Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

1 Ekim 2013

Ne Haber

Stephen King’in eski bir ayyaş olarak portresi

Zeynep Heyzen Ateş

Paylaş

42

0


“Yazmaya zaman kalmıyordu. İki üç yılımı daha böyle harcarsam bir daha asla yazamayacağım diye düşünüyordum. Ama işi bırakamazdım çünkü güç bela geçiniyorduk.” Medyum’u yazışından otuz yıl sonra devam kitabı Doktor Uyku’yu kaleme alan Stephen King, Emma Brockes ile alkolizm, ayyaş baba figürü, ergen pornosu olarak nitelediği Alacakaranlık dizisi ve genel olarak romanlardaki kalitenin düşüşü hakkında konuşmuş. Guardian’ın yayınladığı makale/röportaj yazarın geçmişine de ışık tutuyor. Yayımlanmış 56 kitabı bulunan Stephen King’e, eski kitaplarındaki kahramanlara neler olduğu sık sorulan soruluyor. Yazar, yazılışlarının üstünden yıllar geçtiği halde geri dönmekten hoşlandığı karakterler olduğunu kabul ediyor. Bunlardan biri de Medyum’daki küçük çocuk, Danny Torrance. King, röportajdan anlaşıldığı kadarıyla karakterlerin kaderleriyle yüzleşmekten hoşlanan, farklı alternatifleri kurgulamayı seven yazarlardan. Örneğin Danny’nin babası Jack Torrance, Adsız Alkolikler’e katılsa ailenin hayatının ne kadar değişeceğini sık sık düşünmüş. (Okur olarak konuşmanın tonundan King’in kendisini alkolik yazar figürüyle özdeşleştirdiğini çıkarıyorsunuz. Ama Jack Nicholson versiyonunu bu yüzden mi, yoksa iddia ettiği gibi, doğaüstü unsurlar göz ardı edildiği için mi sevmediğini değerlendirmek size kalmış.) King, itiraf ettiği üzere bir alkolik. Ailesi 1980’lerin sonlarında içki alışkanlığına müdahale etmiş ve King onların da desteğiyle Adsız Alkolikler’e katılmış. Bugüne kadar AA’dan söz etmemesinin nedeniyse konuyu hak ettiği biçimde ele alma arzusu: “Benim için önemli olan gerçekleri yazmaktı. Ama okuyacağınız gerçekler roman kahramanının hayatına dair. Kimseye bunlar benim AA’da yaşadıklarım demiyorum çünkü böyle söylenmez.” Doktor Uyku’daki en önemli eksikliği farkedense yazarın oğlu Owen olmuş. “Oğluma göre, Medyum’daki en etkileyici sahnelerden biri de Jack Torrance ile arkadaşının zil zurna sarhoş olup bisikletli çocuğa çarptıkları sahneydi. ‘Bu kadar, bir daha içmeyeceğiz,’ dedikleri bölüm. Owen, ‘Doktor Uyku’da bununla kıyaslanabilecek bir sahne yok, Dan’in dibe vurduğu noktayı görmeliyiz,’ dedi. Haklıydı.” İkinci taslakta King romana tek gecelik bir ilişkinin ardından Danny’nin yoksul bir kadının ve bebeğinin yemek paralarını çalışını eklemiş. “Bence bütün alkoliklerin buna benzer hikâyeleri vardır,” diyor röportajda. Ya sizinki? “Bu kadar dramatik bir sahnem yok. Elbette roman yazarken gerçekten vurucu malzemeler arıyorsunuz. Geçmişime baktığımda aklıma gelen en kötü olay oğullarımın maçlarına elimde kese kâğıdına koyduğum bira kutusuyla gidişim. Koçun yanıma gelip, ‘Kesekâğıdındaki alkollü bir içecekse buradan ayrılmanız gerekecek,’ dediğini hatırlıyorum. O kadar utanmıştım ki bundan kimseye söz edemeyeceğimi düşünmüştüm.” King çalışma alışkanlıklarını da şöyle özetliyor: Gündüzleri ayık kafayla yazar, geceleri içerek düzeltirdim. Zaman geçtikçe çuvallamaya başladım. Her şey kontrolden çıktı.” Romanda Danny’nin yaptığı gibi bar kavgalarına karıştınız mı? Barlarda içmezdim çünkü barlar benim gibi