John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı Romanından 10 Alıntı

John Steinbeck’in Kaygılarımızın Kışı Romanından 10 Alıntı


Twitter'da Paylaş
0

1 İnsan her şeye alışıyor. Kıyıma, cenaze kaldırmaya, hatta idama bile; insan bir kere alıştıktan sonra işkence masasıyla kerpeten de yalnızca birer aletten ibarettir mutlaka.

2 Yavaş yavaş yürürken, dillendirmediğim hoşçakalı hissettim –  elvedayı değil. Elvedada tatlı bir tereddüt tanısı var. Hoşçakal kısa ve nihai, geçmişi geleceğe bağlayan ipi koparabilecek kadar keskin dişli bir sözcük.

3 “Bana bir şey öğrettin – belki de üç şey, budala tavşanım benim. Üç şeye kimse asla inanmaz: gerçeğe, makul olana ve mantıklı olana. Servetimi kazanmak için gerekli parayı nereden bulacağımı biliyorum.”

4 İçeride, dükkân gözüme değişmiş gibi göründü, yeni gibi. Daha önce hiç görmediğim şeyleri gördüm, beni kaygılandıran ya da kızdıran şeyleri görmedim. Peki ya neden? Dünyaya yeni gözlerle, hatta yeni merceklerle bakın ve bam –  karşınıza yeni bir dünya çıkıyor.

5 "Bu meseleyi kendin çözmelisin. Bir kişi için doğru olan bir başkası için yanlıştır ve neyin ne olduğunu ancak en sonunda anlarsın."

Yaşlı piç istese bana yardımcı olabilirdi ama belki de hiç önemi yoktur. Kimsenin nasihat istediği yok –  herkes onaylanma derdinde.

6 İnsanlar nakavt olmaz, yani daha doğrusu büyük şeylere karşı direnebilirler. Onları asıl öldüren aşınmadır; hafifçe dürtüklene dürtüklene başarısızlığa itilirler. Korkmaya yavaş yavaş başlarlar. Ben korkuyorum.

7 Acaba insanlar neden düşünecek vakitleri olmadığını söylüyor? Şahsen ben iki kat düşünebiliyorum. Sebzeleri tartmak, günü müşterilerle geçirmek, Mary'yle tartışmak ya da sevişmek, çocuklarla uğraşmak; bunların hiçbirinin ikinci ve her daim süren bir düşünce, merak ve varsayım katmanını engellemediğini görüyorum ben. Kuşkusuz bu herkes için geçerli olmalı. Belki düşünecek vakti bulamamak, düşünmek istememek anlamına geliyordur.

8 Şu kadınlar ne harikulade yaratıklar. Nedenini anlamasam bile yaptıkları şeylere hayranlık duyabiliyorum.

9 Güç ve başarı ahlakın üstündedir, kınamanın da ötesinde. O halde demek ki ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız ve adını ne koyduğunuz önemli. İnsanın içinde, derinliklerinde bir denetleme mekanizması var mı; insanı durduran ya da cezalandıran bir mekanizma? Görünüşe göre yok. Sadece başarısızlık cezalandırılıyor. Aslında suçlu yakalanmadığı takdirde hiçbir suç işlemiş değildir.

10 Hiçbir insan diğer insanları gerçekten anlamaz. Elinden en fazla, onları da kendisi gibi olduğunu varsaymak gelir.

(John Steinbeck, Kaygılarımızın Kışı, Sel, 2014)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR