Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Nisan 2020

Hayat

Önlemler Çok Abartılıyor, Her Yıl Grip Nedeniyle Daha Fazla İnsan Ölüyor Söylemlerine Dair

Gökhan Güvener

Paylaş

24

0


Ağırlaşan ve solunum desteğine ihtiyaç duyan hastaların sayısı (yanıltıcı biçimde, yüzdesi düşük gibi görünse de), eğer yayılım hızı frenlenemezse, dünyadaki mevcut sağlık altyapısının karşılayabileceği rakamları aşma riski taşımaktadır.

I

İnfluenza (grip) virüsleri, zaten çok uzun yıllardır birlikte yaşadığımız, pik dönemini, bulaş yollarını, risk parametrelerini, mevsimsel değişimini bildiğimiz, yarattığı her türlü komplikasyona senelerdir hazırlıklı olduğumuz bir hastalık. Salgın oluşturacağı sezon belli, kabaca başlangıç ve bitiş dönemi bile belli.

Yoğun bakım sistemlerini iflas ettirecek bir yığılmaya (özel salgın dışında) yol açmamış. Risk grupları için aşısı var. Yine, belirli özel şartlarda kullanılması koşuluyla hastalık sürecini hafifleten ilaçları var.

Evet, elbette bunlara rağmen çok çok önemli bir sağlık sorunu ve her yıl, özellikle belirli risk gruplarında ciddi yaşam kayıplarına sebep oluyor. Biyolojik olarak da mutasyon geçiren ve özelliklerini her yıl değiştirebilen, insanlığın başına bela bir virüs ailesi.

Peki şimdi bu hastalığı, bambaşka ve ne olduğunu ve ne yapacağını ve nasıl sonlanacağını asla bilmediğimiz yepyeni bir virüsün pandemisiyle kıyaslamanın mantığı nedir?

Bu yeni Korona pandemisi (bu yıla özgü olarak) İnfluenza’nın yerini almış bir şey değil ki, onun hasarıyla kıyaslayalım. Veya belki ondan daha az ölüme yol açacak diye durumun ciddiyetini küçümseyelim. (Ki zaten bununla ilgili elimizde işin geleceğine dair hiçbir bilimsel veri de yok maalesef. Müthiş bir yayılma gücüne sahip virüsün pandemisi sürüyor ve her şey bir anda değişebilir de. Bütün ümidimiz biz insanlar için olumlu yönde değişmesine dair ama tam tersi de mümkün ne yazık ki.)

İnfluenza virüsleri zaten ayrıca mevsimsel atağını yapıyor ve mayısa kadar da sürecek bu. Yol açtığı bütün komplikasyonlar, olası kayıplar zaten yaşanıyor ve yaşanmaya da devam edecek.

Korona pandemisiyle kaybedeceğimiz her birey, influenza ile kaybettiklerimizden bağımsız ve artı bir kayıp olacak.

Korona pandemisini trafik kazalarından ölümlerle kıyaslamaktan neredeyse bir farkı yok yani.

Şu an için, içeriğinde hâlâ, “Ama bir yıl içinde grip virüsünden ölen kişi sayısı daha fazla” benzeri cümleler olan her metin, video, yorum, makale vs (eğer kötü niyetten, öne çıkma çabasından, bilimsel fesatlıktan –genel düşüncenin tam aksini ya tutarsa diye söyleyerek bir itibar beklemek– vs kaynaklanmıyorsa), konuya yetersiz bilgi ile bakmaktan kaynaklanıyordur. Kim yazmış olursa olsun.

Alınacak rehberler belli. WHO’ya güvenmiyorum diyorsanız, RKI kaynaklarına bakın. Daha bir sürü ciddi, güvenilir, bilimsel referans var. Uluslararası uzmanlık dernekleri var. Onlara bakın. Hiçbirinde şu an için rahat davranılmasına veya alınan-alınacak önlemlerin hafifletilmesine dair bir bilimsel veri yok. (Umarız değişir ve coşkuyla paylaşırız, hatta kutlarız hep beraber.)

