“Orhan Veli yiğitçe safını seçti: yobazlığa, ırkçılığa, inkılap düşmanlığına karşı koymak için kendini cömertçe harcadı..."
Orhan Veli belki Türk şiirinin dizeleri en çok bilinen en çok tekrarlanan şairi. Bu yıl itibarıyla ölümünün 70 yılı geride kaldı. Hal böyle olunca telif yasaları gereği, kitaplarının üzerindeki yasak da kalktı ve bir anda pek çok farklı yayınevinin yenilenmiş ve zenginleştirilmiş içerikleriyle yayımlanan Orhan Veli kitaplarıyla doldu raflar. Bu yazıya konu olan kitap ise, Orhan Veli’ye dair söylenmeyenleri bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarmasıyla tam da bu dönemde yeni bir ses oluyor.
Seray Şahinler’in Doğan Kitap’tan yayınlanan Ağabeyim Orhan Veli yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış. Orhan Veli’nin “Fırfırım” diye seslendiği kız kardeşi Füruzan Yolyapan bu çalışma için arşivini açmakla kalmamış, ağabeyine dair hatırında kalanları da paylaşmış. Bir yanıyla hem anı hem de araştırma inceleme kitabı olan Ağabeyim Orhan Veli’nin girişinde Seray Şahinler Orhan Veli için şunları diyor: “Gücü naifliğinde, iddiası iddiasızlığında, derinliği sadeliğinde gizli”. Sahiden de öyle. Öyle ki kitabı okurken bunu çok daha iyi anlıyorsunuz.
Evliya gibi bir adam
1914 senesinde dünyaya gelen Orhan Veli 36 yıllık ömrüne neler sığdırmamış ki… “Veli’nin oğluyum kederler içinde” diye kendinden bahseden şairden bahsederken “Evliya gibiydi” diyor Füruzan Hanım. Sabırlı, eleştirilere karşı anlayışlı, her daim yumuşak başlı ve neşeli. Kendisine dair pek çok ilginç şeyi de yine ondan öğreniyoruz; misal taklit yapmayı çok sevdiği ve Karagöz ile Hacivat taklidinde usta olduğu gibi. Ya da evlerinin bahçesinde kurduğu tiyatro sahnesinde 20-30 kişinin karşısına geçip yaz akşamları tiyatro gösterileri yaptığı. Yahut ödüllere hiçbir zaman sıcak bakmayıp, mümkün mü sanatın değerlendirilmesi diye sırt döndüğü. Denize, yüzmeye, balık tutmaya bayıldığı gibi. Ama Füruzan Hanım’ın mesafeli ve saygılı olduğu bir konu da var.
Her ne kadar çapkınlığı ile tanınsa da, Orhan Veli’nin eski aşklarından bahsederken bunu çok kararında yapmış, böyle şeyler onların arasında da konuşulmayan özel konular olduğu ve o insanların hemen hepsinin artık bir aile kurmasından dolayı. Lakin bu isimler arasında biri var ki yeri yarı. O da Nahit Hanım. Orhan Veli ile Nahit Hanım’ın o zamanlardan kalma aşk mektuplarının küçük bölümleri bunun sadece bir aşk değil aynı zamanda çok güçlü bir dostluk hikâyesi de olduğunu gösteriyor.
Orhan Veli 5 yaşında.
Şiir sokakta, şair sokakta
Kitap sadece Orhan Veli’nin ömrünün peşinden gitmiyor, o dönemin İstanbul’unu, kültür sanat yaşamını, edebiyat dünyasını da anlatıyor tabi. 1930’lu ve 40’lı yıllar, belki de Beyoğlu’nun en güzel zamanları… Öyle ki Sait Faik, Cemal Süreya, Orhan Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, İlhan Berk, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Rıfat Ilgaz hepsinin ve nicesinin Beyoğlu balıkçılar çarşısının oradaki Lambo Meyhanesi’ne bir nevi Alaylılar Akademisi diye adlandırılan küçücük meyhaneye ayağının alışmasının müsebbibi Orhan Veli. Her biri arasındaki dostluk kadar, edebiyat sohbetleri ve kritikleri Ağabeyim Orhan Veli’nin en göz kamaştıran bölümü.
Kitap Orhan Veli’nin şiir yolculuğunu takip ederken, Garip akımının ortaya çıkışının yarattığı etkiler ve yazarlar arasında aldığı tepkileri de referanslarıyla anlatıyor. “Geçmişi yok saymak değil, hayatı olduğu gibi şiire yansıtmak” sevdasıyla çıktığı bu yolculukta Veli’ye en çok arka çıkan isimlerin başında Nurullah Ataç geliyor. Sonradan her ne kadar bir gönül meselesi sebebiyle sırt dönse de Veli’nin şairliğinin hakkını hep teslim etmiş Ataç. Destan Gibi ve Yenisi kitaplarını resimleyen Bedri Rahmi Eyüboğlu ise şöyle söylüyor Veli için: “Bilmezler şiir söylemenin düşünce söylemekten daha zor olduğunu.”
Yaşar Kemal’in “kültürümüze köklülük ve zenginlik kazandırdı” diye andığı Yaprak dergisini çıkarabilmek için paltosunu, son sayı içinse Abidin Dino’nun ona hediye ettiği resimleri satmak zorunda kalan Orhan Veli’den bahseden “gizli” aşkı Bella, “Orhan’ın hiçbir zaman parası olmamıştı, ama bende öyle bir his var ki hayatında ne yapmak istediyse yaptı” diyor.
Orhan Veli’nin ardından kendisi hakkında yazılan pek çok yazı ile sonlanan kitapta Abidin Dino’nun Yeni Şair dergisinde yazdıkları ise bu kısa ömrü ve sanatını özetlemeye yetiyor: “Orhan Veli yiğitçe safını seçti: yobazlığa, ırkçılığa, inkılap düşmanlığına karşı koymak için kendini cömertçe harcadı... Canı acısa bile gülümsemesini bilen, hayata bağlı, kavgasından dönmez bir şairdi Orhan Veli.”
Doğum yazısı.
Aile fotoğrafı.
Füruzan ve Fatma Nigâr Hanım ile.
Ankara Erkek Lisesi, Orhan Veli soldan ikinci, 1929.
Ankara Erkek Lisesi, Orhan Veli soldan dördüncü, 2 Aralık 1932.
Ankara'daki memurluk döneminin ilk yıllarında.
1939 yılında.
Orhan Veli'nin "gizli aşkı" Bella.







