Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

26 Aralık 2020

Sağlık

Tüp Bebek Tedavisiyle İlgili 30 Şehir Efsanesi

Mehmet Olkun

Paylaş

0

0


Tüp bebek tedavisi, yumurta ve spermin laboratuvar ortamında döllenmesi ve ardından rahme transfer edilmesini içerir. 1978 yılında, tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen ilk bebek Louise Brown dünyaya geldiğinde, kısırlık sorunu yaşayan çiftler için de bir umut doğdu. O günden beri, bu teknik milyonlarca bebeğin doğmasına yardımcı olur. 

Genel olarak doğurganlık, doğurganlık tedavileri ve tüp bebek tedavisi hakkında birçok yanlış anlaşılma vardır. Bu şehir efsanelerine, gebe kalmaya çalışanlar bile inanmaktadır. Prof. Dr. Bülent TIRAŞ tarafından hazırlanan bu yazıda, kısırlık ve tüp bebek tedavisi hakkında 29 popüler şehir efsanesinin arkasındaki gerçekten bahsedeceğiz!

1.Kısırlık Kadından Kaynaklanan Bir Durumdur

Kısırlık, genellikle kadına bağlı bir durum olarak düşünülse de, aslında gerçek öyle değildir. Kısırlık, erkekleri de kadınlarla aynı ölçüde etkileyen bir durumdur. Genel olarak kısırlık problemi, çiftlerde aşağıdaki gibi görülmektedir:

  • Çiftlerin %33’unda kadına bağlı kısırlık
  • Çiftlerin %33’unda erkeğe bağlı kısırlık 
  • Kalan %33’lük kısmında da hem kadın hem erkeğe bağlı kısırlık söz konusudur. Bazı çiftlerde, açıklanamayan kısırlık durumu da söz konusudur. 

2. Sağlıklı ereksiyon söz konusu ise erkek kısır değildir

Ereksiyonun sağlıklı olması, erkek sperm kalitesi ve hareketliliğinin beklenen şekilde olduğu anlamına gelmez. Erkeğe bağlı kısırlık söz konusu olduğunda, genellikle yanlış bir şey yokmuş gibi görünür. Bu nedenle, erkeğin cinsel performansı göz önünde bulundurularak kısır olmadığı düşünülür. Ancak, bu doğru değildir. 

Erkeğe bağlı kısırlıkta; sperm hareketliliği, şekli ve sayısına bakılmalıdır. Semen analizi yapılarak herhangi bir varlığın sorunu analiz edilebilir. Ancak, semenin %2-5’i spermden oluşmaktadır. Kalan kısmı ise aminoasitler, hormonlar, şeker, mukus ve spermden oluşmaktadır. 

Bununla birlikte erkekte sertleşme sorunu varsa, bu kısırlığın bir göstergesi olabilir. Sertleşme problem, erkekte düşük testosteron seviyelerine bağlı olabilir. Ereksiyon ile ilgili problemler, dolayısıyla erkek kısırlığı ile ilgili olabilir.

3. Clomid, çocuk sahibi olmak isteyen herkes için etkilidir

Bu da yanlış şehir efsanelerinden biridir. Çünkü, Clomid dahil hiçbir şey, doğurganlık söz konusu olduğunda hiçbir şey mucizevi bir etkiye sahip değildir. Doğurganlık ile ilgili sorunlar yaşıyorsanız ve hızlı bir şekilde gebe kalmak istiyorsanız, Clomid’in işe yarayacağını düşünebilirsiniz. Ancak, bu her zaman geçerli değildir. 

Doğru şekilde kullanıldığında, Clomid doğurganlık için etkili bir ilaçtır. Daha çok, adet görülememe ya da adet düzensizliği durumlarında kullanılır. Bununla birlikte, kısırlık sorunu olmayan çiftlerin daha hızlı hamile kalmasına etkisi olmayacaktır. Hatta bazı durumlarda, doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, bu ilacı kullanmanızı gerektiren bir durum olmamasına rağmen ilacı kullanırsanız, doğurganlığınızı arttırmış olmazsınız. Hatta, hamile kalma şansınızı düşürmeniz bile söz konusudur. 

