Kahramanımız bir şekilde ölümün uzak kıyısına düştüğüne göre tüm olağanüstülükleri birer birer anlatmaya başlayabilirim.
Ölümün soğuk nefesine kapıları ardına kadar açan bir kitap... Aklından ölümden başka hiçbir şey geçmeyen bir kahraman... Bir gençlik kitabının bu sert ve zorlu girişi düşündürüyor elbette. Düşünmelerden düşünme beğeneceğimizi daha bilmiyoruz tabii. YUZU Kitap'tan çıkan Sihirli Kız Emekli Oluyor'un ismi ve girişi, bir hayli gizemli; bu gizemi dağıtmadan sizlere birkaç ipucu vermeye çalışacağım.

Pandemide işini kaybeden birçok insan gibi işinden olan, sonrasında adeta bir yığın olan kredi kartı borcunun altında kalan yirmi dokuz yaşındaki kahramanımız intiharı düşünüyor. Hatta bu fikre o kadar bağlanıyor ki bir süre bu fikirle yaşama tutunduğunu düşündüm. En azından bir amacı varmış gibiydi. Borç yığınıyla yaşam sürmek, kafandaki ağırlıktan asla kurtulamamak kalbe de ağırlık çökmesine sebep olan bir şey. Öyle kolay çıkılmıyor o havadan. Otuzlarının sonuna geliyorsun, artık kendinin de epey farkında olduğun zamanlar, bir parça konfor hiç de fena olmaz dediğin sırada işsiz kalıyorsun ve bir de tabii hayatta kalmak için hayatına borçlanarak devam etmen gerekiyor; kocaman bir ironi yumağı. Debelendiğini fark ettiğin an, borçlarını ödemeye başlaman gerektiği de anlıyorsun. Hatta artık daha fazla borçlanmaman gerektiğini de. Kahramanımız sıkışmışlığın engin sularında yüzüyor anlayacağınız. Tam her şeyi arkasında bırakacakken, yani kendi hayatını sonlandıracakken Aroa beliriyor yanında. Aroa... Kehanetin Sihirli Kızı! Nasıl nasıl, dediğinizi duyar gibiyim. Hikaye, gündelik yaşamın zorluklarından ibaret mi sandınız? Önce ben de tahmin edilebilir akıl yürütmelerle okumama devam ettim. Kredi kartı borcunu ödemek isteyen ancak iş bulamayan, kendi gücünü asla keşfedememiş birinin bu bunalımdan nasıl kurtulacağını merak ederken birden Aroa'nın kim olduğunu, Sihirli Kız olmanın bir statü olduğunu ama bunun neleri içerdiğini merak etmeye başladım. Kehanetin Sihirli Kızı, öyle mi? Yok artık!
Kahramanımız bir şekilde ölümün uzak kıyısına düştüğüne göre tüm olağanüstülükleri birer birer anlatmaya başlayabilirim. Neredeyse yaşamdaki her şeyin karşılığı olan bir Sihirli Kız bulunuyor hikayede. Duyguların Sihirli Kızı, Kehanetin Sihirli Kızı, Kokuların Sihirli Kızı, Zamanın Sihirli Kızı... İşte! Kahramanımızın Zamanın Sihirli Kızı olma ihtimalini değerlendiren Aroa, bu yüzden kahramanımızın yanında bitiveriyor. Kehanet bu ya! Sihirli kızlığı henüz kanıtlanamamış olan kahramanımız kendine o kadar değer vermiyor, kendini o kadar sevmiyor, kendini o kadar küçümsüyor ki bir Sihirli Kız olabileceğine asla inanmıyor çünkü hikayeye göre Sihirli Kızlar dünyayı daha iyi bir yer yapıyorlar. Dünyanın sonunun insan eliyle getirildiğini bilen insanlar, dünyanının sonunun gelmesini geciktirenlerin de Sihirli Kızlar olduğunu biliyorlar. Yani nasıl olur da bizim kahramanımız bu kadar önemli bir göreve seçilmiş olabilir? Kocaman bir borç batağının içindeyken kim onu bir Sihirli Kız olarak ilan edebilir? Bu değersizlik hissinin kaynağını bilmesek de bir yandan kahramanımızın en değerli hissettiği zamanların büyükbabasının yanında geçirdiği zamanlar olduğunu öğreniyoruz. Büyükbabasının yanında saatlerle vakit geçirirken onunla kurduğu bağın samimiyetine, saatlerle kurduğu bağın gerçekliğine şahit oluyoruz. Bizi biz yapan ilgilerimiz, hassasiyetlerimiz, kimliğimiz kim olmadığımızı da açık ediyor aslında. Var olmakta zorlandığımız bir hayatı yaşarken debelenmemiz çok doğal olmaz mıydı? Hikayenin, bu soruyu ve daha fazlasını genç okurlara sordurduğunu varsayıp bir eğitimci olarak ferah ferah ilerliyorum sayfalar arasında.
Yazarın, zamanla bir derdinin olduğunu düşündüğüm kısma geliyorum. Tabii sadece zamanla değil derdi. İklim krizi ve dünyayı zora sokan bir sürü şeyle birçok derdi var, bunu anlıyoruz yazdıklarından. Öncelikle iklim krizi meselesini şöyle detaylandırıyor: "Yani iklimin zalim olması doğal, benliği olmayan bir olgudan merhamet ummaksa başlı başına saflıktır. Fakat özünde şefkatli olmayan o şeyin artık felaket olarak adlandırılmasının bir nedeni var: Onbinlerce yıldır birlikte yaşadığımız için bir miktar anlaşılmış olan mizacının bir anda çok daha vahşi ve kontrol edilemez olması... Hepsinden ziyade en korkutucu olanı bundan sonra değişimlerin daha hızlı gerçekleşecek olması. Ağzında tuttuğu şekerin küçüldükçe daha hızlı erimesi gibi." Ben, iklim krizinin bu denli hızlı ilerlemesinin detaylandırıldığı bir kitapta bahsedilen tüm Sihirli Kızlar arasında Zamanın Sihirli Kızı üzerine hikayenin temellendirilmesini tesadüf olarak değerlendirmiyorum. Kahramanımızı, Zamanın Sihirli Kızı olarak ilan eden Aroa'nın yanılmasına içerlerken ve sonrasındaki "Peki, Zamanın Sihirli Kızı kim o zaman?" sorusu dillerdeyken karşımıza çıkan Zamanın Sihirli Kızı'nın hiç de tahmin ettiğimiz gibi biri olmadığının haberini şimdiden vermek istiyorum sizlere çünkü kahramanımızın kendiyle asıl hesaplaşması onun karşısında oluyor ve bu karşılaşma birçok genç okuru güçlendirecek, eminim.
Paranın yaşamdaki yeri, zamanın yaşamdaki işlevi, yaşamın ve zamanın sihri üzerine çok katmanlı bir kitap Sihirli Kız Emekli Oluyor. Genç okurun birçok meseleye aynı anda yoğunlaşabileceği bir kurmaca sihir değil ne?