pisliklerle doluydu. Röportajda King’in geçmişine de değinilmiş. King servetine ve başarısına rağmen nereden geldiğini, karavan parkında geçen yoksul hayatını ve karısının nelere katlandığını unutmayan yazarlardan. Uzun yıllar eşi Tabitha ile Maine’deki Herman kasabasında bir karavanda yaşamışlar. King o yıllardaki halini, “Gerçek bir puşttum,” diye özetliyor. Kendisi korku hikâyeleri yazarken eşi Tabitha, Dunkin Donuts’ta çalışarak evi geçindirmiş. Bıçak kemiğe dayanınca King bir süre öğretmenlik yapmış ama kendini asla rahat hissetmemiş. “Kapana kısılmış gibiydim. Öğrenciler derslerimi severdi ama eve aşırı yorgun dönüyordum ve sınav kâğıtlarına not vermekle geçiyordu saatlerim. Yazmaya zaman kalmıyordu. İki üç yılımı daha böyle harcarsam bir daha asla yazamayacağım diye düşünüyordum. Ama işi bırakamazdım çünkü güç bela geçiniyorduk.” Derken Carrie… “1973’te yayınlanan Carrie, yeni bir araba almamızı sağlamıştı. Hakları ikinci kez açık artırmaya çıktığında 60.000 dolar civarı bir para bekliyordum, yarısı yayıncıya gidecekti. Ama kitap 500.000 dolara satıldı.” Yazar, röportajda Brain De Palma’nın Carrie uyarlamasını sevdiğinden ama Kubrick’in Medyum uyarlamasından nefret ettiğinden söz ediyor. Ona göre Kubrick, romanı bir tür aile trajedisine dönüştürmüş, anne karakteriyse “çığlık makinesi” niyetine kullanılmış. Yazar bunun hem korku edebiyatına hem kadın haklarına saygısızlık olduğunu düşünüyor. King, röportajlarda Rowling’i övmeyi sever, bu sefer de farklı değil. Boş Koltuk romanını Kim Korkar Virginia Woolf’tan ile kıyaslayan yazar şu yorumu yapmış: “Cehennemden fırlama bir yemek daveti. Boktan bir kasabada kimsenin umursamadığı bir seçimle ilgili olması muhteşem. Rowling iyi bir hikâye anlatıcısı ve bence bu kitap bütün Harry Potter kitaplarından daha iyi.” Öteki popüler yazarlara karşıysa bu kadar kibar değil. “Kesinlikle fantastik edebiyatın altın çağını yaşamıyoruz. Alacakaranlık serisi ergen pornosu. Vampirlerle bir ilgisi yok aslında. Romanlar iyi kızın aşkının asi oğlanı yola getirişini anlatıyor.” İşiniz gereği mi bu romanları okuyorsunuz? “Çok okurum. Alacakaranlık serisine başladım ve devam etme arzusu duymadım. Açlık Oyunları’na başladım ve devamını merak etmedim. Bana Azrail Koşuyor romanımı hatırlattı. Onda da bu tür yarışmaların olduğu bir distopya yaratmıştım. Grinin Elli Tonu’nu okudum, devamını merak etmedim. Anne pornosu diyorlar ama değil. 18-25 yaşları arasındaki kadınlar için yazılmış cinsel içerikli kurgu bir yapıt. Hepsi bu.” *Doktor Uyku, Zeynep Heyzen Ateş çevirisiyle bütün dünyayla aynı anda Türkiye’deki satış noktalarında.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Uzun Adamın Peşinde – Julio Cortázar’ı..Adnan Özer
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

H.M.A. Leow

19 Mayıs 2025

Tagore Saygon’da: Kültür, Çelişkiler, ..

Rabindranath Tagore’un 1929 yılında Vietnam’a yapmış olduğu ziyaret bölgeyi Fransızlar olmaksızın nasıl bir geleceğin beklediği konusundaki tartışmaları alevlendirdi.   Kimi Vietnamlılar tarafından ruhani bir lider olarak görülen Tagore, kimilerince de ..

Devamı..

Anlam Kazandırmak ya da Anlamsızlığa K..

Toprak Işık

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024