Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Ağustos 2022

Kitap

Özgür Ağaoğlu'dan "Yine": “Şimdilik ölene dek hayattasın”

Burak Soyer

Paylaş

0

0


Özgür Ağaoğlu’nun Yine’si, yeraltı edebiyatıyla yoğun temas halinde. Ancak kitabı okuyanlar bu temas, yeraltı edebiyatını argo, şiddet, kafa yapıcı birtakım maddelerin kullanımıyla sınırlandıranlar için nafile kalacaktır zira sağlam bir yeraltı eserindeki ciğerine kadar inen karakter çözümlemesi, toplumun tüm katmanlarına saplanan oklar ve kara mizah Yine’de fazlasıyla var.

İstanbul Sarıyer sahili… Saatler gece yarısını vurmak üzereyken ayağına dandik bir market poşetiyle taş bağlamış otuz beş yaşında bir adam kendini karanlık sulara bırakmak üzere. Planı önceden mi yapmış, bilmiyoruz. Ama kendince haklı sebepleri var: “…Hayır, karşı cinsten hiç kimseyle doğru düzgün ilişki kurmayı beceremem, hayatta en çok sevdiğim kadının şu an başka bir adamın yanında, altında ya da üstünde olması, üniversiteyi bitirememekle kalmayıp hiçbir işte de dikiş tutturamamam, bütün mal varlığımın on beş lira elli kuruş olarak cebimde durması, babamın daha ilkokulda benden vazgeçmesi, anneminse daha birkaç saat önce son kez sesini duymak için aradığımda “yemek yapıyorum sonra ara, para isteyeceksen de hiç arama, üç aylığımı daha almadım,” demesi, aylardır kira ödeyememle birlikte ev sahibinin artık zorla çıkarma tehditleri, tek bir arkadaşımın bile olmaması, bütün hayatım boyunca sigara ve alkol namına ne bulursam içmem ama herkesi eğlendiren esrarın benim midemi bulandırması, bu yüzden son üç yıldır yalnızca bir kez seks yapma fırsatı bulabilmişken fırsatı sağlayan kızın üstüne kusmam, hayatımdaki her şeyin daha da boktan hale getiren Ankara’dan İstanbul’a göç etme kararım, yukarıda bahsi geçen kızın bana bir şans daha vermesine rağmen bu sefer de kızın yatağına kusmam, Beyoğlu’nun bok ve küfün sapık çiftleşmesinden doğan kokusu ve bu kokunun her santimetrekaresine işlediği evlerde geçirdiğim boş saatler, ülkenin, Ortadoğu’nun ve dünyanın gittiği yer, kimseyi layığınca sevemediğim gibi kimseden de layığınca nefret edememem, hiçbir kavgaya girmemem, beni zorla ittiklerini de asla kazanamamam… Hayır, kendimi gebertmemin nedeni bunlar da değil. Neden, bütün bunlara sebep olan, sahip olduğum her delikten fışkırırcasına içime işleyen atalet!” Nasıl? Sırtı hayli yüklü bir hayat değil mi? İsmini bile açıklamayan, ölüme vuslatına on dakikacık varken bile, tam o anda torbalarını patlarcasına gelmiş çişini düşünen bir adamın bunların altında nefes alması bile alkışı hak eder. O da bizim gibi düşündüğü için son sigarasını yutarcasına ciğerine çekip “Eyvallah”ı bastığı anda kör bir kurşun sesi duyuluyor. Kim vurdu, kimi vurdu, niye vurdu? Adam atladı mı, korkup kaçtı mı? Kaçtıysa kendini yiyip bitiren “kendinden” kurtulabildi mi? Bunların hepsi Özgür Ağaoğlu’nun Büyülüdağ Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı Yine’de yazıyor. 1979 yılında Ankara’da doğan Özgür Ağaoğlu, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalını bitirmiş. Halihazırda senaristlikle uğraşıyor.

Yukarıdaki alıntıda yazılanlar hem kitabın hem de onun isimsiz karakterinin yaşam öyküsünün kısa bir özeti aslında. Adamımızın ne “yaşayamadığı” bu cümleler kadar sadece. İntiharı sırasında patlayan silahtan çıkan kör kurşunun kendisine saplandığını, karakterin gözlerini bir hastanede açmasından anlıyoruz. Esas macera da bundan sonra başlıyor zaten. Silahı ateşleyenin kim olduğuna dair bir iz bulunmadığı için adamımızın kendi kendini vurduğuna kanaat getiriliyor ve hem zihinsel hem de fiziksel bir tedavinin ardından taburcu olup eve dönüyor. Kapıda onu içine on beş bin lira olan bir zarf ve üzerinde ‘Avukat Baran Selvi’ yazan bir kartvizitle karşılaşıyor. Hayatta belki de tek başarılı olacağı anın elinden alınması, adamımızda Örümcek Adam’ın örümceğin onu ısırdıktan sonraki hali gibi bir dönüşüm başlatıyor. Onu vuranlardan intikam almak ve ilk defa “tam” olabilmek için kendini “gerçek dünyanın” içine atıyor. Hem de gözü en kanlı haliyle. Artık önüne gelene postayı koyuyor, kafasındakini en okkalı küfürle harmanlayıp tokat niyetine karşısındakinin suratına patlatıyor. Kadınların kalbine cool bir hareketle inip orada kendine yer ediniyor. Aslında çoktandır içinde yaşayıp de önündeki ataleti yüzünden kafasını bile kaldıramadığı ne varsa insanüstü bir güçle saldırmaya başlıyor. Nefes alan ne varsa onun bu saldırısından nasibini alıyor. Nihayetinde elbette Baran Sezgin’in ve kendini vuranların da olayını çözüyor ama oralara şimdi hiç girmeyelim…

Özgür Ağaoğlu’nun Yine’si, yoğun temas halinde. Ancak kitabı okuyanlar bu temas, yeraltı edebiyatını argo, şiddet, kafa yapıcı birtakım maddelerin kullanımıyla sınırlandıranlar için nafile kalacaktır zira sağlam bir yeraltı eserindeki ciğerine kadar inen karakter çözümlemesi, toplumun tüm katmanlarına saplanan oklar ve kara mizah Yine’de fazlasıyla var. Yazarın kurgunun içinde sarmaşık gibi ilerleyen uzun cümleleri, ironiyi ve trajediyi iç içe geçirerek ikisi arasında bir soydaşlık kurması ve kitabın sonunu da ustalıkla bağlaması Yine’yi bir ‘ilk kitabın’ çok ötesinde bir yerlere koyuyor. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Türkiye’ye ait 100 büyük yanılgıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mehmet Dinç

29 Eylül 2025

Zülfü Livaneli’yi Neden Okumalıyız?

Livaneli insan doğası ve tutkularını bilince çıkarmada isabetli tespitlerde bulunur.Zülfü Livaneli uluslararası çapta tanınan bir yazardır. Sanatındaki derinlik onu bilge konumuna taşır. Zorlu aşamalardan geçmesi, hayati riskler alması ve şartlar ne olursa olsun du..

Devamı..

Edebiyatı Savunmanın Önemi

Maris Kreizman

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024