Ek olarak Clomid, fallop tüplerinde tıkanıklık ya da erkeğe bağlı kısırlık durumunda da faydalı değildir. Bu nedenle, bu ilacı kullanmadan önce bir uzman tarafından doğurganlık taraması yapılmış olması gerekmektedir. Altta yatan başka sağlık sorunları olmasına rağmen bir doğurganlık ilacı kullanmak, sizi başarıya götürmeyecektir. 

4. Tüp bebek tedavisi çoğu çift için gereklidir.

Aslında, tüp bebek tedavisi düşündüğünüzden daha az çifte uygulanan bir doğurganlık tedavisidir. Aslında, doğurganlık tedavilerinin ortalama %5-10’luk bir kısmında uygulanan bir yöntemdir. Dolayısıyla, kısırlık probleminiz için tüp bebek tedavisine başvurmanız gerekip gerekmediği, neden hamile kalamadığınıza göre değişecektir. 

Fallop tüplerinde bir tıkanıklık varsa ya da erkeğin sperm sayısı ve kalitesinde ciddi sorunlar varsa, tüp bebek tedavisi doğru bir seçenek olacaktır. Ancak, hamile kalmanızı engelleyen başka bir faktör varsa, tüp bebek tedavisine başvurmadan önce başka bir tedavi tercih edilebilir. 

tüp bebek

5. Kısırlık genç çiftlerde görülmez.

Bu düşünce de yanlış şehir efsanelerinden biridir. Yaşa bağlı olarak kısırlık yaşama şansınız yükselse de, genç kadın ve erkekler de kısırlık problemi ile karşı karşıya kalabilir. Aslında veriler; 15 ile 29 yaş arasındaki genç kadınların %10’unun gebelik elde etme ve gebeliği sürdürmede problemler yaşadığını göstermektedir. Bu oran, 30 ile 34 yaş aralığındaki kadınlarda %14’e yükselmektedir. 40 yaşına gelen bir kadın için ise risk %16’ya çıkmaktadır. 

Veriler, doğurganlık probleminin 35 yaşın üzerindeki kadınları daha çok etkilediğini gösterse de, 30 yaşın altındaki her 10 kadından 1’inin de doğurganlık sorunu yaşadığı görülmektedir. 

6. Yaşam tarzı değişiklikleri kısırlığı iyileştirir

Sigarayı bırakmak, beslenme düzenini değiştirmek, düzenli egzersiz yapmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri kısırlığın tedavisinde etkili faktörler olsa da, tek başına yeterli değildir. 

Bununla birlikte yapılan pek çok çalışma, kadın ve erkeğin beslenme ve yaşam tarzının doğurganlığını olumlu ve olumsuz yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Örneğin, yeme bozukluklarına sahip olmak ya da aktif olarak sigara içmek, doğurganlığı olumsuz etkilemektedir. Erkeklerde ise sıcak duş ve jakuzi gibi faktörler de sperm sayısı ve kalitesini düşürmektedir. Bu nedenle; sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, doğru besinleri tüketmek, erkekler için de jakuzi ve sıcaktan kaçınmak gebelik elde etme şansını arttıracaktır. Ancak genel olarak kısırlık problemleri, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile ortadan kaldırılamaz. 

Doğurganlık ve beslenme arasındaki ilişki tam olarak anlaşılamadığından, “doğurganlığı arttıran diyet” gibi listelerin mutlaka etkili olacağını söylemek mümkün değildir. Ancak tabi ki, sağlıklı gıdalar tüketmek genel sağlık durumunuz için faydalıdır. 

7. Gıda takviyeleri ve bitkiler doğurganlığı arttırır

Bazı gıda takviyelerinin, bitkilerin ve otların doğurganlığı arttırdığı düşünülse de, gerçek kısırlık problemi olan bir çift için kısırlığı ortadan kaldıracağını söylemek doğru değildir. Yine de, bir bitki ya da besin takviyesi denemeye karar verirseniz, sizin için doğru olup olmadıklarını bir uzmana danışmanız önemlidir. 

Bitkiler, otlar, baharatlar doğal olsa da, sizin için zararsız olduklarını söylemek doğru değildir. Bazı durumlarda, bitkiler de zararlı olabilir. Ayrıca, bazı bitkiler kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebilir. Aynı şekilde, vitamin ve mineral fazlalığı da vücut için zararlı olabilir. Bu nedenle, doğurganlığı arttırmak için kullanmak istediğiniz bir bitki ya da takviye varsa, kullanmadan önce mutlaka bir uzmana danışmanız gerekir. 