Normal koşullarda İstanbul gibi büyük metropollerde (hiç salgın falan yokken dahi) boş yoğun bakım yatağı bulmak zordur. Aslında yoğun bakım üniteleri konusunda dünyada birçok ülkeden daha iyi durumda olduğumuz da doğrudur.

Buna rağmen bazen bir doktor, tamamen normal bir günde, bir hastası için boş yoğun bakım ünitesi yatağı bulabilmek uğrunda saatlerini geçirir.

Pandeminin en korkunç tarafı da budur işte. İtalya’da olduğu gibi bütün solunum destek üniteleri dolduğunda (belki de kurtarabileceğin) bir kısım insanı da kaybedebilirsin. Üstelik fazladan cihaz ve yatak bulabilsen dahi doktorlar ve hemşireler de en ön cephede hastalandığı için, bunlar tek başına bir şey ifade etmeyebilir tecrübeli sağlık personeli sayısı eksilince.

Önlemler çok abartılı, senaryolar çok kötümser gibi tamamen boş muhabbetler ve buna bağlı olası gevşeme; yayılım hızını ve solunum desteğine ihtiyaç duyacak ağır hasta sayısını birden kapasitelerin üstünde arttırırsa daha fazla insan kaybedilir.

Bu konudaki sorumsuz paylaşımlar, ciddi bir bilgiye dayanmayan anlamsız mukayeseler, şu an için daha fazla can kaybı demektir.

Benim olur, senin olur, bir başkasının olur...

I

Son olarak yazının ikinci bölümünde, grip hastalığı ve buna bağlı olduğu düşünülen yıllık ölümlerle ilgili, toplumda var olduğunu gözlediğim kimi tereddütlere yönelik bazı ek bilgiler vermek istiyorum. Sorular hatta bazen yorumlar şu minvalde: Madem her yıl grip sebebiyle bu sayıda insan ölüyor, Korona pandemisini bu kadar özel kılan nedir? Neden bu denli “hayatı durduracak” ve hepimizi ekonomik anlamda negatif etkileyecek önlemler alınıyor?

Öncelikle yazacaklarımın sahada çalışan bir KBB Uzmanının görüşleri olduğunu, herhangi bir akademik yahut bilimsel iddia taşımadığını göz önüne alın lütfen.

İnfluenzayla ilişkili kabul edilen ölümler her yıl, o sene daha etkin olan İnfluenza alt grubunun virülansına yani hastalık oluşturma şiddetine göre, sezondan sezona önemli farklar gösterebiliyor. Mesela ABD sağlık kayıtlarında İnfluenza ile ilişkilendirilen yıllık ölümlerin on bin civarı olduğu yıllar da vardır elli bini geçtiği yıllar da.

Ama bu kayıtların hepsinin, bu yıl yaşanılan pandeminin getireceği tecrübelerle yeniden gözden geçirileceğine eminim.

Çünkü gribe yakalanan hastaların büyük bir kısmı hastaneye gitmez, doktoru görmez dolayısıyla sağlık kayıtlarına da girmez.

Doktora gidenlerin, yine çok büyük bir kısmına da İnfluenza’yı saptayacak antijen testleri uygulanmaz. Gerekli de görülmez zaten çoğu zaman. Hastalık tablosu, üst solunum enfeksiyonu, farenjit gibi genel bir tanıyla kayıtlara girer. Bazen ikincil bir enfeksiyonla sinüzite, trakeite, bronşite dönüşmüş olarak (genel hasta yorumu ile ‘ağırlaşınca’) gelir ve bu tanılarla tedavi edilir.

Dolayısıyla, harfi harfine tüm grip olgularının kaydedilmesi diye bir şey pratikte asla yoktur.

İstatistik yöntemlerle, eldeki geçmiş yıllara dair sınırlı verinin genelleştirilmesi ile varılır bu rakamlara. Aşı planlaması ve üretimi de bu yolla yapılır.

Her sezonda belki de dünya genelinde yüzlerce milyonu aşan kişinin yakalandığı bir hastalıktan söz ediyoruz yani gripten bahsederken.

