Günaydın dostlar,
Hastalarım, arkadaşlarım, akrabalarım birçok kişi arayarak, mesajla veya sosyal medya üzerinden benzer sorular iletiyorlar:
"Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için hangi takviyeleri almalıyız?"
Yanıtımı buradan da tekrar duyurayım:
Bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilimsel olarak kanıtlanmış (hatta % 1 etki yaptığı dahi kanıtlanmış) herhangi bir ürün yoktur.
Dolayısıyla böyle boş ürünlere boş yere dünyanın parasını vermeyin. Hatta şu sıralar bu ürünlerin (sizi hastalıktan koruyacağını ima ederek) reklamlarının bolca yapılması da, bir çeşit illegal fırsatçılıktır. Uyanık olun lütfen.
Zorunluluk gereği ancak çay-tost benzeri gıdalarla karnını doyurabilen (öğrenci tipi beslenme diyoruz buna) biri değilseniz, multivitaminlere de hiç ihtiyacınız yoktur.
Ayrıca her yerde karşınıza çıkan el temizliği önlemleri dışında, cep telefonu, masa telefonu, kalem gibi ürünlerin de düzenli temizliği önerilebilir.

Solunum mukozasının istilacı hastalıklara karşı direncinin en önemli bölümü silier aktivitedir. (Mikroskopik tüylü hücrelerin rüzgârdaki bir başak tarlası gibi dalgalanarak kendini temizleme hareketidir bu kabaca.) Smoking her şekilde bunu bozar. (Smoking diyorum çünkü, sigara ağzıma sürmem diyen biri, biraz daha sorgulayınca, arada bir nargile –ki bu aslında kabaca dört paket sigaraya bedeldir– ya da bazen bir puro içerim, tütün içerim gibi yanıtlar verebiliyor.) Hepsi silier aktiviteye zararlıdır, tütünün genel zararlarından bahsetmiyorum, dikkat.
Uykusuz kalmamak, kaygı düzeyini bir-iki seviye aşağı düşürmek (bunun hazır bir formülü yok, herkes kendi yolunu bulacak. mesela bir arada olma, dayanışma duygusu Oksitosini artırarak kaygı durumunu azaltabilir. Biraz mizah Serotonini arttırabilir. Başarılı bir meditasyon Endorfini yükseltebilir) Bu konuda güç sizde.
Beslenme önemli elbette bol ve çeşitli protein, bol bol sıvı alımı. (Unutmayın bu hem bir mekanik temizleme sağlar, hem de bağışıklık hücreleri dahil, vücut içi transportun en önemli parçası olan kan plazmasının da kaynak maddesidir.) Bol bol sebze meyve tüketimi çok değerli. ("Ama meyvede şeker var" tarzı popüler diyet söylemlerini bu olağanüstü dönemde bir kenara bırakın – her şey normalleşince devam edebilirsiniz.) Meyveler ve sebzeler en değerli vitamin, mineral ve lif kaynağıdır, şu dönemde vazgeçilemez. Ben bir de her gün iki bardak doğal kefir öneriyorum (tadına tahammül edemeyenler için probiyotik yoğurt da uygundur). Artık net biçimde biliyoruz ki, bağırsak floramız immün sistemi up-to-date tutan en önemli unsurlardan biri.
Kalabalıkla temastan kaçınmak gerektiğini söylemeye gerek yok sanırım.
Bizim gibi şu an hastanelerde, kliniklerde hasta ile yüz yüze çalışan hekimlerin pratikte kendilerini virüsten korumaları çok zor, hatta imkânsıza yakın. Kendimize iyi bakmak, moralimizi yüksek tutmak ve yaşlılarımızı göz bebeğimiz gibi korumak zorundayız.
Hep birlikte bu badireyi, en az kayıpla atlatacağımızı ümit ediyorum.
Kendinize ve çevrenize iyi bakın...






