry David Thoreau’nun Walden’ı. Keşfettiğimi söyleyemem. Her zaman orada, görünür bir yerde duruyordu. Niçin bilmiyorum, onca süre kapağını açıp bakmadım. Nihayet okudum, böylece de Amerikan edebiyatının önemli bir figürünü yakalayıp hatamı geç de olsa telafi edebildim. 

Şu an okuduğum kitap öykülerden oluşan bir bütün. Öyküler bende her zaman yazma arzusu uyandırır, üstelik bir de kendi üslubumu gözden geçirmemi sağlar. 

Bana konfor alanı sağlayan kitap Jane Austen’ın o müthiş romanı, İkna.  

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Çocuk Kitaplarındaki İnsanlar Ahlaki G..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gökhan Güvener

18 Haziran 2025

Demans

Sosyal etkileşimin bilişsel olarak koruyucu olduğuna dair teorilerden biri, esnek düşünmeyi teşvik ediyor oluşudur.Demansı önlemeye ve olabildiğince geciktirmeye dair bir kısmı kanıta, bir kısmı ise varsayımlara dayalı öneriler var. Beslenme, egzersiz, sosyal anlamda aktif olmak dışında bütün ..

Devamı..

Yusuf ile Züleyhâ

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024