Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

31 Mayıs 2026

Kültür Sanat

Kırım Limanlarından Venedik Saraylarına

Fulya Kılınçarslan

Paylaş

0

0


İbn Battûta’nın anlatısından da anlaşılacağı üzere coğrafi keşiflerin henüz başlamadığı, İpek Yolu’nun önemini henüz yitirmediği bir dönemde pek çok topluluğun bir arada yaşadığı Karadeniz havzası kültür açısından da oldukça hareketli bir bölgedir.

Tarihin ilk çok dilli sözlüklerinden biri olan Codex Cumanicus tarihi kayıtlarda kim olduğu yer almayan bir tacir ya da keşiş tarafından 11 Temmuz 1303’te, Kırım Yarımadası’ndaki Kefe’de derlenmeye başladı. 

Bu tarihten bir yıl sonra İtalyan şehir devletlerine bağlı Toskana’da dönemin en tanınmış hümanist ve şairlerinden Francesco Petrarca, Merînî Sultanlığı’na bağlı Tanca’daysa ünlü seyyah İbn Battûta doğdu. Petrarca yirmili yaşlarına doğru babası tarafından Bolonya’ya hukuk öğrenimine gönderilirken aynı esnada İskenderiye yakınlarındaki Fuwwah’da bulunan İbn Battûta, gece rüyasında devasa bir kuşun sırtında uçtuğunu ve koyu yeşil tonların ağır bastığı bir ülkeye indiğini gördü. Tarihler 1325 yılını gösterdiğinde Tanca limanından yola çıkan İbn Battûta yıllar sürecek seyahatlerine doğru yelken açadursun, babasından yüklü miktarda borç alan Petrarca Bolonyalı ünlü kitap taciri Bonfigliolo Zambeccari’den satın aldığı yüzlerce kitapla 14. yüzyılın en kapsamlı şahsi kütüphanelerinden birini oluşturmaya başladı. 

1332’de Karadeniz kıyılarına ulaşan ve bir süre Sinop’ta kaldıktan sonra Rum gemilerinden biriyle Kırım’ın Kefe limanına doğru yola çıkan İbn Battûta, şahit olduğu zenginliği Seyahatnâme’sindeşu sözlerle aktarır: 

“İndiğimiz yer, büyük bir ülkenin limanıdır. .... [Burada] hep iyilik gördük, kötü bir muamele ile karşılaşmadık. Ertesi gün [şehrin hâkimi olan] ahı geldi, bize ziyafet verdi. Yemek yedikten sonra şehri dolaştık. Zengin ve büyük çarşılar tıklım tıklımdı. Halk tümüyle Hıristiyandı. Gezintimiz esnasında limana da indik; insanı hayrete düşüren bir düzeni vardı! Yük ve savaş gemilerinden, küçük-büyük en az ikiyüz tekneyi alacak genişliğe sahipti!” (İbn Battûta Seyahatnâmesi, Çev. A. Sait Aykut, YKY, 2004, ss. 463-464.)

İbn Battûta’nın anlatısından da anlaşılacağı üzere coğrafi keşiflerin henüz başlamadığı, İpek Yolu’nun önemini henüz yitirmediği bir dönemde pek çok topluluğun bir arada yaşadığı Karadeniz havzası yalnızca ekonomik açıdan değil, kültür açısından da oldukça hareketli bir bölgedir ve işte dört dil birden barındıran Codex Cumanicus böyle bir zamanda derlenmeye başlamıştır. 

Bugün orijinalden kopyalanan tek nüshası Venedik’te, Marciana Milli Kütüphanesi’nde bulunan Codex Cumanicus’un günümüze kadar ulaşmasını sağlayansa vefatından evvel şahsi kütüphanesinde bulunan binlerce kitabı Venedik Cumhuriyeti’ne bağışlayan Francesco Petrarca’dan başkası değil. Çelişki şu ki, Petrarca “soylu” ve “saf” olduğuna inandığı Klasik Latinceyi idealleştirir ve dili başlı başına bir sanat, mutlak mükemmelliğe erişme aracı olarak görür ama aynı dil, o zamanlar farkında olmadan dünya kültür mirasına hediye ettiği Codex Cumanicus’ta bir değiştokuş ve hayatta kalma aracı olarak yer alır. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Romanınızın İlk Taslağı Niçin Önemli?Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

James Shih

10 Temmuz 2025

Mandarin ve Kantonca Arasındaki Farklar

İki lehçe arasındaki farkları bilmek önemli çünkü aksi takdirde doğru kitleye ulaşamazsınız.İnsanlar Çinceden bahsettiğinde genellikle Mandarin (putonghua) anlaşılır.  Bir milyara yakın insanın gündelik hayatın her alanında kullandığı Mandarin, Çin Halk Cumhuri..

Devamı..

Alejandro Zambra ile Söyleşi: Nostalji..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024