Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Ağustos 2020

Roman

'Sessiz Ev' Sözlüğü

Esra Ertan

Paylaş

1

0


Anadol: Türkiye’de tasarlanan ve üretilen ilk otomobilin Anadol olduğu düşünülür. Ancak Anadol’un tasarımı İngiliz firması Reliant tarafından yapılmış (Reliant FW5) ve Otosan’da bu firmadan alınan lisansla üretim yapılmıştır. Anadol’un şasi, motor ve şanzımanları ise Ford’dan temin edilmiştir.

“Benim döküntü Anadol burada çok şey kaçıyor demiştin, değil mi?” (111)

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Anadol#Tarih%C3%A7e

Annalen der Physik Dergisi: Albert Einstein’ın, 1905’de İzafiyet Teorisini yayımladığı Alman bilim dergisi.

“Amerika’ya gidince ben hemen, kimsenin aklına gelmeyen, çok basit ama çok temel bir fiziksel buluş yapar ve  hemen Albert Einstein’ın ilk buluşlarını yayımladığı Annalen der Physik dergisinde yayımlar…” (163)

Britannica Ansiklopedi: Dünyanın en eski ve en büyük İngilizce ansiklopedisidir. Ayrıca dijital bir ansiklopedi hizmetidir.

https://www.britannica.com/

“…New York’a gitmediğimi ve o manzarayı seyretmediğimi söylemedim, ama bu şehrin nüfusunun Ansiklopedi Britannica’nın bizim okuldaki 1957 baskısına göre…” (47)

Cennethisar: Romanın geçtiği Gebze’ye bağlı bir kasaba. Orhan Pamuk, Ezgi Başaran’a verdiği bir  röportajda kasaba ile ilgili şunları söylüyor:

“1994’te annemin Bayramoğlu’ndaki evinde Yeni Hayat romanımı yazıyorum. Gebze, Bayramoğlu ve Darıca’yı çok gezmişimdir. Zaten buralarda gördüklerimi Sessiz Ev’de anlatmıştım. Orada tasvir edilen Cennet Hisar denilen yer buralara benzer. Yeni Hayat ise bildiğiniz gibi "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" cümlesiyle başlar. Benim hayatımı değiştiren ise kızımın doğumudur. Yeni Hayat romanı ise bu fotoğrafın çekilmesinden üç ay sonra aşırı satışıyla hayatımı değiştirdi.”

https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/nobel-e-giden-edebi-yol

Ayrıca http://turkiyeromanharitasi.com/ adlı adrese de göz atılabilir.

Cennette Buluşalım: Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun’un başrollerinde olduğu Yeşilçam filmi.

“Önce tanıştılar, kız şarkıcı ve onu beğenmiyor, ama bir gün çocuk onu kurtarınca beğeniyor ve sevdiğini anlıyor, ama babası bu evliliğe karşı çıkıyor. Sonra çocuk hapse girdi. Ara verdiler, yerimden kalkıp kalabalığa çıkmadım. Sonra gene başladı ve kız gazinonun sahibiyle evlendi, ama çocukları olmadı ve olsun diye bir şey yapmadılar. Kocası o kötü kadının peşinden gidince, Ediz de hapisten kaçınca Boğaz Köprüsü’ne yakın bir evde buluştular ve Hülya Koçyiğit şarkı söyledi. O şarkıyı dinlerken biraz tuhaf oldum. Sonunda, onu kötü kocadan kurtarmak isterken o zaten cezasını kendi bulunca anlaşıldı ki artık evlenebilirler. Babası arkalarından sevinçle bakıyor ve onlar yolda kol kola yürüyorlar, yürüyorlar, gittikçe küçülüyorlar ve SON” (14-15)

Charles Lindbergh: Atlas okyanusunu uçakla geçen (1927) Amerikalı ilk havacıdır.  Aynı zamanda Charles Lindbergh’le bir edebi karakter olarak, Philip Roth’un  2004 yılında yayımlanan The Plot Against America adlı alternatif tarih türündeki romanında karşılaşmak mümkün. Roman, 2020 de, HBO kanalı tarafından, altı bölüm halinde televizyona drama olarak uyarlandı.

https://en.wikipedia.org/wiki/The_Plot_Against_America

https://www.imdb.com/title/tt9308346/

“…Uçak artık bir savaş silahıdır… Lindbergh adlı bir zat Atlantik denizini geçen hafta uçarak geçmeyi başarmıştır…” (180)

Chops: Charles Dickens’ın, ucube gösterisinde oynayan bir cüceyi anlattığı Mr.Chops adlı kısa hikâyesi.

