Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

14 Ekim 2015

Ne Haber

Bir İstanbul Ansiklopedisi

Deniz Gündoğan İbrişim

Paylaş

42

0


Tanpınar'ın buruklukla sevinç arasında gidip gelen çağrışımlarıyla bezeli Huzur ile Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık aynı dili konuşur. Orhan Pamuk'u ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ı bu kez Alberto Manguel anlattı: "1923'te modern Türkiye'nin inşasıyla birlikte Osmanlı köklerinden sancılı bir kopuşla yeni bir ulus doğmuştu. Osmanlı hükümdarları çoktan batılılaşmaya başlamışlardı bile. Ancak yeni ulus Osmanlı mirasını tümüyle reddetmişti; politika sahnesinden giyim kuşama, yazıdan günlük hayata değin bütün geçmiş adeta silinmişti. Bu farklı geçmişten doğan edebiyat son derece moderndi ve ilhamını on dokuzuncu yüzyıl ve erken yirminci yüzyıl geleneğinden alıyordu. Özellikle Fransız yazarlar, Baudelaire, Balzac  ve Zola, birçok Türk gencinin kütüphane raflarını süslüyordu. Orhan Pamuk'un çoğu eseri (Sessiz Ev, Beyaz Kale, Benim Adım Kırmızı) mahkûm edilmiş bu geçmişi yad eder ya da sınırsız gözlerle günümüz trajedisini (Kar) anlatır. Ancak birçok kitabının baş kahramanı kendisinin de 1952'de doğduğu şehir İstanbul'dur. İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları ve ardından Kara Kitap yüzünü batıya dönmüş zengin karakterler üzerinden İstanbul'u odağına koyar. Pamuk şimdi de Kafamda Bir Tuhaflık romanıyla aynı temayı bu kez bir sokak satıcısı, yaşamını yoğurt, nohut-pilav ve geleneksel Türk içeceği boza satarak  kazanan Mevlut üzerinden anlatıyor. Okur, Mevlut'un peşi sıra giderken, İstanbul'un fakir bölgelerinde ve tarihi sokaklarında kaybolur.  Roman, kimi zaman  sağlam bir tarih kılavuzu gibi okunsa da, şehrin o soluk, parçalanmış ve tozlu görkemine ithaf edilmiş bir aşk mektubunu andırır. Birçok sesin bir araya geldiği kısa bir oratoryo gibi yazılan roman her karakterin kendi sesini duyurmasına, Mevlut'un hikâyesinde üstlendikleri rolleri aktarmasına olanak sağlar. 1957 yılında Konya'da, fakir bir köyde doğan Mevlut, on iki sene sonra evinden ayrılıp, babasının izinden giderek İstanbul'a gelir. Burada hiçbir işte tutunamaz; eğitimi ters gider, ufak iş girişimleri ve siyasal hayata adım atma hayalleri boşa çıkar. Bir tanıdığının apartmanına yaptığı ziyarette on üç yaşında genç bir kıza sırılsıklam âşık olur. Üç yıl boyunca genç kıza mektuplar yazar; genç kızın ağabeyinin güvenini kazanır ve genç kızla evlenme isteğini de dile getirir. Nihayetinde ağabey, Mevlut'un genç kızı kaçırmasına yardım eder. Genç çift için her şey hazırdır, ancak trene binmeden hemen önce Mevlut gerçeği fark edecektir: Ağabeyin Mevlut için ayarladığı kız kardeş Mevlut'un aşık olduğu kız kardeş değil, onun ablasıdır. Mevlut  bu durum karşısında sessiz kalarak tek bir kelime bile etmez, kaderine razı olur ve böylesi bir kandırmacıdan doğabilecek yeni aşkı anlamaya çabalar. Bu durum karşısında kendini geri çekmez, yaşamın beklenmedik armağanlarına şükran duyar. Mevlut'un hayatı süre giden bu gönlü zengin farkındalığın ve keşfin olağanüstü kabullenişidir. Pamuk, İstanbul:Hatıralar ve Şehir kitabında yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından Ahmet Hamdi Tanpınar'a saygısını dile getirir. Tanpınar'ın muazzam eseri, Saatleri Ayarlama Enstitüsü (yakın zamanda Penguen Kitabevi tarafından İngilizcesi yayımlanmıştır), şehrin parçalanmış tarihi üzerinden ilerleyen absürd bir itişip kakışmadır. Ne var ki Tanpınar, Proustvari bir roman olan ve İstanbul'un geçmişe özlemini dile getiren Huzur'u da yazmıştır. Tanpınar'ın buruklukla sevinç arasında gidip gelen çağrışımlarıyla bezeli Huzur ile Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık aynı dili konuşur. Pamuk'un romanına adını veren Kafamda Bir Tuhaflık şair Wordsworth'ü  aklımıza getirir: "İçimde ne o zamana ne de o mekâna aitmişim duygusu..." Mevlut'un tam içine düştüğü durum da işte budur; bir evliya değildir ama gönüllü bir yabancıdır. İçinde bulunduğu toplumun açgözlülüğü ve bencilliği karşısında bir yabancıdır o. Pamuk'un ilk romanlarından Sessiz Ev'de genç bir adam, babasının ve annesinin arzusunu yerine getirmeyi üstlenerek "her şeyin" bir ansiklopedisini derlemeye girişir. Kafamda Bir Tuhaflık neredeyse böylesi bir ansiklopedi: Karakterlerin, olayların, evlerin, yiyeceklerin, nesnelerin muazzam bir derlemesi. Okur altı yüz sayfanın sonunda bütün bunların İstanbul adında birleştiğini görecektir."

Kaynak: The Guardian

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024