Niçin Doğum Günlerini Kutlarız?
26 Haziran 2019 Eğlence Tarih

Niçin Doğum Günlerini Kutlarız?


Twitter'da Paylaş
0

Mısır'da firavunlar taç giydiğinde tanrı olarak yeniden doğduklarına inanıldığı için kutlamalar yapılırdı. Eski Yunan'da ise ellinci doğum gününü kutlayan kişiye buğday unu, zeytinyağı, bal ve rendelenmiş peynirden yapılma özel bir kek hediye edilirdi.

Doğum günlerini neden kutladığımızı hiç düşündünüz mü? Aileniz ve arkadaşlarınızın bir yıl daha hayatta kaldınız diye kutlama yaptığı gün olmasının altında yatan sebepler neler? Doğum günlerinin ve doğum günü pastasının kökenine dair bilgiler kesin olmamakla beraber araştırmacılar bazı konularda fikir birliğine vardı. Belki bir gün özellikle doğum günleri üzerinde çalışan bir tarihçi doğum gününün tarihiyle ilgili daha kapsamlı bir açıklama yapar, ancak o güne kadar tarihçilerin farklı hipotezlerini bu yazıda bulabilirsiniz.

1 Parti fikri Mısırlılardan çıktı.

Eski Mısır’da firavunlar taç giydiğinde tanrıya dönüştüklerine inanılırdı. Bu ilahi terfi, taç giyme günlerini doğum günlerinden daha önemli kıldı. Akademisyenler, İncil’in “doğum günü” kavramının ilk defa kullanıldığı yer olarak firavunlardan birinin doğum gününe atıfta bulunduğuna dikkat çektiler. Ancak Mısırbilimci James Hoffmeier, İncil’in asıl taç giyme tarihine atıfta bulunduğuna inanıyor, çünkü firavunun taç giymesi tanrı olarak yeniden doğması anlamına geliyordu.

 

2 Pastaya mum dikme geleneği Yunanlılardan geliyor.

Yunanlılar ay tanrıçası Artemis’e ay şeklinde kekler sunarlardı. Ayın ışıltısını ve tanrıçanın güzelliğini canlandırmak için mumlar yakıp keklerinin üzerine diktiler. Yunanlılar büyük olasılıkla doğum günü kutlaması fikrini Mısırlılardan aldı, çünkü firavunların tanrı olarak tekrar doğmalarının kutlanması gibi, Yunanlılar da tanrı ve tanrıçalarını kutluyorlardı. Bazı eski kültürlere göre mumun üflenmesiyle ortaya çıkan duman aracılığıyla insanların duaları tanrılara ulaşıyordu.

3 Antik Romalılar ilk kez halktan insanlar için doğum günü kutlaması yaptılar.

Dinle alaka kurmadan doğum günlerini kutlayan ilk uygarlıklardan biri Romalılardı. Romalılar arkadaş ve ailelerinin doğum günlerini kutlarken, hükümet herkes daha ünlü vatandaşların doğum günlerini gözlesin diye resmî tatiller düzenledi. Ellinci doğum gününü kutlayan kişiye buğday unu, zeytinyağı, bal ve rendelenmiş peynirden yapılma özel bir kek hediye edilirdi. Kadınların doğum günleri 12. yüzyıla dek kutlanmadı.

4 İlk başta Hıristiyanlar doğum günlerinin pagan ritüeli olduğunu düşündüler.

İnsanların günahkâr doğduğu inancı ve ilk doğum günlerinin pagan tanrılarla ilişkilendirildiğinden dolayı kiliseler birkaç yüzyıl boyunca doğum günü kutlamalarının kötü bir şey olduğunu savundu. 4. yüzyılda Hıristiyanlar fikirlerini değiştirdiler ve İsa'nın doğum gününü kutlamaya başladılar.

5 Günümüz doğum günü pastaları Alman pastacılar tarafından icat edildi.

Her ne kadar 18. yüzyılda doğum günü kutlamaları dünyada yaygınlaşmış olsa da çağdaş doğum günü partilerini en çok andıran kutlama Almanya’nın Kinderfeste’si oldu. Bu festival çocuklar için yapılıyordu ve pastalarla kekleri içeriyordu. Çocuklara yaşadıkları ve yaşayacakları yıl için birer mum veriliyordu. Mum üflemek ve dilek tutmak da yine bu kutlamaların bir parçasıydı.

6 Sanayi Devrimi sayesinde farklı sosyal sınıfa ait insanlara leziz pastalar ulaştırıldı.

Uzun süre doğum günlerinde kullanılan pastalar lüks olarak görüldüğünden zengin kesimleri mahsustu. Ancak Sanayi Devrimi, Kinderfest ve diğer kültürlerdeki ona eşdeğer kutlamalarda pastaların yaygınlaşmasını sağladı. Pasta yapmak için gerekli malzemelerin yaygınlaşmasını sağlamakla kalmadı, ayrıca seri üretimle daha önceden hazırlanmış pastaların daha ucuza satılmasına da neden oldu. Buna örnek olarak 19. yüzyılda pasta üretimi yapan Cadby Hall fabrikası gösterilebilir.

7 “İyi ki Doğdun” şarkısı başka bir şarkının yeniden düzenlenmiş hâlidir.

 1893 yılında Patty ve Mildred J. Hill öğrenciler dersler başlamadan önce söylesinler diye “Good Morning to All” (Herkese Günaydın) adlı bir parça bestelediler. Şarkı Amerika’da popülerleşti ve birçok versiyonu yapıldı. Robert Coleman 1924’te çıkardığı şarkı kitabında orijinal şarkıya fazladan söz ekledi. Bu yeni yorum hepimizin bildiği “İyi  ki Doğdun” şarkısıydı.

Bonus: “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler,” diyen Marie Antoinette değildi.

Hiç kimse Marie Antoinette’nin ölümünden yaklaşık elli yıl sonrasına kadar bu sözü ona atfetmedi. Fransız eleştirmen ve gazeteci Alphonse Karr, Marie Antoinette’nin böyle dediğini savundu, ancak elinde yalnızca söylentiler vardı. Karr’ın teorisine rağmen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” ibaresi ilk defa Jean-Jacques Rousseau’nun otobiyografisi İltifatlar’da karşımıza çıkıyor. Kitapta Rousseau pastaneye girmekten korkuyor, çünkü yeterince şık giyindiğini düşünmüyor ve şöyle diyor: “Sonunda köylülerin ekmeği olmadığı söylenince şöyle yanıt veren prensesi anımsadım: Brioche (bir çeşit Fransız ekmeği) yesinler.” Burada bahsi geçen prenses Marie Antoinette değil, ondan yüz yıl önce yaşayan Louis XVI’nın karısı Marie-Therese idi.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Huffpost)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR