74 Seçicinin Önerdiği 405 Kitap Arasından Seçilen 40 Kitap
“40 Kitap” listesi öğretmenlerin, öğrencilerin, her kuşaktan ve meraktan okurun ilgi alanına girdikçe amacına daha çok yaklaşacak. Dileyen bu listeyi başucuna koyabilir, derslikteki panoya asabilir, okul yönetimine önerebilir ya da arkadaşına gönderebilir, gazetesinde yayımlayabilir ve okumadıklarını hemen okumaya başlayabilir...
- Don Quijote, M. de Cervantes Saavedra (1605)
- Suç ve Ceza, Fyodor Dostoyevski (1866)
- Memleketimden İnsan Manzaraları, Nâzım Hikmet (1966-1967)
- Alemdağda Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık (1954)
- Tutunamayanlar, Oğuz Atay (1971)
- Hamlet, William Shakespeare (1600 dolaylarında)
- Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel García Márquez (1967)
- Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar (1949)
- Anna Karenina, Lev Tolstoy (1873-1877)
- Karamazov Kardeşler, Fyodor Dostoyevski (1880)
- Kara Kitap, Orhan Pamuk (1990)
- İlyada, Homeros (MÖ 9.-7. yüzyıl)
- Odyssia, Homeros (MÖ 9.-7. yüzyıl)
- Savaş ve Barış, Lev Tolstoy (1865-1869)
- İlahi Komedya, Dante Alighieri (1307-1321)
- Binbir Gece Masalları (8.-9. yüzyıl)
- Madame Bovary, Gustave Flaubert (1856)
- Dönüşüm, Franz Kafka (1915)
- Ecinniler, Fyodor Dostoyevski (1872)
- Bütün Öyküleri, Anton Çehov (d.ö. 1860-1904)
- Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery (1943)
- İnce Memed, Yaşar Kemal (1955)
- Denemeler, Michel de Montaigne (1572-1588)
- Ulysses, James Joyce (1922)
- Yunus Emre Divanı (d.ö. 1238?-1320?)
- Mesnevi, Mevlana Celaleddin Rumi (1278, en eski nüshası)
- Dava, Franz Kafka (1913)
- Budala, Dostoyevski (1868)
- Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (1925)
- Son Şiirleri, Nâzım Hikmet (1970)
- Macbeth, William Shakespeare (1606)
- Kızıl ile Kara, Stendhal (1830)
- Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (1910)
- Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust (1917-1925)
- Ses ve Öfke, William Faulkner (1929)
- Gönülçelen, J.D. Salinger (1951)
- Şeyh Bedrettin Destanı, Nâzım Hikmet (1936)
- Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (1979)
- Evliya Çelebi Seyahatnamesi (1898-1938)
- Kötülük Çiçekleri, Charles Baudelaire (1857)
Ölmeden Önce Okunması Zorunlu 40 Kitap
Semih Gümüş Bizim için çağdaş Türk edebiyatının kanonunu belirlemek bile kolay değilken dünya edebiyatını baştan sona kuşatmanın anlamı olur mu? Her ikisi de modernizm sonrasında bütüncül bir kimlik kazanan edebiyatın kaygıları arasına girdi. Ne ki, gösterilen çabalar ne başka edebiyatlarda, ne de bizim edebiyatımızda dünden bugüne kalan kanonlar oluşturmaya yetti. İçinde çok değişik anlayışları bir arada barındıran bir edebiyatın ortaklaşa paylaşılan değerler yaratmasının olanaksızlığı anlaşılabilir. Denebilir ki, herkesin kanonu kendinedir ve ne kadar edebiyat anlayışı varsa, o kadar da kanon oluşur. Bizim “100 Temel Eser” girişiminin, sonunda işe yaramaz kalmasının nedenlerinden biri de bu anlayış farklılıklarının gözetilmemiş olması değil miydi? Bununla birlikte, bir edebiyatı elleri üstünde taşıyan büyük yaratıcıları tek tek öne çıkarmak bile dünden bugüne yeterince anlamlı bir çizgi çizmeyi sağlar. Kaldı ki, bir edebiyatın nasıl okunup anlaşılacağı konusunda yapılacak öneriler, o büyük yaratıcıların çizdiği yoldan yürüyenleri elbette aydınlığa çıkarır. NotosÖykü’nün “Ölmeden Önce Okunması Zorunlu 40 Kitap” araştırması bu yolun kilometre taşlarının ortaya çıkarılıp okurların önüne konmasını amaçlıyor. Hemen belirtmek gerekir ki, NotosÖykü’nün yaptığı bu geniş kamuoyu araştırması benzerlerinden belirgin farklar taşıyor. Her şeyden önce, edebiyat ve kültür dünyamızın farklı kuşaklarından pek çok adı büyük bir seçici kurul gibi düşünerek oluşturduğumuz bir kamuoyu içinde yapıldı bu soruşturma. Tam da benzer bir başlıkla geçenlerde Türkçede yayımlanan Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap adlı çalışma ile Notos'un bu sayısının konusu aynı noktadan çıkıyor.