8. Tüp bebek tedavisi için ilaç kullanımı şarttır

Tüp bebek tedavisinde, kadınların yumurtalıkları uyarmak için bazen ilaç kullanmaları gerekebilir ancak bu her zaman şart değildir. İlaç kullanılması gerekip gerekmediğini belirlemek için, yumurtlama döngüsü bir doktor tarafından takip edilir. Doktorunuz gerekli görürse, bazı ilaçlar kullanmanızı isteyebilir. 

Yumurtalar kaliteliyse, kromozomal olarak normalse ve rahme tutunma kabiliyeti iyiyse, ilaç kullanılmadan da tedavi gerçekleştirilebilir. Ancak, düşük kaliteli yumurta söz konusuysa, yeni bir tüp bebek tedavisi süreci gerekebilir. Bu nedenle, ilaç kullanılmayan tedavilerin başarı şansı daha düşük olabilir. 

9. İlk deneme başarılı olmaz. 

Genel olarak, tüp bebek tedavisinde ilk denemenin başarısız olacağı düşünülür ancak bu doğru değildir. Başarı şansı; kısırlığa neden olan faktöre, bu faktörün uzman tarafından belirlenebilmesine ve tedavi sürecinde nelerin yapıldığına göre değişkenlik gösterir. Kısırlığa neden olan faktör tedavi edilirse, tüp bebekte başarı şansı da yükselmektedir. 

10. Tüp bebek ilaçları kanser yapabilir. 

Halk arasında, tüp bebek ilaçlarının kansere neden olabileceği yönünde bir görüş vardır; ancak bu ilaçların yumurtalık, meme ya da rahim kanseri riskini arttırdığını kanıtlayan herhangi bilimsel bir çalışma mevcut değildir. Tedavi sürecinde alınan ilaçlar, kadın vücudunun normalde ürettiği hormonlar olduğundan ve 10-12 gün gibi kısa vadeli bir süreyle kullanıldığından, kanser riskini arttırması pek mümkün değildir. 

tüp bebek

11. Tüp bebek acı verici bir süreçtir. 

Tüp bebek tedavisi, ileri teknolojik yöntemler ile uygulanan bir doğurganlık tedavisi olduğundan acı verici değildir. Tedavi sonrasında günlük yaşama devam edilebilir. Yani, işten izin almanız ya da ara vermeniz gerekmemektedir. 

12. Tüp bebek ile dünyaya gelen bebekler sağlık açısından daha yüksek risk altındadır. 

Tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen bebeklerin sağlık açısından daha yüksek bir risk altında olduğu düşüncesi yanlış bir şehir efsanesidir. 

Dünya genelinde milyonlarca çocuk tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelmektedir. Bu çocukların, doğal yolla dünyaya gelen bebeklere göre daha yüksek bir risk altında olduklarını gösteren bilimsel bir veri yoktur. Hatta, tüp bebek tedavisinde anne ve baba çeşitli kontrollerden geçtiği için, bebeğe geçebilecek hastalıkları tahmin etmek daha mümkündür. 

13. Kullanılan ilaçlar, OHSS’ye neden olabilir. 

Bu da doğru değildir. OHSS, tedaviye başlamadan önce gerekli testler yapılmadığında meydana gelebilmektedir. Dolayısıyla, doktorun kişiye özel bir tedavi planlaması gerekir. Ayrıca, sağlık durumunuzu doğru bir şekilde değerlendirdiğinden ve gerekli tüm testlerin yapıldığından emin olunması önemlidir. 

14. Tüp bebekte komplikasyon riski daha yüksektir. 

Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde komplikasyon riskinin arttığı düşüncesi yanlıştır. Özellikle 40 yaşın altındaki kadınlar ve çoğul gebelik yaşamayan kadınlarda söz konusu değildir. Bununla birlikte, hem tüp bebek tedavisi ile elde edilen hem de doğal yolla gerçekleşen gebeliklerde, çoğul gebeliklerde risk daha yüksektir. Aynı durum, 40 yaşın üzerinde gebe kalan anne adayları için de geçerlidir. 40 yaşın üzerindeki bir kadında, gebelik şekeri ya da tansiyon problemi riski daha yüksektir. Bu nedenle, annenin yaşının 40’ın üzerinde olması ya da çoğul gebelik olması durumunda, anne adayının hamilelik boyunca daha yakından takip edilmesi gerekir. 