“Chops!” “Ne?” “Dickens’ın bir romanındaki sinsi bir cüce” (194)

Cüceler Evi: “Bunlardan başka, Üsküdar’da bir zamanlar, bir de cüceler evi bulunmaktaydı. Sıradan insanlar için değil, cüceler için yapılmış olan bu evin, hiçbir eksiği yoktu. Yalnızca, odalarının, kapılarının, pencerelerinin, merdivenlerinin boyutları cücelere göreydi ve ortalama bir insanın içeri girebilmesi için iki büklüm olması gerekirdi. Sanat tarihçisi hocamız Prof. Dr. Süheyl Enver’in araştırmalarına göre, bu evi cücelerini çok seven, II. Sultan Mehmet’in zevcesi ve I. Sultan Ahmet’in valideleri Handan Sultan yaptırmıştır. Bu kadının cücelerine olan aşırı düşkünlüğünün Harem tarihimizde önemli bir yeri vardır. Handan Sultan, ölümünden sonra, çok sevdiği bu sevimli dostlarının rahatsız edilmeden, huzur içinde birlikte yaşamalarını arzu etmiş, bunun üzerine Saray’ın başmarangozu Ramazan Usta seferber edilmişti. Doğramalarının ve ahşap işçiliğinin mükemmeliyetinin bu evi küçük bir şaheser haline getirdiği söylenmektedir. Fakat, aynı yıllarda Üsküdar’ı gezen Evliya Çelebi’de sözü edilmediği için, gerçekten böyle tuhaf ve ilginç bir ev olup olmadığını kesinlikle bilemediğimizi söylemeliyiz. Gerçekten var idiyse bile, bu tuhaf ev Üsküdar’ı kasıp kavuran 1642’deki ünlü yangında yok olmuş olmalı.” (11)

Cüceler evi, gerçekten var olup olmadığı bilinmemekle birlikte, Orhan Pamuk’un bahsetmekten hoşlandığı bir mekân olmalı. Kara Kitap adlı romanında da karşımıza çıkıyor Cüceler evi.

“15.B: Üsküdar’daki esrarengiz cüceler evi, mesela iyi bir konudur.” (91)

Çitlembik: Dünya üzerine Afrika, Kuzey Amerika, Asya ve Güney Avrupa’da yetişen bir bitki.

“Çitlembiklerin sarktığı dar aralıktan geçip çarşıya çıktım.” (71)

Edward.G.Robinson: Sert adam rolleriyle ünlü Romanya asıllı Amerikalı oyuncu. Sinema sektöründeki gangster rollerinin de standardını oyunculuk performansıyla belirlemiştir.

https://www.imdb.com/name/nm0000064/

“Çırak şişelerimi kese kağıdına koyarken kısa boylu, geniş ağızlı, çirkin bir ihtiyarı nedense Edward G.Robinson’a benzetmeye çalıştım.” (191)

Fuzûlî: Türk divan şairi. Romanda geçen ve Faruk’un, Metin’in arkadaşı (platonik aşkı) Ceylan’a bir kısmını okuduğu gazelin tamamı şöyledir:

Öyle ser-mestim ki idrâk etmezem dünya nedür

Men kimem sâkî olan kimdür mey û sahbâ nedür

Gerçi cânândan dil-i şeydâ içün kâm isterem

Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedür

Vasldan çün aşık-ı müstâğni eyler bir visal

Aşıka maşukdan her dem bu istiğnâ nedür

Hikmet-i dünyâ vü mâfiha bilen arif değül

Arif oldur bilmeye dünyâ vü mâfiha nedür

Ah u feryâdun Fuzûlî  incidübdür  âlemi

Ger belâ-yı ışk ile hoşnûd isen gavga nedür (165)

https://www.antoloji.com/oyle-ser-mestem-ki-idrak-etmezem-dunya-nedur-siiri/

Gebze Kaymakamlığı Arşivi: Romanın karakterlerinden Faruk’un sık sık gidip geçmiş tarihi olaylar ve haberler üzerine çalıştığı arşiv. Bir üniversitede tarih hocalığı yapan Faruk, belli bir konu/dönem/çağ arayışı olmaksızın, gelişigüzel arşivde bulduğu vaka haberleri ile uzun okumalar yapar.

“Gebze arşivinde öyle pek fazla bir şey yoktur. Ne varsa, kasabanın kadılık olduğu ve pek az kimsenin bilip ilgilendiği kısa bir dönemden kalmadır.” (72)

Hafif Batı Müziği: Televizyon ve radyoda yabancı pop müziği için kullanılan bir ifade.

“El radyosu, özelliksiz bir “hafif Batı müziği” çalıyordu.” (35)

Karkov: Ukrayna’nın ikinci büyük şehri.

