Porselen Tartışma
7 Ocak 2019 Öykü

Porselen Tartışma


Twitter'da Paylaş
0

Devam etmek istedim. Onlara ve başkalarına bunu söyle.
Kimlere?
Onlara ve başkalarına...
Biraz uyumak ister misin?
Yeni uyandım.
Yeterince uyumamış olabilirsin.
Ne kadar uykuya ihtiyacım olduğunu biliyorum.
O zaman bir şeyler yiyelim.
Henüz acıkmadım.
Hazırlarken acıkırsın.
Yemek hazırlamayı sevmediğimi biliyorsun.
Sevmediğin şeyleri yapmadığını söylememiştin.
Her söylediğimi işittiğini sanmam.
Çoğu zaman işitmek için çabalarım.
Çabanı görüyorum.
Bunu gördüğün için şanslı mı hissetmeliyim?
Sana sormalı.
Bazen şanslı hissediyorum.
Bazen seninle olmak çok zor.
Seninle olmak hiçbir zaman kolay olmadı.
Tutarlı olduğum için kötü mü hissetmeliyim?
Bunu bana mı sordun?
Sadece sordum.
Anladım.
Neyi anladın?
Kendine sorduğunu.
Ne var bunda?
Hiç.
Sahiden hiç mi?
Gerçeği umursamazsın ki.
Senin bunu dile getirmeni önemserim.
Seninle olmayı özlüyorum.
Neden konuyu değiştiriyorsun?
Neden devam etmek istiyorsun?
Bazen sonsuza kadar uzatmak istiyorum.
Bunun için hazır değilim.
Ama burdasın.
Burda olmamı buna yorma.
Susmak istiyorum.
Ben de.
.
.
Bir saat sonra:
Adam mutfakta bir şeyler hazırlıyordu.
Dün aldıkları kerevizleri soymuştu. Kararmalarını istemiyordu.

Ama bunu engellemek için ne yapması gerektiğini bilmiyordu.

Bekliyordu.

Hatırlamak için.
Bu arada kerevizler karardılar.
Bir kaç parça kararmış kereviz ve adam mutfaktayken,
kadın hâlâ yatağın içindeydi.
Hiçbir şey yapmadan bekliyordu.
Kadının adı Esma.
Mutfaktaki adamla bir yıldan az oldu beraberler.
Onu yıllardır tanıdığını düşünüyor.
Ama bunun bir önemi yok.
Neden diye sorarsanız?
Sormazsınız.
Cevap vermeyi severim.
O adam mutfağından çıksın istiyor.
Mutfakta olduğunu biliyor.
Çıkardığı gürültüden.
Gürültü gösterinin ta kendisidir.
Bu basit bir anlatım.
Onlar,
Esma ve mutfaktaki adam,
Onlar basit değiller.
Yaşam basit olamaz ki.
Söz hafiflerse zorluk hissedilir.

Böyle düşünüyorum.
Yanılıyor olabilirim.
Yazarken haklı yazdıktan sonra da yanılmayı isterim.
Neler söylüyorum böyle.
Niyetim bu değildi.
Esma’yı ve mutfaktaki adamı anlatacaktım.
.

.
Bu arada bir saat daha geçti.
Adam kararmış kerevizleri çöpe attı.

Şöyle bir etrafına bakındı.

Sonra da üstünü değiştirmeden evden çıktı.
Koridorda duran sehpanın üstündeki yedek anahtarı yanına aldı. Arabanın anahtarını bıraktı.
Yürüyecekti.
Dışarısı soğuktu.
Neyse ki üstünde kalın bir mont vardı.

Mont askıdaydı. Evden çıkmadan az önce giymişti.
Esma.
O evde kaldı.
Kapının sesini duyduktan bir kaç dakika sonra yataktan çıktı.
Duş aldı.
Üstüne gelişi güzel bir şeyler giydi.
Islak saçlarını kuruttu.
Mutfağa hiç uğramadı.
Koridordan geçerken arabanın anahtarına gözü takıldı.
O anahtar onun değildi.
Dahası iyi bir sürücü de değildi.
Döndü.
Anahtarı aldı.
Kapıyı kilitledi.
Evden çıktı.
Boynunda sarı bir atkı, saçında siyah bir tel toka vardı.

İntihar etmedi.

Kazaydı.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR