Fosil yakıtlar petrol ve kömürden çıkan karbondioksitin ozon tabakasında birikmesi ve dünyaya gelen güneş ışınlarının geri dönememesi nedeniyle yaşanan küresel ısınma, 2023 yılında kendini gezegene iyice hissettirdi. Türkiye’nin de bulunduğu Akdeniz olmak üzere Avrupa kıtası, Amerika ve Uzakdoğu tarihin en sıcak yaz aylarını yaşadı. Mevsimsel yağışlar azaldı. Ani seller ve orman yangınları arttı. Kendi elimizle sonunu getirmeye başladığımız dünya bize önemli sinyaller verirken, küresel iklim değişikliğinin yarattığı sorunları Oggito için İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu ile konuştuk. Küresel ısınmanın artarak süreceğini kaydeden Prof. Kadıoğlu, ekonomisinin büyük bölümünü turizm gelirine bağımlı kılan Türkiye için kötü haberi verdi. Prof. Kadıoğlu, “Akdeniz fazla ısınacağı için yaz aylarında tatil yapmak mümkün olmayacak. Belli yaşın üzerinde yabancı ve yerli turist de gelemeyecek. Ancak ilk ve son baharda vakti olanlar Akdeniz ile Ege’de tatil yapabilecek” dedi.

Dünya alarm veriyor. Küresel ısınma artık küresel tehdit boyutuna ulaştı. Yağış rejimini değiştiren, kuraklık yaratan ve devamında göçleri tetikleyen, ürünlerin yeşitmesine engel olan ve kıtlığı da beraberinde getiren küresel ısınma modern dünyanın yani Avrupa’nın kapısına dayandı. 2023 yaz dönemi hem karada, hem de denizde rekor sıcaklıkların ölçüldüğü dönem olarak kayıtlara geçti. Bu rekorlar her geçen gün yenilenirken, bu durumdan insan yaşamı kadar ekonomi de etkilenecek. Bir yandan buğday, zeytin, pamuk hasatlarında ciddi değişimler meydana gelirken bir yandan da bu ürünlere bağlı ekonomik gelişmeler yaşanıyor. Yakın bir gelecekte buğday hasadının da bu durumdan etkilenmesi ve küresel kıtlığın tetiklenmesi bekleniyor. İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Miktad Kadıoğlu, küresel ısınmanın insan eliyle giderek yaygınlaşacağını söyledi. Oggito’ya konuşan Prof. Kadıoğlu, “İklim değişikliği bir gerçeklik.. Dünya var olduğundan beri var ama bugün yaşadığımız rekor sıcaklıklar çok daha vahim bir durumu işaret ediyor. Durum artık birkaç yıl öncesine göre çok daha farklı. Bizim gibi gelişmemiş, çarpık yerleşimleri fazla olan ülkelerde küresel ısınma yangın ve sellerle daha da etkili oluyor. Türkiye’de iklim değişikliğinin etkisi insan kaynaklı daha olarak çok daha fazla görülüyor. Çünkü kentlerimiz yanlış yerlere, yanlış şekilde kurulmuş durumda” dedi.

Her şey çok değişecek
İklim krizinin dünyayı giderek etkisi altına alacağını ama en çok Akdeniz çanağı olarak bilinen güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın etkileneceğini anlatan Prof. Miktad Kadıoğlu, Türkiye’nin 50 milyar dolarlık deniz, güneş kum turizmi gelirini kaybetme tehlikesi yaşadığını kaydetti. Akdeniz’de Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında tatil yapılamayacak bir iklim yaşanacağını kaydeden Prof. Kadıoğlu, “Yaz aylarında Akdeniz’de ve Güney Ege’de iklim nedeniyle tatil yapmak mümkün olmayacak. Kara da deniz de çok aşırı ısınacak. 60 yaş ve üzeri tatil yapmak için gelemeyecek. Kronik hastalığı olanlar da bu sıcakta tatil yapamayacak. Dolayısıyla yakın gelecekte ilk bahar ile son baharın kısa ve serin döneminde ancak tatil yapılabilecek. Bu durum ekonomiyi de derinden etkileyecek. Çünkü turizm gelirinden tutun da turizm için harcanan su, elektrik, sebze, meyveye kadar her alanda büyük bir kriz yaşanacak. Ekonomi derin yaralar alacak” diye konuştu.

Akdeniz yerine Karadeniz'e gideceğiz
Türkiye’nin kuzeyinin Karadeniz kıyılarının yeni tatil bölgesi olacağını kaydeden Prof. Kadıoğlu, “İnsanlar Antalya’da değil Trabzon’da, Rize’de denize girecekler, tabii girecek plaj ve tesis bulabilirlerse. Akdeniz turizmi kadar olmasa da Karadeniz’de deniz, kum, güneş turizmi olacak. Ama asıl yayla turizmi burada yapılacak ve yayla turizmine yapılan yatırım karşılığını alacak” ifadelerini kullandı.






