Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

8 Nisan 2021

Kitap

Oggito'nun Nisan Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap

Oggito

Paylaş

0

0


Kervansaray, Francis Picabia

Picabia kendi hayatından izler taşıyan romanı KERVANSARAY'ı, ilk SÜRREALİZM MANİFESTOSU’nun yayımlandığı 1924’te yazdı. Picabia’nın kaleme aldığı tek roman olan KERVANSARAY, Avangartların girdabına yakalanmış bir çağı iğneleyici ve alaycı bir üslupla resmeden bir dizi tabloyu andırır. Bu tablolarda kimler yoktur ki Picabia’nın taşlarına hedef olmayan? Duchamp, Picasso, Breton, Éluard, Desnos, Vitrac, Aragon, Ernst, Cendrars, Cocteau ve başkaları...

"Kervansaray", zafere yürüyen Sürrealizm’e karşı Dadaizm’in ya da en azından Picabia’nın umutsuz onur mücadelesidir.

“KERVANSARAY bugün, tam anlamıyla bir anti manifesto olarak karşımızdadır. Picabia sistemin yokluğunda, tüm diyalektiğin, kendince oyunları ve sınırlamalarıyla, kendisi tarafından tecrübe edildiği bir yaşama sanatı ortaya koyuyor. Breton’un dogmatik kesinliğine, kendi özgürlüğünün teyidi olan yola getirilemez bir serbestlikle karşı çıkıyor...”

Çeviren: Ayberk Erkay, YKY, Mart 2021



T. Singer, Dag Solstad

T. Singer “bir hiç kimsedir. Kendisine karşı bile bir hiç kimse, özellikle kendisine karşı.”

T. Singer, 34 yaşında başkent Oslo’dan Notodden kasabasına, bir kütüphanede çalışmak ve böylece sıfırdan başlamak için gelmiştir. Aslında Singer’in hayatı, eylemde ve düşüncede, pek çok kez sıfırdan başlayıp başladığı noktaya geri dönmekten ibarettir; zira küçüklüğünde yaşadığı bir utancı hayatı boyunca farklı suretlerde tekrar tekrar yaşamış, yaşadıkça kabuğuna daha çok çekilmiş, kendi ruhunun izbelerine hapsolmuş, kendisi ve yaşam belirtileri giderek silikleşmiştir. “Toplum için bir kıymet” olmaktan çıktığının çoktan farkına varmıştır. Giderek yalnızlaşmış, yalnızlaştıkça âdeta elim bir bağımlılık gibi, başka hiçbir şey yapmayı bilmediği için kendisini yalnızlaştırmaya devam etmiştir. Nihayetinde toplumdan ve benliğinden soyutlanmış zihni, olasılıklar denizinde salınıp duran bir gözlem yığınına dönüşmüştür.

Gelgelelim, kendisinin dahi üzerine düşünmek istemediği, hiç hesapta olmayan gelişmelerle dolu yaşamı onu başladığı yere, Oslo’ya geri götürecektir.

Çeviren: Deniz Canefe, Jaguar Kitap, 2021

Emek, Beden, Aile, Taylan Acar Şemsa Özar

Ferhunde Özbay göç, gençlik, demografik davranışlar, kadın bedeni ve emeği alanında yaptığı çalışmalarla ve Türkiye toplumunun demografik yapısının zaman içinde nasıl değiştiğini siyasi iktidarın toplumu şekillendirme hedefi çerçevesinde inceleyerek Türkiye’deki sosyal bilimlere fevkalade önemli bir katkı sağlamıştır.

Bu derlemede, Ferhunde Özbay’ın kadın ve aile ekseninde yürüttüğü çalışmalarıyla açılan yoldan ilerleyen genç kuşak araştırmacılar, kadınların özgürleşme sorununun sosyal bilimler açısından olduğu kadar, toplumsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da ne kadar tayin edici bir yerde durduğuna ışık tutuyor; Türkiye’nin bu bağlamda içinden geçtiği güncel süreci farklı kavramsal yaklaşımlar ve metodolojilerle ele alıyorlar. Hepsi kariyerlerinin başlarında olan yazarlar sayesinde Ferhunde Özbay’ın mirasının emin ellerde olduğuna şüphe yoktur.
Sosyal bilim anlamında hepimize, insani ve akademik alanda öğrencilerine, meslektaşlarına ve çevresindekilere her zaman ilham ve güç vermiş sevgili Ferhunde Özbay’ı saygı ve minnetle anıyoruz.