15. Tüp bebek tedavisi belirli bir sayıda tekrarlanabilir. 

Bir kadının, kaç kez tüp bebek tedavisi olabileceğini gösteren belirli bir limit yoktur. Ancak, birkaç denemeden sonra gebe kalınamıyorsa, hem kadın hem de erkeğin daha yakından değerlendirilmesi gerekir. Bunun nedeni, altta yatan ve belirlenmemiş başka sorunların olabileceğidir. Ayrıca, nedeni belli olmayan kısırlık da söz konusu olabilir. 

16. Tüp bebek tedavisi her yaştan kadına uygulanabilir. 

Tüp bebek tedavisi, kısırlık problemi yaşayan çiftlerde gebelik elde etme şansını arttırsa da, yaşın ilerlemesi ile birlikte gebelik şansı da azalır. Günümüzde, insanlar iş hayatı gibi yaşamsal faktörler nedeniyle evlilik ve çocuk sahibi olmayı ertelemektedir. Ancak yaş, özellikle kadınlar için gözden kaçırılmaması gereken bir konudur. 

Yaşa bağlı olarak doğurganlık azaldığı için, tüp bebek tedavisinde başarı şansı da düşmektedir. Verilen, 35 yaşın altındaki kadınlarda tüp bebekte başarı oranının %33, 38 ile 40 yaş aralığındaki kadınlarda ise %17 olduğunu göstermektedir. Yani, 35 yaşından sonra başarı şansı %50 azalmaktadır. 43-44 yaş aralığında kadınlarda ise başarı şansı %3’e kadar düşmektedir. 

17. Tüp bebek tedavisi çoğul gebelik ile sonuçlanır. 

 Tüp bebek tedavisi, her zaman ikiz ve üçüz gebelik ile sonuçlanmaz. Aslına bakılırsa, tüm doğurganlık tedavileri göz önünde bulundurulduğunda, çoğul gebeliklerin en az görüldüğü tedavi tüp bebektir. 

Tüp bebek tedavisinde döllenme laboratuvar ortamında gerçekleştirilir ve embriyolar, rahme transfer edilir. Ve genel olarak, tek seferde üç ve üzeri embriyo transferi gerçekleştirilmemektedir. 

Hatta günümüzde çiftler, ikiz ve üçüz gebelikleri önlemek için tek seferde bir embriyo transferi yapılmasını talep etmektedir. Ancak bu durumda da, tek yumurta ikizi şansı artmaktadır. Yine de bu risk, birden fazla embriyo transferinin gerçekleştiği tedavilere göre daha düşüktür. 

18. Tekrarlanan tüp bebek tedavileri mutlaka başarı getirir

Tüp bebek tedavisi, kısırlık sorunu yaşayan çiftler için başarı şansı yüksek bir tedavi seçeneği olsa da; kısırlığa neden olan faktöre bağlı olarak gebelik gerçekleşmeyebilir. Tüp bebek tedavisinde başarısız olan ve denemeyi bırakan çiftlerin erken pes ettikleri ve denemeye devam etmenin başarı getireceği düşünülebilir. Ancak, bu her zaman geçerli değildir. Tüp bebek tedavisi, başarılı bir sonucu garantilemez. Tabi ki, tedaviye devam etmek isteyebilir ve sonunda başarıya ulaşabilirsiniz. Ancak, bunun tam tersi de söz konusu olabilir. 

19. Kayganlaştırıcı kullanmak, tedaviye gerek kalmadan gebe kalmayı sağlayabilir.

Kayganlaştırıcı kullanmanın bebek sahibi olma şansını arttıracağı yanlış bir düşüncedir. Bebek sahibi olma şansınızı arttırmak için, sperm dostu kayganlaştırıcılar tercih edilmelidir. Çünkü diğerleri, sperme zarar verebilir. Yine de, sperm dostu bir kayganlaştırıcı, tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan bir çift için tek başına yeterli değildir. Bazı çiftler, kayganlaştırıcı kullandıktan kısa bir süre sonra hamilelik elde ettiklerini belirtseler de, bunun nedeni muhtemelen kayganlaştırıcı değildir. Bu nedenle, tüp bebek tedavisine ihtiyacınız varsa, kısırlık problemini ortadan kaldırmak için kayganlaştırıcının yeterli olmayacağını aklınızda bulundurmalısınız. 