Quintet Publishing tarafından yayımlanan kitap dünya edebiyatının 1001 değerini içerdiğine göre, artık orada bizim için ilk akla gelen, en çok önem verilen kitaplar değil de, geniş bir araştırmanın sonuçlarıdır. Hiçbirimizin de aklına hemen 1001 kitap gelmez ama kendimize göre 40 kitabı çıkarabiliriz. Özellikle gençlere yöneltilen, “En sevdiğiniz yazarlar kimlerdir?” sorusuna verilen yanıtların çoğu kez anlamlı bir sonuç veremediği, düşüncelerin alabildiğine savruk kaldığı gözlemi, NotosÖykü için yararlı olmayı öne çıkarıyor. Öylesine nesnel bir soruşturma olmalıydı ki bu, sonuç ne olursa olsun, pek çok kişinin paylaştığı bir toplam çıkabilsin ortaya. Sonra da uzunca bir süre dönüp bakılacak kalıcılığı olsun. Bu sayfalarda yayımlanan sonuca bakarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın içi boş çıkan “100 Temel Eser” girişiminin yanında, Notos'un “Ölmeden Önce Okunması Zorunlu 40 Kitap” listesinin çok daha anlamlı, yararlı bir toplam ortaya koyduğunu belirtebilir miyiz? Bu “40 Kitap” listesi öğretmenlerin, öğrencilerin, her kuşaktan ve meraktan okurun ilgi alanına girdikçe amacına daha çok yaklaşacak. Dileyen bu listeyi başucuna koyabilir, derslikteki panoya asabilir, okul yönetimine önerebilir ya da arkadaşına gönderebilir, gazetesinde yayımlayabilir ve okumadıklarını hemen okumaya başlayabilir... Soruşturmamıza katılan 74 kişiden oluşan “40 Kitap Seçici Kurulu”nun Türk ve dünya edebiyatından önerdiği kitapların toplam sayısı 405. Bu geniş liste içinden en çok oy alan ilk 40 kitabın oluşturduğu listenin başında da Don Quijote var. Benzer soruşturmaların çoğu kez ilk sıralarında yer alan Don Quijote’nin bizim hayatımızda da önemli bir yeri olması şaşırtıcı değil. Cervantes’in 400 yıldır insanları şaşırtan bu sıra dışı romanı, demek ki bir 400 yıl daha eskimeden kalacaktır. Arada elbette İlyada ve Odysseia ile Binbir Gece Masalları, Shakespeare’den Hamlet, Macbeth ve Dante’den İlahi Komedya var ki, bu altı kitabı okumak insanlığın tarihin karanlığı içinde nasıl varolduğunu anlamayı kolaylaştırır. Dünya edebiyatının klasiklerinin ilk akla gelenlerinin pek çoğu “40 Kitap” listesinde de yer alıyor. Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Ecinniler ve Budala’nın listenin üst sıralarında yer alması, kimilerinin zaman zaman öne sürdüğü gibi, Dostoyevski’nin dünya edebiyatının klasik döneminin en önemli yazarı olduğunu gösterir mi? Sonra elbette Tolstoy: Anna Karenina’nın Savaş ve Barış’ın üstünde bulunması da sanırım seçici kurulumuzun yazınsal sezgilerinin gücünü anlatır. Ardından Bütün Öyküleri ile atalarımız arasında saydığımız Çehov. Flaubert’in Madame Bovary’si ile Stendhal’in Kızıl ve Kara’sı da dünya edebiyatının başyapıtları arasında hiçbir dönemde değişmeyen yerlere sahip. Çağdaş klasikler arasında sayılan Yüzyıllık Yalnızlık, Dönüşüm, Ulysses, Dava, Mrs. Dalloway, Kayıp Zamanın İzinde, Ses ve Öfke romanları da ilk kırkın önde gelen kitapları arasında. Bunların