“Fantezi zihin için egzersiz bisikleti gibidir. Sizi hiçbir yere götürmez, ama sizi bir yerlere götürecek kaslarınızı güçlendirir.”
– Terry Pratchett
Terry Pratchett'ın kült serisi Diskdünya'nın Türkçedeki son serüveni Buhar Kaldırmak geçtiğimiz ay okurla buluştu. VBöylece, Diskdünya'nın yaklaşık 10 yıl süren 41 kitaplık yayın maratonunun sonuna gelinmiş oldu.
Bu bağlamda, Diskdünya külliyatını Türkçeleştirerek büyük bir başarıya imza atan Niran Elçi'den duygularını aldık.

“Hayal ürünü hikâyeler, hayal gücünden yoksun olanları kızdırır.” Terry Pratchett
Yirmi üç sene önce, Shakespeare parodisi gibi başlayan bir kitap beni aldı ve yepyeni bir dünyaya, Diskdünya'ya götürdü. Benim için beklenmedik bir yolculuktu ve yazarı Terry Pratchett'ın yarattığı o hayali dünyaya tekrar tekrar dönmek istedim.
Bu dünya sihirbazlar, cadılar, ejderhalarla dolu, büyünün hüküm sürdüğü bir yerdi. Ve elbette insanlar... ve cüceler, kurt-insanlar, elfler, vampirler ve hatta ölüm...
Çeviri macerasına Ucube Kocakarılar ile başladığım Diskdünya zamanla kişiselleşti benim için, yalnızca bir iş olmaktan çıktı ve okuma maceramın bir parçasına dönüştü. Dizinin bir yayınevinden diğerine geçmeyi beklediği senelerde kitap ardına kitap devirmeye devam ettim ve Delidolu'yla Diskdünya kitaplarını en baştan alıp, o maceraya tekrar başlarken sadık bir Pratchett okuru olmuştum bile.
“Neden gidiyorsun? Geri dönebilmek için. Döndüğün yeri yeni gözlerle, yeni renklerle görebilmek için.” Gökyüzü Dolu Şapka
Fantezi ürünlerine burun kıvıran ve onları Edebiyat olarak görmeyenler var öteden beri. Diskdünya'ya haksızlık eden bir yaklaşım bu, çünkü iyi edebiyatın yaptığı şeyleri yapıyor Terry Pratchett. Sizi içinde yaşadığınız andan koparıyor, başka bir düşünce düzlemine taşıyor, önkabullerinizi ve düşünce tarzlarınızı sarsıyor ve sizi onları yeniden değerlendirmeye sevkediyor. Her kitabı yepyeni kazanımlarla kapatıyorsunuz. Diskdünya hayali, uçuk kaçık bir yer olsa da, hikâyeleri asla uçuk kaçık değil. İnsanı ve insanlık durumunu anlatıyor; hem de olanca iyiliği, kötücüllüğü, duygusallığı, siyasiliği ile.
“İnsanların fanteziye insan olmak için ihtiyacı vardır. Düşen meleğin yükselen maymunla buluştuğu yer olmak için.” Domuzbaba
Çünkü Diskdünya yalnızca fantezi değil. Kitaplardaki fantezi unsurları mitoloji, folklor ve peri masallarından esinleniyor, yani insanların bizim yuvarlak dünyamızı anlamak ve açıklamak için kullandığı hikâyelerden. Pratchett bu temel üzerine bizim dünyamızın her türlü hikâyesini oturtuyor. İlk bakışta komedi okuduğunuz izlenimine kapılırken, içine daldıkça Pratchett'ın gözlemlerini, insan kardeşlerine duyduğu sevgiyi ve öfkeyi, o öfkeyle baş edebilmek için kullandığı hicvi fark etmeye başlıyorsunuz.
Bütün bunlar sizin düşüncelerinize öyle işliyor, o bakış açısını öyle benimsiyorsunuz ki artık sizin düşünceleriniz oluyorlar ve onların nereden geldiğini hatırlamıyorsunuz bile.
Okuyucu üzerinde böyle bir etkisi olan Pratchett iyi insanlardan biri neyse ki ve tüm hikâyeleri anlayış, iyilik, hoşgörü, kabullenme, yaşa-ve-yaşat ilkeleri üzerine kurulmuş. Hikâyeleri okurken yazarı kalbini size açmış, tüm umutlarını, dileklerini ve yaralarını size gösteriyormuş gibi hissediyorsunuz. Pratchett'ın yaşadığı sürece verdiği röportajlar, yaptığı yardım çalışmaları, başlattığı ve katkıda bulunduğu kampanyalar da bu iyilik hissine asla zarar vermedi, aksine pekiştirdi. İşte bu yüzden, uzun süre savaştığı nadir Alzheimer türünden dolayı 2015'te vefat ettiğini öğrendiğimde, milyonlarca okuyucusu gibi ben de bir yakınımı kaybetmiş gibi hissettim.
“Adı anıldığı sürece kişi ölmüş sayılmaz.” Postane
Geçtiğimiz aylarda, dizinin 41. kitabı Buhar Kaldırmak'ı e-postaya vererek Diskdünya çeviri macerama veda ettim, ama bu bana bir veda gibi gelmedi. Dosyaları gönderir göndermez ilk yaptığım, bir süredir kitaplığımda bekleyen Pratchett biyografisini (A Life With Footnotes) elime almak oldu ve çeviri maceram son bulurken, ben okuma macerama kaldığım yerden devam ettim.
Çünkü eski dostlara veda etmezsiniz ve muazzam üretkenliği sayesinde koskoca bir Terry Pratchett külliyatı, okunmamış, okunmuş ve tekrar okunacak kitaplarıyla hâlâ beni bekliyor.






