1975 yılında Lambeth Sarayı Kütüphanesi çalışanlarından birisi, raflarda büyük boşluklar olduğunu fark etmiş ve kataloglar tam olmadığından tam sayısını bilmenin mümkün olmadığı en az altmış eserin kayıp olduğunu bildirmişti. Bundan tam otuz altı yıl sonra, Şubat 2011’de ise, kütüphaneciler, vefat eden hırsız adına geldiğini ve kitapların kütüphaneye geri iade edileceğini açıklayan bir avukatın kendileriyle iletişime geçmesiyle şaşkına dönmüştü. Avukatın elindeki kitap listesine göre çalınan kitapların sayısı altmış değil, yaklaşık bin dört yüzdü.

Geçtiğimiz günlerde ise, çalınan kitaplar arasında en değerlilerinden olan Shakespeare’e ait 17. yüzyıldan kalma illüstrasyonlu bir
Henry IV nüshası, yeniden Lambeth Sarayı Kütüphanesi’ne döndü.
İngiltere Kilise Kütüphaneleri Müdürü Declan Kelly, hırsızlığa ve kitapların iadesine ilişkin yaptığı açıklamada ise şaşkınlığını şu şekilde dile getirdi:
“İlk şoku atlattıktan sonra kitapları geri aldığımıza oldukça memnun olduk. Hırsız, kitaplardaki sahiplik belirten izleri yok etmek amacıyla kitaplara oldukça büyük zararlar vermiş ve bu sebepten son iki yılımızı kitapları restore etmekle geçirdik. Yine de hırsızın aklından geçenleri tam olarak anlamamız mümkün değil. Eğer kitapların kime ait olduğuna dair izleri silmeye çalışıyorsanız bu, onları satacağınız anlamına gelir. Ancak hırsızın, kitapları bunca zaman tavan arasında tutmuş olması bunun aksini gösteriyor. Sanata sahip olmak ve onu kimseyle paylaşmak istemeyen fanatiklerin hikâyelerini hepimiz duymuşuzdur ama bu yine de oldukça garip.”
Kütüphaneye iade edilen koleksiyonun paha biçilemez olduğu söyleniyor.