Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ağustos 2025

Kültür Sanat

Naziler Niçin Bayeux Duvar Halısının Parçalarından Birini Çaldı?

Millie Horton-Insch

Paylaş

0

0


Ortaçağ’a ait böylesi olağanüstü bir nesneden arta kalan ufacık bir parça bile bulunduğunda heyecan yaratır.

Bayeux duvar halısının bir parçası Mart ayında Almanya’da, Schleswig-Holstein eyalet arşivlerinde bulundu. Peki söz konusu parça nasıl oldu da Almanya’daki devlet arşivlerine girebildi? Bunu anlamak için halının tarihindeki az bilinen, rahatsızlık verici bir projeye bakmak gerekiyor: SS Rejiminin kurduğu kültürel miras araştırma grubu Nazi Ahnenerbe tarafından yürütülen Sonderauftrag Bayeux, yani Özel Bayeux Operasyonu. 

Nazilerin sanata verdiği önemin kimi zaman aşırılık derecesine vardığı sıklıkla gözlemlenen bir durum. Fakat kültürel alandaki her tür üretime olan bu düşkünlükleri ve kültür konusundaki her meseleyi kendi lehlerine olacak biçimde manipülasyon için kullanmaları Hitler’in soykırım rejiminin ve küresel hâkimiyet çabalarının bir parçasından ibaret. 

Heinrich Himmler’in otoritesine tabii olan Ahnenerbe’nin kuruluş amacı, Nazi rejiminin merkezinde yer Aryan ırkın üstünlüğü mitolojisini destekleyecek her tür veriyi ele geçirmek ve bu konudaki tezleri haklı çıkaracak tarihsel anlatının yayılmasını sağlamaktı. Bu amaçla bilimsel yöntem kullandığını iddia eden bütün araştırmaların gözetimini üstlendi. 

Bununla birlikte Nazilerin bütün projelerini kendi ırkçı ideolojilerini meşru kılacak sahte bir tarih yaratmak üzerine kurguladığı ve mevcut tarihsel verileri manipüle ettiği uzun süredir bilinen bir gerçek. Naziler tarafından bu amaçla yürütülen çok sayıda proje vardı ve bu kapsamda birçok akademisyen Aryan üstünlüğünü mitolojisinin kanıtları olabilecek materyalleri bulabilmek için dünyanın dört bir yanını dolaştı. Sonderauftrag Bayeux projesi de bunlardan biriydi. 

Bayeux duvar halısı Britanya tarihi açısından tek bir önemli anın sembolü olarak kabul edildiğinden Nazilerin bu halıya olan ilgisi biraz şaşırtıcı gelebilir ama nasıl ki, Britanya’da politikacılar siyasi gündemleri açısından ara sıra bu halıya atıfta bulunmayı işlevsel görüyorlarsa Ahnenerbe için de aynı tutum geçerliydi. 

Sonderauftrag Bayeux projesiyle yapılmak istenen, halının İskandinav karakterini ön plana çıkaran çok ciltli bir çalışma hazırlamaktı. Ahnenerbe’nin amacı duvar halısını, Kuzey Avrupalı Vikinglerin soyundan geldiğini ve Modern Alman Aryanlarının ataları olduğunu iddia ettiği erken ortaçağ Norman halkının üstünlüğüne bir kanıt olarak sunmaktı. Projeyle ilgili çalışmalar 1941 yılının haziran ayında başladı. Halıyı ilk elden incelemek için Normandiya’ya gönderilen ekipte aynı zamanda tekstil alanında bir uzman olan ve Almanya’nın Neumünster kentindeki Germanic Costume Institute'ün başkanlığını yürüten Karl Schlabow da vardı. Schlabow Normandiya’da iki hafta geçirdi ve araştırmalarını tamamladıktan sonra halının arka dokumasından ufak bir parça koparıp Almanya’ya götürdü. 

İlk raporlar Schlabow’un bu parçayı halının Naziler tarafından Paris’e nakledildiği esnada çıkardığını iddia etse de, bunu 1941 yılının Haziran ayında, Sonderauftrag Bayeux’nün öteki üyeleriyle birlikte Normandiya’da görevliyken yapmış olması daha olası.