20. Tüp bebek tedavisi, kısırlık nedenlerini çözer. 

Kısırlık problemi için, tüp bebek tedavisi tek seçenek değildir. İleri teknolojileri kullanan çok çeşitli doğurganlık tedavisi seçenekleri vardır ve tüp bebek tedavisi, bunlardan yalnızca biridir. 

Aşılama ya da yumurtlama tedavileri de gebelik elde etmek isteyen çiftler için başarı sağlayabilmektedir. Bu nedenle, tüm kısırlık sorunları için tüp bebek tedavisinin tek çözüm olduğunu söylemek doğru değildir. 

21. Tüp bebekte başarı şansı için psikolojik faktörler önemli değildir. 

Stres, tüm vücudu olumsuz etkilemektedir ve aynı şey tüp bebek tedavisi için de geçerlidir. Aslında, psikolojik faktörler tüp bebek tedavisinde son derece önemlidir. Tedavi sonuçlarını düşünerek sürekli endişelenmek ve stres yaşamak normal olsa da, doğru doktor seçimi bu noktada oldukça önemlidir. Uzman bir doktor ve ekip, tedavi boyunca hissedeceğiniz stres ve kaygıları azaltmaya yardımcı olacaktır. 

22. Tüp bebek tedavisi kolayca sonuca ulaşmanızı sağlar. 

Söz konusu kısırlık olduğunda, tüp bebek tedavisi “kesin çözüm” olarak gösterilse de, gerçek biraz daha farklıdır. Tedavi, aslında hızlı bir sonuç sağlamaz ve bir süreç gerektirir. Süreç içerisinde, doktorunuz tarafından takip edilirsiniz ve gerekli testler uygulanır. Aşılama yapılarak foliküller uyarılır ve yumurta toplanır. Ardından embriyo oluşturulur ve rahme transfer edilir. Sonrasında ise beklemeniz gerekir. Yani, tüp bebek tedavisi hızlı değil sabır gerektiren bir süreçtir. 

Ayrıca, tedavinin yeniden tekrarlanması gerekebilir. Ek olarak; annenin yaşı, yumurta kalitesi, sperm kalitesi, kullanılan ilaçlar, hormonlar gibi faktörler de tedaviyi etkilemektedir. 

23. Tüp bebek tedavisi kadınlar içindir. 

Tüp bebek tedavisi denildiğinde, genel olarak kadına uygulanan tedaviler akla gelse de, erkekler de süreçten etkilenmektedir. Her ne kadar, süreç erkekler için fiziksel olarak etkileyici olmasa da, psikolojik ve duygusal boyutlarda etkilenmeleri söz konusudur. Bir baba adayı da tedavi sürecinde endişe ve korku hissedebilir. Bu nedenle, tüp bebek tedavisi sürecinde hem anne hem de baba adayının tüm bu süreçlerin üstesinden birlikte gelmeleri önemlidir. 

24. Erkek kısırlığında tüp bebek tedavisi uygulanmaz. 

Erkek kısırlığında da tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır. Şehir efsanelerinden biri, bebek sahibi olmanın önündeki engelin kadına bağlı faktörler olduğudur. Ancak yapılan çalışmalar, kadın ve erkeğin kısırlıkta eşit derecede etkili olduklarını göstermektedir. Erkekte düşük sperm sayısı ya da sperm kalitesindeki düşüklük gibi durumlarda da tüp bebek tedavisi uygulanabilmektedir. 

25. Alkol, tedavide başarı şansını etkilemez. 

Alkol, gebelik elde etme şansını en çok düşüren faktörlerden biridir. Alkol tüketimi, sadece kadın değil erkeğin doğurganlığını da olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, tedaviye başlama sürecinde alkol tüketimine ara vermeniz faydalı olacaktır. 

