Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Ocak 2016

Ne Haber

Nörologlar Sherlock Holmes'ta Ne Buluyor?

Oggito

Paylaş

32

0


Günümüz nörologları yüz yıl önceki dedektif hikâyelerini niçin inceliyor? “İmkânsızı elediğinizde geriye kalan şey ne kadar umulmadık olsa da gerçek o olmalı” diyordu Holmes. Andrew Lees Londra’daki UCL üniversite hastanesinde tıp kariyerine başladığında üstlerinden biri ona ilginç bir okuma listesi vermişti. Anatomiyle ilgili tıp kitapları yerine bu liste Sherlock Holmes seti içeriyordu. Bir nöroloğun hayali bir dedektiften öğreneceği ne olabilirdi? Beyinle ilgili bir dergi olan Brain’de yazdığı makalede, Lees bu kitaplardan çok şey öğrendiğini itiraf ediyordu. Uzmanlık alanınız ne olursa olsun, Sherlock Holmes dedektif hikâyeleri, rasyonel düşünme konusunda önemli derslerle doluydu. Sherlock Holmes karakterini yaratan Arthur Conan Doyle’un kendisi de doktordu. Bu karakteri, Edinburgh’da bir hastanede çalışan ve döneminin önemli doktorlarından biri olan Joseph Bell’e dayandırdığına dair veriler var. 1927’deki bir röportajında Doyle, “Hikâye yazmayı denemek istedim ve buradaki kahramanın suçları ele alma şekli Dr Bell’in hastalıkları tedavi ettiği şekle benzeyecekti” diyor. [caption id="attachment_10754" align="aligncenter" width="630"]160111123334_sherlock_holmes_museum_624x351_getty_nocredit Londra'daki Sherlock Holmes Müzesi her yıl pek çok ziyaretçiyi çekiyor.[/caption] Lees, Conan Doyle’un Nöroloji İncili kitabını yazan William Gowers gibi doktorlardan da esinlendiğini düşünüyor. Gowers, odaya adımını attığı andan itibaren hastayı gözlemleme konusunda öğrencilerini uyarıyordu. Örneğin frengi hakkında verdiği bir derste, hastanın odaya girerken gözlemlenmesi sayesinde yürüme şeklini, topallamasını ve benzinin rengini görmenin, böylece hastalıkla bağlantı kurmanın mümkün olacağını belirtiyordu. Holmes’te de gördüğü her insanı en ufak ipuçlarına dayanarak inceleme alışkanlığı vardı. “Küçük ayrıntılar her zaman en önemli şeylerdir” diyordu Conan Doyle. Hem Gowers hem de Sherlock Holmes, önyargıların muhakeme yeteneğini zayıflatmasına izin vermemek gerektiğini söylüyordu. Serinkanlı, önyargısız gözleme önem veriyorlardı. Bohemya Skandalı adlı hikâyede Sherlock Holmes, yardımcısı Watson’u şöyle azarlıyordu: “Görüyorsun, ama gözlemlemiyorsun. Arada fark var.” Dr. Gowers da şöyle bir yöntem izlenmesi gerektiği önerisinde bulunuyordu: “Bilmediğiniz bir vaka ile karşı karşıyaysanız, bildiğiniz bütün hastalık türlerini ve adlarını bir süreliğine unutun. Bu vakayı daha önce hiç görülmemiş gibi inceleyin, kendine özgü özellikleri olan bir sorun olarak ele alın.” Gowers’in gözlem gücünün bazen hayali kahraman Sherlock Holmes’dan daha iyi olduğunu görürüz. Histeriye benzer psikolojik sorunları olan bir adama yanlış teşhis konmuştu: “Hastanın yatağının başucundaki notlara öylesine bakıyordum ki mesleğinin ‘boyacılık’ olduğunu gördüm. Daha sonra damaklarını incelediğimde, mesleğinin etkilerini bariz bir şekilde görebiliyordum” diyordu Gower. Yani sadece iyi bir gözlemle, başkalarının gözden kaçırdığı şeyleri görmüştü. Hastanın rahatsızlığı boya zehirlenmesinden kaynaklıydı. 160111120638_sherlock Her iki karakterin ortak özelliklerini gösteren başka örnekler de var. Tümdengelim yöntemiyle bir hastalığa ya da cinayete dair bütün olasılıkları incelemeleri gibi. “İmkânsızı elediğinizde geriye kalan şey ne kadar umulmadık olsa da gerçek o olmalı” diyordu Holmes. Ama her ikisinden de öğrenilecek en önemli ders, belki de hatanızı kabul etmenin değerine dairdir. “Baylar, haklı olmak herkesin hoşuna gider, ama haksız olmak genellikle daha faydalıdır” diye yazmıştır Gower. Holmes ise şöyle der: “Bir köstebek kadar kör davrandığımı itiraf ediyorum, ama geç de olsa bilgeliği öğrenmek hiç öğrenmemekten iyidir.” Bu alçakgönüllülük, birçok zeki ve yetenekli insanın mustarip olduğu ‘uzmanlık hastalığı’nı yenmede anahtar işlevi görür. UCL Üniversitesi’nden bilişsel nörolog Itiel Dror, hem tıp hem de adli tıp alanında uzmanların bazı ölüm kalım meselelerinde bile kendi önyargılarının kararlarını nasıl etkilediğini gösteren birçok örnek ortaya koydu. Gower’in Conan Doyle üzerindeki etkisi ne olursa olsun, Sherlock Holmes bugün mantıklı düşünmenin gücü konusunda önemli dersler sunuyor. En ileri teknoloji bile basit gözlemin ve rasyonel mantık yürütmenin yerini dolduramaz.

Kaynak: David Robson, BBC Future

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

2017’yi İple Çekmenize Neden Olacak 16..Denis Gürcü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. T. Yılmaz

19 Mart 2026

Robert Duvall: Sinemada Her Zaman Gerç..

"Sabahları napalm kokusunu seviyorum... Kokusu... zafer gibi.”Böyle diyordu Duvall, Francis Ford Coppola'nın Apocalypse Now  (1979) filmindeki Wagner hayranı, sörf meraklısı ve sadece 11 dakikalık bir oyunculuk gösterisiyle bir sinema ikonu yaratmayı..

Devamı..

Kapitalizm Öldü mü, Yoksa Taht mı Deği..

Uğur Ugan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024