Bir de şu ayrıntı önemli. Gripten ölümler çok büyük oranda başka ikincil enfeksiyonlardan –-genelde de bakteriyel kökenli olanlardan– kaynaklanır. Grip virüsünün direkt kendisinin, Korona salgınında görüldüğü gibi, doğrudan akciğerleri tutması nadirdir. Ancak seyrek de olsa –çeşitli nedenlerle– bağışıklık sistemi düzgün çalışmayan hastalarda, böyle bir durum oluşabilir tabii.

Bazen immünitenin az değil aksine aşırı yanıt vermesi ölüm sebebi olur. Yeni Korona virüsünün yol açtığı hastalıkta, akciğer hasarı ve solunum yetmezliğinin nedeni büyük oranda budur. Vücudun virüsle verdiği mücadeledeki şiddetli bağışıklık yanıtı, akciğerlerin işlevini bozar.

Ayrıca başlangıçta grip olan bir hasta mesela, Pnömokok kaynaklı zatürreden kaybedilebilir, ama işin en başındaki gribal enfeksiyon sebebiyle “İnfluenza ilişkili ölüm” olarak da kayıtlara girer. Hatta bazı ülkelerde grip mevsimindeki genel ölümlerin, diğer mevsimlerde aynı süredeki ölümlerle mukayese edilmesiyle hesaplanan bir istatistiksel değer, “İnfluenza ilişkili ölüm” oranında kullanılıyor. (Tabii ben ülke ülke bu işin nasıl disipline edildiğini kesin doğrulukla bilemem. Genel saha pratiğinden bahsediyorum, bana yansıdığı kadarıyla.) Biyoistatistik, Halk Sağlığı veya Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları kendi pencerelerinden daha kapsamlı bilgiler verebilirler. Ama onlara ulaşacak verilerin kaynağı da yine sahadan gelenlerdir.

Bir diğer önemli ayrıntı da şudur. Grip bütün dünyada ve ülkelerde geniş bir sezona dağılarak yayılım gösterir. Varlığını sürdürür ama sezon içinde bazen birkaç zirve yapar. –Ağır durumda ve yoğun bakım ihtiyacı gösterecek– olguların birdenbire kapasiteyi zorlayacak miktarda artmamasının bir sebebi de bu dağılarak yayılımdır.

Korona salgını nedeniyle sanırım herkesin izlemiş olduğu yayılıma dair animasyonu hatırlayın. Gripte şu farklılık vardır: Günlük hayat içinde virüsle karşılaşacak olan toplumun bir kısmı zaten –hastalığı geçirmiş–- ve dolayısıyla bağışık olacağı için, bu durum o üstel artışı birçok noktada bloke eder. Bu nedenle sağlık sistemi, ihtiyaç duyacak hastalara gerekli ekip ve ekipman desteğini sağlamakta zorluk yaşamaz kolay kolay. Oysa yeni tip Korona salgını, toplumda hiç kimse bağışık olmadığı için dünya genelinde olağanüstü bir hızla yayılmaktadır. Üstel artışı durdurabilecek-zayıflatabilecek bireyler yoktur ortada. Ağırlaşan ve solunum desteğine ihtiyaç duyan hastaların sayısı (yanıltıcı biçimde, yüzdesi düşük gibi görünse de), eğer yayılım hızı frenlenemezse, dünyadaki mevcut sağlık altyapısının karşılayabileceği rakamları aşma riski taşımaktadır.

Durumu böylesine özel kılan budur.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bilinmeyenden Bilinene...Semih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Marie Lebert

15 Ocak 2025

19. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Çeviri Tarih..

Çevirmenler, geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemli rollere sahiptir ve yazarların yanı sıra çevirmenlerin ismini de unutmamak gerekir.Dillerin ve kültürlerin zenginliğine katkıda bulunan çevirmenler, tarihin hangi dönemi olursa olsun toplumd..

Devamı..

Dünyanın En Görünmez Kişisi

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024