Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Ocak 2026

Öykü

Uyanmanın Yanıcığı

Tuğçe Vural

Paylaş

1

0


Lanetli sanmıştık. Her yer balçık, her yer ceset torbası! Her dönemeçte yeni bir vagon peydah oluyordu, yediği her ruhta yeni bir oda açılan Rose Red Konağı gibi... Sonunda bir melek fısıltısı gibi bir ses duydum; “Uyan, vakit geldi!” dedi ses. Trene ilk bindiğimdeki balçık yerine çayır çimen var şimdi, üzeri gelincik, papatya ve zambak bezeli. Manzaranın tadını çıkarmak için pencerenin yanıcığına oturuyorum. Kompartımanda yalnızım. Bir süre sonra ayaklarımda bir ağırlık hissediyorum. Sıcak havanın etkisiyle kurumayı başarmış olan balçık parçalarını görüyorum. İçim çekiliyor paçalarıma nerede ve nasıl bulaştıklarını anımsayınca. Öylesine bir günde, öylesine yapılan bir kır gezisinde kendimizi bir can pazarının tam da orta yerinde bulacağımızı bilmediğimiz anlardı. Bir ses geldi uzaklardan ve derinlerden. Bir sel başladı. Ardı tufan oldu! Sel suları, her yanı balçık içinde bıraktığında kendimi bu tren yolculuğunda buluverdim. Ceset torbalarına ne mi oldu? Onlarla yer değiştirdik. Birçok tren geldi ceset torbalarıyla ve birçok tren kalktı yeni bedenleriyle. Her trene başka ray tahsis edildi, her biri başka bir yere savrulmak üzere... Benimki mi? Kötünün iyisinin bol olduğu duraklar aştık. Ruh kanatan dönemeçlerden geçtik beraber. Bugüne gelene dek çok sel suyuna maruz kaldı bu tren. Malumunuz gözümden taştı tuzlu sular hep. Ruhumu da aşıp sel suyu olup yıkadılar trenimin vagonlarını bir bir... Şimdi şu çayır çimene ve çiçeklere bakıyorum da! Bakın işte, diyorum, bu hak edişin bedenlenmiş halidir! Alo? Alooo? Kapandı... Neyse, ben biraz daha manzaranın tadını çıkarayım madem! 

Telefonu elinden bırakıp pantolonunu değiştirmek için dolabına uzandı. Dolapta türlü çeşitli elbiseler vardı. Renk renk ve desen desen... İçine bir ferahlık hissi geldi. Sanki onu uyandıran melekler bu defa da hayatının bu evresinden müjdeler getiriyorlardı ona. Gülümsedi. Durdu. Gözlerini sımsıkı yumdu ve tekrar açtı. Poposuna küçük bir çimdik attı. Rüya değildi, canı yanmıştı! Beyaz bir elbise seçti. Üzerinde mavi kelebekler işli olan... Üstüne sinen balçık kokusundan da sıyrılması gerektiğini düşünüp duşa girdi. Uzun uzun yıkadı her yanını. Güzel kokular sürünüp giydi elbisesini. Pencerenin yanına döndüğündeyse ağzı açık kalakaldı. Manzarası değişmişti. Masmavi ve pırıl pırıl parlayan bir deniz vardı önünde. Bir türkü döküldü o anda dudaklarından. Her noktasında mutluluk biraz daha doldu ciğerlerine. Treni, rotasını güzelliklere kırmıştı besbelli! 

Telefonu çaldı. Arayan görünmüyordu. Açtı merakla. Onu uyandıran sesti telefonun öteki ucundan gelen. Hayatının akışını değiştiren o dört sözcük döküldü melek seslinin dudaklarından: “Uyan anne, babam geldi!”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Aşiyan'da Sis, Yağmur ve ŞiirFuat Yalçın
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Evrim Sayın

7 Mart 2025

Gizli Sihrinin Farkında mısın?

Kahramanımız bir şekilde ölümün uzak kıyısına düştüğüne göre tüm olağanüstülükleri birer birer anlatmaya başlayabilirim.Ölümün soğuk nefesine kapıları ardına kadar açan bir kitap... Aklından ölümden başka hiçbir şey geçmeyen bir kahraman... Bir gençlik kitabının bu sert..

Devamı..

Cesaret

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024