26. Gebelik öncesi kadının sağlığı daha önemlidir. 

Aslında, gebelik öncesi süreçte erkeğin sağlığı da en az kadınınki kadar önemlidir. Bir erkeğin beslenme tarzı ve yaşam tarzı alışkanlıkları, gebelik şansını doğrudan etkilemektedir. 

Genel olarak, “erkek ereksiyon olabiliyorsa çocuk sahibi olabilir” gibi bir düşünce olsa da, bu doğru değildir. Ve tedavi öncesinde, baba adayının da sağlık durumunu gözden geçirmesi gerekir. Sigara, alkol, hareketsiz bir yaşam, fazla kilo, jakuzi ve sıcak duş, yanlış beslenme gibi faktörler erkeğin doğurganlığını olumsuz etkilemeyebilmektedir. 

Doğru stres yönetimi, düzenli egzersiz rutini, dengeli beslenme, alkol ve sigarayı bırakma gibi değişiklikler son derece faydalı olacaktır. 

27. Doğal yolla gebelik elde eden çiftler tüp bebek tedavisine ihtiyaç duymaz. 

Daha önce doğal yolla gebe kalmış bir çift de tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyabilir. İkincil kısırlık olarak bilinen bu durum, daha önce bir ya da daha fazla kez doğal yolla gebe kalmış ancak sonradan kısırlık sorunu yaşayan çiftler için geçerlidir. 

İlerleyen yaş ya da yaşam tarzında ortaya çıkan sağlıksız koşullar, ikincil kısırlık durumuna neden olabilmektedir. Tekrar çocuk sahibi olmanıza rağmen başarılı olamıyorsanız, doktorunuza danışmanız en iyisidir. Bu şekilde, sorunun nereden kaynaklandığını bulabilir ve tedaviye ihtiyaç duyup duymadığınızı belirleyebilirsiniz. 

28. Tüp bebek tedavisi sürecinde duygu durumu değişimleri normal değildir. 

Tüp bebek tedavisinde, başarı şansını arttırmak için kullanılan hormonal ilaçlar, anne adayının ruh hali dalgalanmaları yaşamasına neden olabilmektedir ve bu durum tamamen normaldir. Hormonal ilaçlar, vücudunuzdaki bazı hormonların seviyesini arttırdığından; daha sinirli hissedebilir, kilo alabilir, cinsel istekte artış yaşayabilirsiniz. 

29. Pozitif gebelik testi sonucu görmek yeterlidir. 

Pozitif bir gebelik testi sonucu görmek, hamileliğin sağlıklı geçeceğini garanti etmez. Pozitif bir test sonucu, tedavi gören bir çift için en müjdeli haberdir. Ancak, gerçek bir rahatlama yaşamak için bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi gerekmektedir. 

30. Tüp bebek, sezaryen doğum ile sonuçlanır. 

Tüp bebek tedavisi olmak, sezaryen doğum yapmayı gerektirmez. Sezaryen doğum, normal doğumun gerçekleşemeyeceği durumlarda gerçekleştirilir. Bir komplikasyon söz konusu değildir, tüp bebek tedavisi ile gerçekleşen gebeliklerde de normal doğum gerçekleşebilir. 

Genel olarak tüp bebek tedavisi; duygusal açıdan zorlayıcı, ekonomik olarak pahalı ve süreç olarak korkutucu gibi görünse de, bir anne ya da baba olarak bebeğiniz dünyaya geldiğinde, tüm bu deneyimlere değdiğini göreceksiniz. Stres ve kaygıyla geçen günler, bebeğiniz doğduğunda sona erecektir!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Reha Erdem: “Canın acıya acıya gitmek...Çiğdem Öztürk
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Josef Kılçıksız

14 Mayıs 2025

Yürünecek Bir Yol Vardır Her Zaman

Şehrin ve varlığın dağılmış parçalarını bir araya getirerek bir belleğe kaydeden ve bu belleği bir direniş anlatısıyla diri tutan bir hikâye.Doğduğum şehre gittim; her köşe bir duyguyu çağırıyor, her pencere bir utancı. Antakya, 2300’lü yaşlarında oldukça güzel, old..

Devamı..

Sıfırdan Bire, Doğaldan Plastiğe!

Deniz Sessiz

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024