Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Kasım 2026

Edebiyat

Çocuklara Kitap Sevgisi Kazandırmanın Beş Yolu

Annie Snelson-Powell

Paylaş

0

0


Kütüphanede geçirdiğim onca saatin sonunda nihayet çıkışa yöneliyordum ki, gözüm içinde bir sürü kitap ve  üstünde de “ücretsiz” yazılı bir levha duran el arabasına takıldı. Hızla arabaya yanaştım, kitapları kurcalamaya başladım. Evdeki kitaplığın tıklım tıkış olduğunu aklımda tutup oradan tek bir kitap dahi almadan ayrıldım. Ama “bedava kitap” lafını duyar duymaz verdiğim tepki, gerçek bir kitapsever olduğumu bana bir kez daha gösterdi.

Aynı gün Princeton eğitimli klasik filolog  Nadya Williams’ın, çocuklarda kitap sevgisinin nasıl uyandırılacağını izah ettiği söyleşisine katıldım. Bendeki kitap sevgisinin nasıl ve niçin başladığını doğru düzgün açıklayamam belki ama Williams’ın önerdiği yöntemlerden bazılarının bunda payı olduğunu söyleyebilirim. İşte onlardan birkaçı: 

 

1. Önce kendi okuma sevginizi besleyin 

Williams’a göre çocuklar, ebeveynlerinin sevdiği şeylerden hoşlanmaya meyillidir. Bu yüzden kitaplara olan ilgimizin yaşaması ve filizlenmesi için onu canlı tutmamız gerekir. Williams’ın tavsiyesi, her gün azıcık da olsa okumak. Yani boş kaldığınız an telefona sarılıp ekran kaydırmak yerine bilinçli davranmak ve elimize bir kitap almak. “Ne yapıp ne edip okuyun,” diyor Williams, “zevk için okumanın tadını çıkarın.” 

 

2. Kitaplardan söz edin 

Williams, çoğumuzun sohbet ederken hemen havadan sudan muhabbetlere daldığını, en iyi ihtimalle de film ya da dizilerden bahsettiğini söylüyor. Oysa bu tür gündelik konuşmalarda okuduklarımızdan söz etmek, çocuklarımızda da benzer bir ilgi uyandırır. Hem daha derin sohbetler de ortaya çıkıyor  hem de okuduğumuz fikirleri çözümlemek ve başkalarıyla paylaşarak kendi hayatımıza uyarlamak kolaylaşıyor. “Sevdiğimiz şeyler hakkında konuşmaya yatkınız,” diyor Williams. O hâlde ne demeye sohbetlerimizi başkalarında kitaplara karşı merak uyandırmak için kullanmayalım?

3. Sık sık yüksek sesle okuyun

Çocuklarımız harfleri ve sözcükleri kendi başlarına tanımayı öğrenince onlara yüksek sesle kitap okumayı bırakıyoruz. Williams ise bu alışkanlığın çocuklarımız liseye gelene kadar devam etmemizi öneriyor. Böylece geçmişte hayatın merkezinde yer alan sözlü kültür yeniden canlanıyor ve insanların daha fazla şey hatırlamasına yardımcı oluyor. Yüksek sesle okudukça daha iyi birer okur haline gelmemiz da cabası. 

 

4. Nitelikli edebiyatı ayırt etmeyi öğrenin

Williams, çocuklarımızın Kaptan Düşükdon tarzı kitapların etkisiyle yetişmesine değmeyeceğini söylüyor. Ona göre çocukların çoğunun okumaktan hoşlanmamasının sebebi, ellerine tutuşturulan saçmalıklar olabilir. Bunu fark ediyor ve doğal olarak ilgilenmiyorlar. Önce hangi kitapların nitelikli ve zaman harcamaya değer olduğunu bulmamız, ardından bu ayrımı çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor.

 

5. Geniş bir okuma yelpazeniz olsun 

Williams’a göre çocuklar hem şiirle hem düzyazıyla, hem kurmacayla hem de kurmaca dışı eserlerle tanıştırılmalı. “Şiir kulağı eğitir,” diyen Williams, bir insanın “okuma sevgisinin, kitap çeşitliliği arttıkça büyüyeceğini” de ekliyor. Çocukları küçük yaşta çok çeşitli yiyeceklerle tanıştırıyoruz ki, yemek seçmesinler. Edebiyatta da aynı şekilde “damak zevklerini geliştirmeli”, onlara öğrenip gelişebilecekleri “daha geniş bir okuma yelpazesi” sunmalıyız.

Bu son madde özellikle ilgi çekici çünkü devlet okullarının son yıllarda çocukların önüne koyduğu metinler benim gibi yetişkinlerin bile dayanamayacağı türde. Eğer çocukken birileri bana bu metinleri zorla okutsaydı muhtemelen okumaktan nefret ederdim. 

Şimdi gelelim asıl sorumuza: Peki niçin çocuklarımızı kitap okumaya teşvik edelim, hatta onları birer kitap bağımlısına çevirelim? Neticede yaşadığımız çağda çocuklar hem bilgiye hem de eğlenceye saniyeler içinde ulaşabiliyor, yapay zekâ yardımıyla yazıyor ve işin en kötü yanı yapay zekâ yardımıyla düşünüyorlar. Böylesine dijital bir ortamda kitaplara gerçekten ihtiyaç var mı?

C. S. Lewis, An Experiment in Criticism adlı kitabında bu soruyu yanıtlıyor.

“Bir ömür boyu gerçek okur olmuş bizler, varlığımızın okuduğumuz bu yazarlar sayesinde ne denli muazzam bir biçimde genişlediğini çoğu zaman fark edemeyiz. Ama olur da okumayla arası iyi olmayan bir arkadaşımızla konuşursak bunu anında anlarız. Muhatabımız çok iyi, sevecen ve sağduyulu bir insan olabilir ama yine de kendi minicik dünyasında yaşar. Biz olsak o dünyada boğulup kalırdık. Zira yalnızca kendisi olmakla yetinen, dolayısıyla daha az “ben” olabilen insan, tek başına bir hapishanede oturuyor demektir.”

Yani sağlam ve dengeli bir kişilik, çok sayıda nitelikli kitap okumaktan geçer.

O halde daha fazla oyalanmayın. Elinize bir kitap alın, çocuklarınız ellerine de birer kitap tutuşturun ve omuz omuza okumaya başlayın. Zaman ilerledikçe bütün ailenizin bilgelik ve olgunlukta bu sayede yol aldığını göreceksiniz.

 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Gaston Bachelard: Filozoflar ÜzerineOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

24 Kasım 2025

Samantha Harvey ile Hayatındaki Kitapl..

Okumaya dair en erken anım Michelle Magorian’ın İyi Geceler Bay Tom isimli kitabı. Bu kitabı unutacağımı sanmam. Kendi başıma okuduğum ve bana rahatsızlık veren ilk kitaptı. Acıyla, ihmalle ve ıstırapla dolu ama aynı zamanda beraberinde muazzam bir neza..

Devamı..

Gizem Pınar Karaboğa: "Bizim acımız ço..

Dilan Özdemir

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024