Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

1 Ekim 2018

Edebiyat

Albert Camus'de Felsefe-Edebiyat İlişkisi

Serkan Parlak

Paylaş

11

0


Bildiğimi sandığım bir dünyada yaşıyorum, ama bir türlü ona hâkim olamıyorum.

Bir felsefi dizgeden (Aristo, Kant, Marks...) hâlâ niçin etkileniyoruz?

Felsefi dizgelerin ilişkileri çözme biçiminden etkileniyoruz. Bu dizgelerin mevcut kültürel yapıyla gerilimli ilişkileri var. Kültür belli bir yerden sonra bizi sınırlamaya başlıyor, işte gerilim de buradan doğuyor. Edebiyat imge, felsefe ise kavram üretiyor. Her ikisinde de mevcut kodları sökmek, eleştirel bir mesafeyle ilgili sınırları genişletme isteği söz konusu. H. Hesse’de yalnızlık, F. Kafka’da bürokrasinin derinliği ve boyutları okuyucuyu şaşırtır. Edebi karakterlere boyut katmada felsefe çok işimize yarar. A. Camus’nün Sisypos Söyleni, Camus’nün temel derdi uyumsuzluk, intihar alternatiflerden sadece bir tanesidir, aslında intiharı önemsemez. P. Auster’in Cebi Delik ve G.G.Marquez’in otobiyografik metinlerinde kırılma anları çok önemlidir.

Olup biteni bir türlü tam olarak açıklayamıyoruz. Hâlâ bilinmezlikler, belirsizlikler var. Dünya tam olarak tanıdık değil, kapasitemiz de yetersiz, kontrol edemiyoruz, o yüzden uyumsuzluk sürüyor. Bildiğimi sandığım bir dünyada yaşıyorum, ama bir türlü ona hâkim olamıyorum. Anlamı ben üretiyorum, tanrıyı da ben üretiyorum. Camus’nün derdi durumu netleştirmektir. Varoluşçu felsefesi ateizme götürür. 

Şimdi uyumsuzluğun getirdiği absürd duygusunun kaynaklarına şunlardır: 1. Monotonluk: Sürekli bıkkınlığı getiriyor, uyumsuzluğu tetikliyor. “Ne yapıyorum ben?” sorusunu sorduruyor. Bu; temel biyolojik, fizyolojik ihtiyaçlardan kaynaklanan bir bıkkınlık değildir. İhtiyaçları belli saatlerde yapmak uyumsuzluğu tetikler. 2. Zaman: Zaman bir yandan sürekli geçip gidiyor, planlar sürekli ileriye, belirsiz bir tarihe atılıyor. 3. Doğaya yabancılaşmak: Taş olmanın ne olduğunu bilemeyiz, anlayamayız. Logos (bilgi) evrende var, bilme kapasitesi ise bende var.(Aristo) Nesnenin bana göründüğü kadarını bilebilirim.( Fenomenoloji, Husserl) Şişenin kendiliğini, şişeliğini bilemem. (Numenler, Leibniz) 4. Başkasının yabancılığı: Âşık olduğumuz erkeği ya da kadını bir süre sonra tanıyamaz hale geliriz. O değişiyor, ben değişiyorum, dünya değişiyor. Senkronize olamayabiliriz. “Artık seni tanıyamıyorum, sevgilim,” diyebiliriz ona.  5. Ölümün varlığı: Hikâyenin sonudur. Absürdün içinde debelendiğini anlarsın. Ölümü deneyim haline getiremezsin. Trajik bir durum, yapabileceğin hiçbir şey yok.

Absürd duygusu dediğimizde ölüm, boşunalık, anlamsızlık, ne yapıyorum ben duygusu, bazı şeyleri bilemiyor oluşumuzu kastediyoruz, durumun adını koyuyoruz. Farkına varmak, yabancılaştırmak, işte Camus bu durumu çözümlemeye çalışmıştı. Yabancı ve Veba romanlarında bu durum çok açıktır.

Çözüm nedir? İntihar çözüm değildir, yapaylık halidir. Absürdü kabullenmeliyiz. Ona başkaldırmalıyız. Sanat ve özellikle edebiyat bunu gerçekleştirmek için çok uygun bir yöntemdir. Camus’ye göre ise çözüm bellidir:  roman yazmak. Bilinç dünya ayrımı bu sayede aşılır. İkisinin arasındaki mesafeyi yarattığım kurgusal dünyayla aşabilirim. Çünkü o kurgusal dünyaya hâkimim. O beni üretime yönlendirir. Biri bitince yazmaya devam ederim, yeni kurgusal dünyalar üretirim. İnançlı insanlar bu durumu öbür dünyaya inanarak aşmaya çalışırlar. Uyumsuzluğu kabullenerek başkaldırmalı ve yazmalıyız.

Sonuçta, üretilen metinler üzerinden düşünecek olursak felsefi derinlik, boyut, metnimizin bir meselesinin, derdinin olması çok önemlidir. Sınırları zorlayan, mevcut olanı söken karakterler yaratmak çok önemlidir. Bu olmayınca ortaya yüzeysel metinler çıkar. Camus, felsefe-edebiyat ilişkisi açısından çok önemli bir örnektir. Romanlarında yarattığı karakterler çok boyutludur, bunun kaynağı da yine kendi ürettiği felsefesidir.  

* Fikirleriyle yazıya kaynaklık eden Kaan Özkan’a çok teşekkür ederim.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Latin Amerika Edebiyatındaki Patlamanı..Alişan Çapan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Begüm Güven

27 Ocak 2026

Kahraman Diye Kime Deriz?

Rodman Philbrick’ten İyi Bir Maceranın İpuçlarıKampa gitmek için çantamı kapadım. Tedirginim, tecrübeyle sabit, kampların hiç de beklenildiği gibi geçmediğini biliyorum: Güneşin ısıtmadığını, hazırlığın uzun sürdüğünü, kampa çıkarken yalnızca eşya değil arkadaş da seçmenin g..

Devamı..

Davos Balonu ve Gerçek Dünyada Uyandır..

Hamilton Nolan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024