Söz konusu ziyaret esnasında halının bir kopyasını resmetmekle görevlendirilen sanatçı Herbert Jeschke, yapmış olduğu eskizlerden birinde kendini Schlabow ve proje direktörü Herbert Jankuhn ile birlikte duvar halısının üzerine eğilmiş olarak çizmiş ve eskiz, Orta Çağ’ın en büyük şaheserlerinden biri olarak kabul edilen Bayeux Duvar Halısını birebir görebilmiş olmanın sevincini ifade eden “Die Tappiserie!” ismiyle sunulmuştur.

Sonderauftrag Bayeux projesinde görev alan öteki araştırmacılar gibi Schlabow da Ahnenerbe’ye katılabilmek için mecburen önce SS’e kabul edildi. Bu yüzden günümüzde İngiliz Ordusu’nda çavuş rütbesine denk gelen SS-Unterscharführer rütbesine sahipti. Fakat öteki Ahnenerbe üyeleri gibi Schlabow da, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Nazi politikalarını desteklediğini reddetti. 

Bununla birlikte ABD istihbaratının İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ele geçirdiği belgelere göre Yahudi arkadaşları olan ya da komünist fikirlere sempati duyanların Ahnenerbe’ye kabul edilmediğini ortaya çıkardı. Dolayısıyla araştırmacıların sırf bu sebeple bile olsa Nazizime sempati duyuyor gibi görünmeleri gerekiyordu. 

Ahnenerbe’nin bu projeyle ortaya çıkarmaya çalıştığı ya da ortaya çıkarmayı umduğu şeyin ayrıntıları belirsizse de, görünüşe bakılırsa duvar halısını Cermen Aryanlarının üstünlüğünün bir simgesi olarak ilan etmek için araştırmacıları orijinal eserin bulunduğu yere göndermek ve resimli bir araştırma dosyası oluşturmak yeterliydi. Duvar halısının tasarımında yer alan İskandinav etkisinin bu çalışmanın üreteceği sonuçlar bakımından merkezi bir rol oynayacağı açıktı ama proje, Almanya’nın yenilgiye uğraması sebebiyle tamamlanamadı. 

Savaştan sonra Ahnenerbe’nin çoğu üyesi gibi araştırmalarına dönen Schlabow, Gottorf Kalesi’ndeki Schleswig-Holstein Eyalet Müzesi’nde çalışmaya başladı. 

Ortaçağ’a ait böylesi olağanüstü bir nesneden arta kalan ufacık bir parça bile bulunduğunda heyecan yaratır. Fakat kayıp parçanın ait olduğu yere dönüşü, kaybolduğu koşulların bağlamı içinde değerlendirilmelidir ve bu açıdan bakıldığında Schlabow’un halıdan bir parça çalma cesareti göstermesi şaşırtıcı değildir çünkü dahil olduğu rejim ona, Aryan bir Alman olarak bu nesne üzerinde doğuştan hak sahibi olduğunu dayatmıştır. 

Bu buluntu bize geçmişimizin aslında düşündüğümüzden çok daya yakın olduğunu ve miras aldığımız tarihlerimize önceki uygulamalarca düşürülen koyu gölgelerin ardında ne olduğunu keşfetmek için yapılacak çok işimiz olduğunu hatırlatır. 

Kurtarılan parça şu anda Schleswig-Holstein’da sergileniyor ama 2027 yılında Normandiya’ya, Musée la Tapisserie de Bayeux’ye dönecek ve iki parça 1941’den bu yana ilk kez bir araya gelecek.

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Romantik Paris: Edebiyat Salonlarının ..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Matthew Wills

6 Ekim 2025

Ölümsüz Figürlerin Çokkültürlülüğü

Oysa dünya üzerindeki ölümsüzler geceleri ava çıkan kan emicilerden ibaret değil.Avrupa haricindeki mitolojilerde karşımıza çıkan ölümsüz figürlerin tamamını -popüler kültürün ya da akademinin yaptığı gibi- “vampir” olarak nitelemek pek mantıklı bir tutum değil.“Vam..

Devamı..

Mega Influencerların Yükselişi

P. D. &. L. Moon

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024