Metis, 2021

Yazınsal Ustalık, Virginia Woolf

Dünya edebiyatının usta kalemlerinden Virgina Woolf, yalnızca roman ve öyküleriyle değil, aynı zamanda edebiyat ve yazı üzerine düşünceleri, eleştiri yazıları ve değerlendirme notlarıyla da okurlarına yüksek edebiyat zevki sunuyor. 

Biyografi sanatından kadınlara yönelik mesleklere kadar ilginç konular hakkındaki düşüncelerini, E. M. Forster'dan Henry James'e farklı yazarların eserleri ve düşünceleri üzerine değerlendirmelerini bir arada bulabileceğiniz, keyifli bir Woolf zihin atlası Yazınsal Ustalık.

Düşünsel derinliğin, dilsel kabiliyetin ve söyleyişteki ustalığın buluştuğu yazılardan oluşan, tadı damağınızda kalacak bir seçki...

Çeviren: Zuhal İnal, Kidega-Mart, 2021

Dünya Hali, Engin Geçtan ve Timuçin Oral

Tanınmış psikiyatr ve yazar Engin Geçtan’ın meslektaşı, öğrencisi ve dostu Timuçin Oral’la birlikte hazırlayıp sunduğu Dünya Hali’nin dinleyicisiyle buluşmasının üzerinden 20 yıl geçti.

Engin Geçtan’ın Punta Arenas’tan Kuzey buzullarına, Patagonya’nın sonsuzluğundan Copacabana Plajı'nın dalga seslerine uzanan seyahatlerinden biriktirdikleri hem Türkiye'ye hem de dünyaya dair altını çizdiği anekdotlar, 2000'li yılların başında insanlığın ve yaşamlarımızın geniş perspektifli bir resmini çiziyor.

Engin Geçtan ve Timuçin Oral’ın dostluğu, belki de artık yürürlükte olmayan bir iletişim anlayışına, birlikte üretmenin, düşünmenin gücüne, birbirinden sonsuzca öğrenmeye, hayatı kabul etmeye, kişisel ve toplumsal tarihimize, birey olmaya ve elbette, “dünyadaki meraksızlık sendromu”na dair bize bugün de çok şey söylüyor.

Dünya Hali’yle hem zamanda hem de kendi içimizde çıktığımız bu benzersiz yolculukta dünyaya Engin Geçtan’ın gözleriyle bakmak, yaratıcılığın, dünyaya inanmanın ve coşkuyla yaşamanın her koşulda mümkün olduğunu gösteriyor bizlere.

Can, Mart 2021

Ayyar Hamza, Kokona Yatıyor, Ali Bey

Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumunda ve komedi türünün gelişmesinde önemli hizmetlerde bulunan Âli Bey’den iki komedi uyarlaması: Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor. İlk kez, Güllü Agop’un kurduğu Âli Bey’in de yazar ve diyalekt hocası olarak emek verdiği Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Ayyar Hamza, dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alır. Günümüzde de sahnelenen Kokona Yatıyor’da ise hizmetçi Eleniko’nun hanımının yokluğunu efendisinden gizlerken yaşanan gülünçlüklere tanık oluruz.

İş Bankası, 2021

Neden Yazıyorum, George Orwell

Tarih boyunca, bazı kitaplar dünyayı değiştirmiş; kendimize ve karşımızdakine olan bakış açımızı farklı bir boyuta taşımış; tartışma, görüş ayrılıkları, savaş ve devrime ilham kaynağı olmuşlardır. İnsanları aydınlatmış, öfkelendirmiş, kışkırtmış ve rahatlatmıştır. Hayatlarımızı zenginleştirmiş ve yok etmişlerdir. Şimdi bu kitap, sizin, fikirleri medeniyetleri sarsan ve şu anki konumumuza gelmemizi sağlayan mükemmel düşünürler, öncüler, radikaller ve vizyon sahibi insanlar hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak.

Politikacıların yalanlarını ortaya seren, İngiliz karakterini zekice analiz eden ve savaş hakkında nahoş gerçekleri cesurca ifade eden, Orwell'ın zamansız, uzlaşma nedir bilmeyen yazıları, günümüz çarkına çok daha uygun, eğlenceli ve gereklidir.

