Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

6 Haziran 2020

Kültür Sanat

İngiltere’de Geç Barok Yansımaları ve İki Kadının Hikâyesi: Moll Flanders ve Moll Hackabout

Gizem Baykal

Paylaş

2

0


Defoe'da Moll Flanders karakteri başı sıkıştığı zaman Tanrı ile iletişime geçer, Hogart’ta da aynı şekilde Mary (Moll Hackabout) karakteri istediği şekilde davranmakta “özgür” bir kadındır. Bu anlamda bakıldığında iki kadın karakter de kendi kaderlerini kendileri belirler.

Bu yazıda Daniel Defoe'nun pek bilinmeyen The Fortunes and Misfortunes of the Famous Moll Flanders (1722) kitabı üzerinden William Hogart'ın – hemen hemen bütün serileri kitapla önemli bağlar kurar – A Harlot's Progress (1732) adlı altı parçadan oluşan gravür serisi arasında Barok sanat anlamında ne tür bağlar olduğuna değinilecektir. Her ne kadar William Hogart’ın çalışmaları Rokoko üslup üzerinden değerlendirilmiş olsa da bir dönem aniden sona eremeyeceği için Barok etkilerin devam ettiğini söylememiz mümkündür. Belki de geç Barok etkileri var demek daha uygundur.

William Hogart, Harlot's Progress, 1732. Bakır Gravür, altı parçadan oluşan seri.

18. yüzyılda İngiltere'ye baktığımızda kraliyet ailesinin kilisenin tekelinden kurtulduğu, toprak sahibi seçkinlerin kendilerini öne çıkardığı bir dönemden söz edebiliriz. Burjuvazinin yükselişi ile bu sınıfın kendi beğenilerini yaratması, göstergelerini talep etmesi kaçınılmazdır. Burjuva ve aristokrat ilişkinin zorunlu olarak gelişmesi de yeni bir ilişki türünü oluşturur. Öte yandan, kilisenin etkisinin kaybolmaya başlaması da iki eserin baş karakterleri üzerinden hissedilebilir. Bunu İngiltere'de gelişen Protestanlık ve kapitalizm ilişkisine de bağlamak mümkündür. Ticari ilişkiler ile dinin iç içe geçtiği söylenebilir. Defoe'da Moll Flanders karakteri başı sıkıştığı zaman Tanrı ile iletişime geçer, Hogart’ta da aynı şekilde Mary (Moll Hackabout) karakteri istediği şekilde davranmakta “özgür” bir kadındır. Bu anlamda bakıldığında iki kadın karakter de kendi kaderlerini kendileri belirler.

Moll Flanders karakteri pikaro, roman ise pikaresktir. Toplumun çarpık ilişkilerini kendi yaşamı üzerinden yansıtarak alaya almaktadır. Ama kendisi bu yanlış ilişkiler içinde dışlanmış olan kişidir, kötü olandır. Bu tür romanların önemi bir isyanı dile getirmeleridir. Kendisi kötü ise diğer kişiler “sütten çıkmış ak kaşık” mıdır? Bu durumu yaratan nedenler nedir? İşte bütün bu soruları sorabilmek önemlidir. Ana karakter roman boyunca tüm yaptıklarının şeceresini çıkararak, kendi ağzından yaşadıklarını anlatmaya başlar. Bu anlatım arasında kimi zaman kadınlara kendi ayakları üzerinde durmaları için neler yapmaları gerektiğine dair düşünceleri de belirir. Bu da metni feminist bir bakış açısıyla okuma imkânı vermektedir.

William Hogart'ın Harlot's Progress serisinden ikinci parça. 

Olayların kronolojik olarak anlatılmış biçimi, A Harlot's Progress serisinde görülür. “Modern ahlâk ölçütleri nedir?” sorusuna biri yazınsal, diğeri ise görsel anlatım diliyle cevap verir. Her iki karakter de kendilerini ahlaki açıdan birilerine kanıtlamak zorunda değildirler. Kadının bir cinsel obje olarak değer görmesi onun zaten yaşayacağı durumu “kaderleştirmiş”tir. O da bu duruma bir tepki olarak bir “yükseliş” durumuna geçer. Döneme baktığımızda kadına bakış açısının Doğu’ya duyulan ilgi üzerinden de yansıtıldığı gözlemlenebilir. Bu 19. yüzyılda kendini oryantalizm üzerinden de devam ettirecektir. Çin kaynaklı porselene duyulan merak (chinoiserie) bu anlamda önemlidir, zira porselen kadın ile bağdaştırılan bir obje olmuştur. Kırılgan, pürüzsüz yüzey, bembeyaz ten ve iffet, zarafet, duru bir güzellik. William Hogart’ın serisinin ikinci kısmında kocası tarafından aşığı ile basılan kadın karakter, masayı devirerek aşığının kaçması için zemin hazırlar. Bu esnada masadan düşen porselen çay bardakları “kırılır”. Kırılan, aynı zamanda iffettir.

