Bülent Topbaş
Bir görüşe göre çağdaş sanat eserinin değerini en başta büyük tacirler, sonra markalaşmış müzayede evleri, özel sergiler düzenleyen müze küratörleri ve çok sınırlı ölçüde sanat eleştirmenleri belirler. Alıcıların bu süreçte neredeyse hiç payı yoktur.Damien Hirst’ün dondurulmuş ve birtakım kimyasallarla korunmaya alınmış 4,5 metrelik gerçek bir kaplan köpekbalığına çağdaş sanatın en önemli koleksiyonerlerinden Charles Saatchi 50 bin sterlin ödediğinde The Sun gazetesi, “Yanında Patates Tava Bile Olmayan Balığa 50 Bin Sterlin!” başlığıyla dalga geçmişti. Daha sonra yıllar içinde çürümeye başlayan bu köpekbalığını SAC Capital fon yöneticisi Steve Cohen 12 milyon dolara Saatchi’den satın aldığında haberi yapan gazetecinin yüz ifadesi görülmeye değer olmalı. [caption id="attachment_21663" align="alignleft" width="400"]
Jeff Koons, Turuncu Balon Köpek[/caption]
Yandaki resimde de Jeff Koons’un Turuncu Balon Köpek isimli eserini görüyorsunuz. Bu eser de Kasım 2013’te New York’ta, Christie’s aracılığıyla 58,4 milyon dolara satıldı.
Aslında şaşılacak bir şey yok. Bir piyasa varsa fiyatı arz ve talep belirler. Damien Hirst’ün dondurulmuş köpekbalığına “Yaşayan Birinin Zihninde Ölümün Maddi İmkânsızlığı” gibi çok afili bir isim vermiş olmasının veya Jeff Koons’un İtalyan porno yıldızı ve milletvekili Cicciolina ile evli olmasının bu talep koşullarını ne kadar etkilemiş olduğu bilinmez ama birileri bu parayı vermiş ve fiyatı tescil etmiş.
Belki de kendi uzmanlık alanım olduğu için bir şirketin değerlemesini yapmak bana mümkün geliyor ama sanat eseri, hele bir de çağdaş sanat eseri söz konusu olunca değer nasıl belirlenir aklım pek almıyor hâlâ. Bir görüşe göre çağdaş sanat eserinin değerini en başta büyük tacirler, sonra markalaşmış müzayede evleri, özel sergiler düzenleyen müze küratörleri ve çok sınırlı ölçüde sanat eleştirmenleri belirler. Alıcıların bu süreçte neredeyse hiç payı yoktur. Çağdaş sanat eseri alıcısı oluşturulmuş bir statüyü satın alır ve bu statüyü belirleyen de dar bir çevredir. Biraz acımasız bir görüş olsa da, bana çok yersiz gelmiyor.
2008 krizinden sonra uygulanan gevşek para politikaları ile sanat eserlerinin genel olarak değer kazandığı bir dönem yaşadık. Para bolluğuna bağlı olarak ekonomideki balon oluşumunun en rafine ve öncü hali sanırım sanat piyasasında yaşandı. Son dönemde çağdaş sanatın en büyük alıcılarının hedge fon yöneticilerinin olması bu yüzden şaşırtıcı değil. Çağdaş sanat eserlerine dayalı kurulan fonlar ve finansal kurumların sanat eserlerini teminat kabul ederek sanat eseri alımına fonlama olanaklarını artırması balonu biraz daha şişirdi. Paranın getirisinin düşmesi ve paraya olan güvenin azalması birçok yatırımcıyı sürekli fiyatları artan bu alana yöneltti. Ancak krizden sonra yatırımcıların sığınağı olan sanat piyasasında şimdi ciddi yaprak dökümü olduğuna dair haberler geliyor. Jeff Koons’un balon köpeği belki bu dönemi de anlatan iyi bir simge olarak kalacak. Peki bu piyasadaki sıkıntı genele yayılmış büyük bir çöküşün de habercisi mi? Bence değil. Çağdaş sanat piyasasında yaşanan balonun ve çöküşün bol likidite ile bağlantısı olsa da, büyük oranda kendi iç dinamiklerinden kaynaklandığını söylemek sanırım yanlış olmaz. Bu yüzden bu piyasadaki gelişmelerin genel varlık fiyatları açısından fazla bir şey ifade ettiğini söylemek zor.
Forbes, Ekim 2016