Çeviren: Nayra Alaçam, Demos, 2021

Zamanımızın Bir Ressamı, John Berger

Yetenekli ve ayrıksı Macar ressam Janos Lavin, Macaristan’da Sovyet destekli rejime karşı yaşanan halk ayaklanması sonunda sürüklendiği Londra’da mülteci de olsa yeni bir hayat kurmuştur. Dostlarının da gayretiyle Londra’nın gösterişli sanat ortamında ilk kişisel sergisini açar, ama aynı günlerde ortadan kaybolur. Yakın dostlarından biri, Lavin’in stüdyosunda onun günlüğünü bulunca ressamın sanat, sosyalizm ve yoldaşlık, siyaset hakkındaki düşüncelerini, iç hesaplaşmalarını, yaşama ve sanata bakışını öğrenerek bu kayboluşu aydınlatmaya çalışır. “Hayatımda aldığım en kritik karar, ki o sırada epeyce sıradan bir karardı, Moskova’ya gitmek yerine Batı’ya gelmemdir. Şimdi, o kararımın arkasında yatan gerekçeyi sadece naif değil ironik de buluyorum. Hâlâ sosyalizm için mücadele edebileceğim bir yere gitmek istemiştim. Başkalarının uğruna savaştıkları zaferin tadını çıkarmak istemiyordum,” demiştir günlüğünün bir yerinde, Lavin.

Zamanımızın Bir Ressamı, ressam, sanat eleştirmeni, şair ve Booker ödüllü yazar John Berger’in ilk romanı. Berger, sosyalist siyasi eğiliminin belirginleştiği bir dönemde yazdığı bu romanını, dönemin anti-komünist atmosferinde geri çekmek zorunda kalmıştı. Büyük çalkantılar sonrasında, Avrupa’da demir perdenin örüldüğü Soğuk Savaş’ın başlangıç döneminde, Londra’da yaşayan bir Macar ressamın zihninden iki farklı sanatçı anlayışını karşılaştıran, devlet sanatıyla burjuva sanatı arasında sıkışmış Janos Lavin’in hikâyesini anlatan yazar, sanatçının değerlerini de sorguluyor.

Çeviren: İlknur Özdemir, Sia, 2021

Dişi Kedi, Colette

Fransız edebiyatının sansasyonel kalemi Colette, uçarı, ele avuca sığmaz bir kadın ve mağrur bir dişi kediyi asalet, kıskançlık, gurur ve cesaretle yoğrulmuş bir aşk karmaşasının tam kalbine yerleştiriyor; tırnaklar bir bıçak gibi bilenip keskinleşiyor, tatlı tatlı bakan gözleri yabanıl, ürkütücü bir karanlık kaplıyor.

Dişi Kedi cüretkâr, uğrunda kan bile dökebilecek kadar ihtiraslı bir aşkın kıskacında ehlileştirilemez güdüleriyle bilinmeyene doğru yol alma cesareti gösterebilen yabani dişilere has, netameli bir kurmaca...

Çeviren: İnci Kaplan Gül, Sel, Mart 2021

The City Basilica Of Tlos, Taner Korkut

The ancient city of Tlos, located on the western slopes of the Akdağlar, is an important Lycian settlement that stands out with its wide hegemony area in the mountainous region, on which it rests and its geographical position dominating the Xanthos Valley. Tlos was among the important episcopal centers established in the Lycian region during the Christian Period. City Basilica of Tlos, built in the second half of the 4th century AD, is one of the earliest basilicas in Anatolia.
 
Built in the style of the cruciform basilicas of the period, the building measures 55 x 34 x 20 m. The 600 m2 mosaic floor made in the opus tessellatum technique, covering the floor of the basilica like a carpet, along with murals, architectural elements, inscriptions, coins, seals, ceramics, glass, and anthropological findings, present significant information about the historical process of the basilica, which had been used until the 13th century AD with renovation completed in different periods.
 
In this book, City Basilica of Tlos is presented to the academia with the chapters of 17 academicians from different disciplines in the light of historical data and archaeological findings obtained within the scope of the studies carried out so far.

Koç Üniversitesi Yayınları, 2021

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Odamdaki GözDemet Taştemir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Josef Kılçıksız

17 Ekim 2025

Cam Tavanın Altındaki Gökyüzü

Gazze söz konusu olduğunda siniyor tüm ilham perilerim.Yeni taşındığım bu şehirde “mahsur” kalmış gibiyim. Orhan Pamuk’un Kars’ta mahsur kalan Ka’sı gibi hissediyorum. Bu his, sanırım, ne olduğunu bilmeden hep sıra dışı bir şeyler olmasını beklememden.Bu şehirde her gün ..

Devamı..

László Krasznahorkai’nin Günümüze Sesl..

Bran Nicol

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024