Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

30 Mayıs 2026

Doğa

Asya ve Afrika’nın Eko-Distopik Romanları Sınırları Zorluyor

Alastair Bonnett

Paylaş

0

0


Görünen o ki, durum artık değişti ve bir zamanlar bilimkurgu olarak görünenler yalnızca Doğu’nun değil, Batı’nın sorunu haline geldi.

 

Çevre felaketlerini konu alan romanlar, bu gibi konulara ilişkin spekülatif ve geleceğe dönük tasavvurların gündemde tutulmasına yardımcı oluyor.  Öyle ki, eko-distopik romanların korkuların üstesinden gelmede ya da daha stabil bir iklimin yasını tutmada insanlara yol gösterebileceğini bile söyleyebiliriz. 

Yakında yayımlanacak olan kitabım Nature’s Return, Batı’da çevre karşıtı yaklaşımlar güç kazanırken Afrika ve Asya’nın dört bir yanından yükselen çevresel vizyonların giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor. 

 

İşte Çin, Tayvan, Nijerya ve Hindistan’dan bazı örnekler: 

 

Çin ve Tayvan 

Liu Cixin’in çok satan üçlemesi Dünyanın Geçmişi’nde uzaylılarca verilen mesaj çok açık: “Sizler sadece birer böceksiniz.” Serinin ilk kitabı olan Üç Cisim Problemi’nin ismini taşıyan ve bir Netflix yapımı olan uyarlamanın ikinci sezonunun 2026 sonlarına doğru yayınlanması planlanıyor. Liu Cixin’in çevresel intikam tahayyülü, geçmişte Mao Zedong yönetimi tarafından “doğaya karşı savaş” adı altına yürütülen ve ekonomik üretimi artırma amacıyla kitlesel sulama ya da ormansızlaştırma gibi müdahaleler öngören çevre politikalarına dayanıyor. 

Cixin’in üçlemesi, Çin kültürü ve Çin bilimkurgusundaki ekolojik anlayış dönüşümünün önde gelen örneklerinden biri.  Kültür eleştirmenleri Yue Zhou ve Xi Liu’nun da belirttiği gibi anlatıda sıklıkla “kontrol altına alınamayan çevre kirliliği, su kıtlığı, doğal kaynakların tükenişi, nüfus artışı ve elektronik atık,” gibi konular işleniyor.  

ABD’nin Indiana eyaletindeki Wabash College’da Çin Çalışmaları profesörü olan Cara Healy, “Çinli entelektüellerin bugünü eleştirmek için uzun yıllar boyunca geçmiş hakkında yazdıklarını,” ama artık “çağdaş dünyayı yorumlamak için başvurulanın bilfiil gelecek olduğunu,” söylüyor. 

Chen Qiufan, Atık İnsanları adlı romanında, günümüzdeki en sağlam gerçekliklerden birinin bilim kurgu olduğunu belirtiyor. Teknoloji atıklarıyla kaplı, çetelerin kol gezdiği ve çaresiz göçmenlerle mutasyona uğramış insanların yaşadığı bir adada geçen Atık İnsanları, Çin’deki çöp problemini ön plana çıkaran karanlık bir alegori: “Adada hiç umut yok. Hava, su, toprak ve insanlar çok uzun süredir çöple iç içe, çöpün içinde yaşıyor.”

Teknolojik atık ve kirlilik gibi konular modern Çin’de ayrıca bir öneme sahip ama en azından artık bütün dünyadaki okurlar açısından anlaşılabilir durumda. Bu da Chi Ta-wei ya da Wu Ming-yi gibi Tayvanlı yazarların benzer konuları ele alan romanlarının niçin aniden çeviri pazarında yerini aldığını açıklıyor. 

 

Nijerya

Nijeryalı yazar Suyi Davies Okungbowa’nın Lost Ark Dreaming adlı romanında iklim felaketi, anlatının dramatik temelinin oluşturur. Lagos sular altında kalmış ve zenginler kısmen suya batmış devasa bir gökdelen olan Pinnacle’ın üst katlarına yerleşirken yoksullar alt katlarda ölüme terk edilmiştir. Çin gibi Nijerya’da da eko-distopik tahayyül, çoğu zaman sömürge dönemini yansıtan adaletsizlik ve kötülük ekseninde ilerler. Nnedi Okorafor’un Noor’u ve Tochi Onyebuchi’nin War Girls’ü, Nijeryalı yazarların verdiği eko-distopik kurgu örnekleri arasında sayılabilir. 

 

Hindistan

Eko-distopik kurmaca türüne katkıda bulunan Hint yazarlar arasında Lavanya Lakshminarayan (Analog/Virtual) ve Varun Thomas Mathew (The Black Dwarves of the Good Little Bay) yer alıyor. Mathew’nun eseri 2041 yılında, nüfusun Bombadrome isminde, etrafı çorak arazilerle kaplı yüksek bir kulede sıkışıp kaldığı bir dünyada geçiyor. 

Hint bilimkurgusunun en ayırt edici özelliklerinden biri, teknoloji odaklı değişime duyulan güvensizlik. Yeni eko-distopik kurgu dalgasıysa küresel bir tartışmanın parçası.  Bu açıdan bakıldığında anlatılar çeşitlilik gösterse de, ortak yanları gelecek tasavvurlarını kullanarak özlemi ve olasılığı dile getirme eğilimleri. 

Bu tür genellikle karşımıza tahrip olmuş manzaralarla, biyoçeşitlilik kaybıyla ve endüstriyel atık birikimleriyle çıkıyor. Bununla birlikte Güney Asya ve Afrika kökenli pek çok örnekte iklim değişikliğinin belirleyici bir unsur olduğunu görüyoruz. 

Vakti zamanında Mısırlı bilim kurgu yazarı Emad El-Din Aysha, distopik kurguların Batı kültürüne ait olduğunu çünkü zamanının büyük bir kısmında “gerçek kaygılarla” yaşayan Doğu’nun bu tür icatlara ihtiyaç duymadığını söylemişti. Ama görünen o ki, durum artık değişti ve bir zamanlar bilimkurgu olarak görünenler yalnızca Doğu’nun değil, Batı’nın sorunu haline geldi. Belki de bu yüzden günümüzün distopik tahayyülleri hem ekolojik bir çağrı niteliğinde hem de o çağrının aciliyeti ortada: Bu romanlar bizi uzak bir geleceğe değil, şimdiye bakmaya ve önlem almaya çağırıyor. 

 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Pınar Civan: Neden Feministim?Haden Öz
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sevil Kılçıksız

31 Mart 2026

Acısız

Islak saçlarını kremle ovmaya başlamıştı, telefon çaldı. "Tam zamanında," dedi. Onu izleyen terebentin kokulu buharı ardında bırakarak banyodan çıktı, zil sesine yöneldi. Çalan telefonu orta sehpanın karmaşasında derginin altında buldu. Kremli parmak ucuyla ekrana sakınarak dokundu. O kadındı ..

Devamı..

Endoktrinasyon Felsefesi Üzerne

Jonny Thomson

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024