William Hogart'ın Harlot's Progress serisinden ilk parça.

Güzellik kavramının geçiciliği yine her iki yapıt üzerinden görülebilmektedir. Bu düşünce Barok sanat sembolleri içerisinde (özellikle natürmortlarda) dünyanın fani oluşuna gönderme şeklinde de kendini göstermektedir. Ama sembolik anlatımın dilinin değiştiğini söylemek gerekir. Dinsel bir duruma gönderme yapan semboller yerine Hogart’ın gravürlerinde hiciv amaçlı ve sonradan olacakları gösteren sembolik kullanımlara yer verilmiştir. Örneğin; Hogart’ın serisinin ilkinde Mary'nin arkasında bir çömlek yığını devrilmektedir. Bu Mary’nin genelev sahibi kadınla tanıştığı anı yansıttığından dolayı ana karakterin geleceğine dair bir işaret olarak görülebilir.

Güzellik kavramı üzerinden devam edilecek olursa, bu dönemde eğer güzel iseniz ve en önemlisi paranız, itibarınız yoksa (soylu da değilseniz) bir kadın olarak yapabileceğiniz tek şey hayatınızı “güzelliğinizi satarak” kazanmaktır. Hogart’ın serisinin birinci kısmında da bu alenen gösterilir. Mary fakir ve köylüdür. Bell Inn'e terzi olmak için gelmiştir ve bir kadın tarafından incelenir, güzelliği ölçülür. Bir yandan da durumu iyi, yaşlı bir erkek Mary'yi gözlemlemektedir. Burada hikâyenin gidişatı belli olmaya başlar. Defoe'nun karakteri de aynı paralellikte ilerler. Annesi hapishanede olan Moll Flanders çocukluğunu bir şekilde iyi insanlar içinde geçirir, dikiş yeteneği olması ve bu yeteneği ile hanımefendi olacağına inanması oldukça masumane bir şeydir. Yalnız başına kaldığında ise nasıl hanımefendi olunacağını düşünecek, dikiş ile para kazanmayacağını anlayacaktır. Varlıklı bir ailenin yanında yaşamaya başladığında güzelliği göze batacak ve sonunu hazırlayan başlangıç bu evde olacaktır. Görülüyor ki iki karakteri de çevresindeki insanlar bu duruma sokmaktadırlar. Aile ilişkileri daha en başta kötü olan iki karakterin kendi aile yaşamları da kötü gitmiştir. Çocuklarına ilgisiz – hatta öyle ki Moll Flanders kaç çocuğu olduğunu bilmez ve çocuk bazen işine de engel olan bir şeydir – iki karakterden söz edebiliriz. Bu durum da dönemin aile ilişkilerine dair bize ipuçları verir.

Daniel Defoe, The Fortunes and Misfortunes of the Famous Moll Flanders, 1722. Daniel Defoe'nun basılan ilk kitabı. Görsel: 18. yüzyıldan kitap için illüstrasyon.

İki kadın karakterin dönemin bakış açısına verdiği ufak da olsa ironik cevap ve yaşadıkları bunca kötü şeye rağmen kendi hayatları için ısrar etmeleri önemlidir. Evlilik ölçütünün kişinin (özellikle kadının) mal varlığı olması, kadının toplum içinde değerinin her anlamda metadan öteye geçmediğini gösterir. Bu da ahlaki anlamda yozlaşmış bir toplumun oluşumunu gözler önüne serer. Bu iki kadın isteyerek veya istemeyerek bir yere ait değildir. (Moll Flanders çok sonra evlilik ile aidiyeti yaşayacak olsa da) bu yüzden toplumun “düzenini” bozarlar. Bu bozma eylemi, etkisi az olsa da ileride duvarın çökmesine katkı sağlayacaktır.

Kaynak:

Daniel Defoe, Moll Flanders, Nihal Yeğinobalı, Can Yayınları, 2. Baskı: Ocak 2018.

Ersoy Yılmaz, Kadın ve Ten: 18. Yüzyıl Batı Tasavvurunda Porselen Çağrışımları, Yedi: Sanat, Tasarım ve Bilim Dergisi, 2017.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bilim İnsanlarının Yazdığı Bilimkurgu ..Scotty Hendricks
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Helena Schäfer

27 Ekim 2025

Silikon Vadisi Bize Yogayı Sattığı Gib..

Eski moda kapitalistler gibi spor araba koleksiyonları yok, bunun yerine kırsal bölgelerdeki çiftliklerde yaşıyor, sabahları yürüyüşe çıkıp bunun bile reklamını yaparak varoluşsal bir derinlik yanılsaması yaratmaya çalışıyorlar.Stoacı bir ..

Devamı..

Süpermarketler: Çağdaş Edebiyatın Tuha..

Clémentin Rachet

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024