herhangi birinden vazgeçmek, modernizmin yapıtaşlarının eksilmesi anlamını taşır. Notos'un “40 Kitap” seçiminin en önemli yanlarından biri sağduyuya ve yazınsal değere dayalı güvenilirliğiyse, öbürü de bizim dünyamızdan çıkmasıdır. Öteki benzerlerinden asıl farkı burada. Kendi kamuoyumuzun seçtiği “40 Kitap” arasına bizim edebiyatımızdan pek çok yapıtın girmesi, bu listenin okurlarımıza dönük yüzünü gösteriyor. Dolayısıyla izlenmesi, okunup yararlanılması kolay, gerçekçi ve önyargısız bir liste bu. “40 Kitap”ın 28’i dünyadan, 12’si ülkeden. Memleketimden İnsan Manzaraları, Alemdağda Var Bir Yılan, Tutunamayanlar’ın tepeye çıkışı, denebilir ki edebiyat kamuoyumuzun duyarlığını gösterir. Ahmet Hamdi Tanpınar, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, A-dalet Ağaoğlu da çağdaş Türk e-debiyatının doruklarından bazıları. Yunus Emre Divanı ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi ise, elbette ilk akla gelen klasiklerimiz olarak saptanıyor. Başta da vurgulayarak söze girdim ya, bu listeler o amacı baştan taşımasalar bile, kendiliğinden ve öznel kanonlar olarak belirir. Dolayısıyla edebiyatımızın kendi modernizmini yaratırken yenilikçi özellikleriyle kıyıda durmayı seçenler genellikle ilk listenin dayanakları arasında seçilmez de, sonraki listenin tamamlayıcıları olur. Listede yer almayan, ama pek çokları için olduğu gibi, benim için de vazgeçilmez yazarlar ve kitapların böyle değerlendirildiğini düşünüyorum. Bir de şu var: Listede yer alan kitapların 24’ü roman, 2’si öykü, 7’si şiir kitabı.
Romanlar, bir kanonu oluşturan taşıyıcılar olarak her zaman öne çıkar. Roman bir uzun dönemi topyekûn yansıtma becerisini ve olanaklarını kullanırken, öykü ya da şiir, o düşünsel ve kültürel temelin koruyucu tabakası olur. “Ölmeden Önce Okunması Zorunlu 40 Kitap” ilgi çekici bir başlık değil. Tam tersine, sağlam bir düşünsel temelden çıkan, içinde yaşadığımız kültürün yakınlıklarını, eğilimlerini ortaya çıkaran ve bizim dünya edebiyatıyla aramızdaki ilişkinin kaldıraçlarını saptayan bir soruşturma. Kendilerinden 10’ar kitap önermelerini istediğimiz yazarların bunu bir ödev olarak alıp üstünde çalıştığını da biliyoruz. İnanılmaz zenginlikteki bir dünya içinden 10 kitap seçmek elbette güç, belki olanaksız, ama bu, aynı zamanda çok sıkı bir süzgecin tutulması anlamına da geliyor. Böylece adı anılan 405 kitaptan en çok oy alan ilk “40 Kitap” ortaya çıktı. Bu “40 Kitap”, bundan sonra yakınlarımıza, öğretmenlere, öğrencilere, gençlere önerilecek tutarlı bir listedir ve bir seçici kurul yerine geçen 74 yazarın onayından geçmiştir ki, bu kurulun resmi kurumların oluşturduğu bütün kurullardan daha güvenilir olduğunu belirtemeye gerek var mı? Notos, gelecekte de geniş ve doğru kamuoyunun sağduyusundan, sezgisinden ve bilgisinden çıkacak bu tür nitelikli soruşturma sonuçlarıyla kültür ve edebiyat dünyamızın duyarlığını düzenli biçimde yansıtmayı anlamlı, yararlı bir görev olarak görüyor.
2007