“Korkunç şey! Dinle! Almanlar bu sefer Karkov’a saldırmışlar…”  (239)

Mukataa: Mukataa kelimesi başlangıçtan beri, mülkiyeti devlete veya vakıflara ait araziden ve arsalardan ifraz edilerek özel şahıslara veya kurumlara kiralanan parçalar için yapılan kira sözleşmesini ve ödenen kirayı ifade etmek üzere “mukātaa-i zemîn” veya “mukātaalı” gibi tabirlerde de kullanılmıştır. 

https://islamansiklopedisi.org.tr/mukataa

“Sonra, kayıtlardaki akçe miktarlarına bakarak emine verilen bazı mukataaların büyüklüğünü çıkarmaya çalıştım ama kesin bir sonuca ulaşamadım.” (73)

Nâ’ilî: 17.yüzyılda yaşamış divan şairi. Romanda geçen ve Faruk’un, Metin’in arkadaşı(platonik aşkı) Ceylan’a bir kısmını  okuduğu Nâ’ilî şiirinin tamamı şöyledir:

Kadem Kadem Gece Teşrifi

Yakar mı nâme-berin yoksa yârâ değmez mi

Niyâz-namemiz ol gam-güsâra değmez mi

Bizi unuttu mu yoksa peyâm-ı sıhhat-ı yâr

Bu memlekette garîb-üd-diyâra değmez mi

Bir âşinâlığı ol mâh-ı çâr-ebrûnun

İki cihanda da ömr-i dû-bârâ değmez mi

Bahârı n’eyleriz ol gül-izâr-ı gönce-femin

Gülüp açılması bin nevbahâra değmez mi

Ne denli saklasan ey köhne pîr-i nâ-bâliğ

Tecemmülün yine mîrâs-hârâ değmez mi

Kadem kadem gece teşrîfî Nailî o mehin

Cihân cihân elem-i intizâra değmez mi (165)

https://www.antoloji.com/kadem-kadem-gece-tesrifi-siiri/

Robinson Crusoe (Hikâye-i Robenson): Daniel Defoe’nun 1719 da  ilk basımı yapılan, Ali Şimşek’in ifadesiyle ilk çok satan roman.

“…bana karışık bir kitap gibi gelmişti, ama gene debazı olayları çıkarabilmiştim: Bir İngiliz gemisi battığı için yıllarca bir ıssız adada yapayalnız yaşamıştı, hayır, yapayalnız değil, çünkü yıllar sonra bulduğu bir uşağı vardı, ama gene de  çok tuhaftı.” (269/270)

https://www.youtube.com/watch?v=lPKP0Hz2FQA Ali Şimşek ile Robinson Crusoe, Kültür Tarih Sohbetleri

Selahattin Darvinoğlu: Romanın önemli karakterlerinden biri olan Selahattin Darvinoğlu’nu, Engin Kılıç şu cümlelerle yorumlar: “Hikâyesini başkalarının bilincinin dolayımıyla dinlediğimiz Selahattin Darvinoğlu, romanın en renkli karakterlerinden biridir. Romanın geçtiği tarihten kırk yıl önce ölmüş olsa da, romanın konuşan kahramanlarının birisinin kocası, birinin babası, dördünün dedesi olarak, onların şimdiki durumlarını büyük ölçüde belirlemiştir. Bir tıp doktoru olan ve İttihat ve Terakki’ye muhalefeti yüzünden gönüllü sürgüne gitmek zorunda kalan Selahattin, tüm hayatını tek başına yazdığı bir ansiklopedi projesine vakfeder. Kırk sekiz cilt olarak planladığı bu ansiklopedi projesine kendini o kadar  kaptırır ki, sürgün koşulları ortadan kalksa da İstanbul’a dönmez… Ansiklopedi projesi ilerledikçe Avrupa biliminin ileriliğine, pozitivizme, deneyciliğe hayranlığı daha da yoğunlaşır. Soyadına da ilham veren Charles Darwin yeni idolüdür…”

Orhan Pamuk’un Edebi Dünyası, Hazırlayanlar: Nükhet Esen, Engin Kılıç, İletişim Yayınları, 2008, s.141/142

“Burası muayenehanem olacak, burası yemek odası, burası Avrupa usulü mutfak; çocukların her biri için ayrı bir oda yaptırıyorum, çünkü herkes kendi odasına kapanıp kendi kişiliğini geliştirebilmeli…” (22)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ah’lar Ağacı’ndan Topladığım Ah!lar...Haden Öz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

29 Ağustos 2025

Çevirinin Konukseverliği Üzerine Bir O..

Yazar için çeviri, insanlığı birleştirir. Çeviri, yazar için bir misafir ağırlama biçimidir, kelimenin yabancılığını silmeden ona ev açmaktır.“Şiddet içeren çevirinin çaresi yine çeviridir, çünkü kavimler ve kabilelere dağılmanın çaresi de insanlıktır..

Devamı..

Tanrı’nın Yalnız Çocukları, Yalnızca B..

Besim Can Zırh

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024