Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Eylül 2015

Edebiyat

Dilin kökenine ilişkin söylenceler

Oggito

Paylaş

36

0


Dil önce iletişim için eşyaya, davranışlara, duygulara adlar bularak konuşma diline dönüştü. Sözcüklere verilen anlamlar zamanla çoğaldı, yaygınlaştı, benimsendi. Dil zorunluluktu. Sonra konuşma dilini Sümerler yazı diline çevirdi. Yazı dilinde cümle kurmak gerekince bir de gramer oluşturmak gerekti. Sümerler bunu da yaptı, sonra da ilk büyük edebiyat eserini, Gılgamış Destanı’nı yazdılar. Ama dilin kökenleri bununla sınırlı değildi. Marina Yaguello, Hayali Diller adlı sıra dışı kitabında dilin kökeniyle ilgili şu ilginç bilgileri de veriyor ki, öğretici: [divider layout="3" color=""][/divider] Dilin kökenine ve çeşitliliğine ilişkin söylencelerin en bilinenleri, semavi üç büyük dinde ortak olan Kutsal Kitap’tan kaynaklananlardır. Ama öteki uygarlıklar da aynı köken sorunlarına efsane ya da söylenceler aracılığıyla yanıt getirmeye çalışmışlardır. Eski Mısır’da firavun olan Psammetikos’un, kendiliğinden hangi dili konuşacağını öğrenmek için bir bebeği dilsiz bir sütanne yanında büyüttüğü anlatılır. Günün birinde çocuk, Frigya dilinde ekmek sözcüğüne yakın bir ses çıkarır (bekos) ve firavun bundan insanlığın ana dilinin Frigce olduğunu varsayar. Prusya kralı II. Frederik, bu deneyi gerçekten var olan vahşi çocuklar üzerinde yinelemiştir. Bunların ilk dili konuşmak bir yana hiçbir dil konuşamadıkları bilinmektedir. Dil yetenekleri körelmiştir. Avustralya yerlileri Aborjinler de, ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp, durmadan aileleri ayıran ve köylerdeki huzuru bozan Wurriri büyücüsünün öyküsünü anlatırlar. Günlerden bir gün büyücü ölür ve bu insanlar yamyam olduklarından büyücünün bedenini yeryüzünün bütün halklarını çağırdıkları bir şölen sırasında yemeye karar verirler. Ne yazık ki herkes şarkı söylemeye koyulduğunda, büyücünün şu ya da bu parçasını yemelerine göre ağızlarından farklı sözlerin çıktığını fark ederler. Büyücü, aralarında kusursuzca anlaşan ve aynı dili konuşan bu halklar arasına anlaşmazlık katarak öcünü almıştır. Bir Tayland efsanesi de aynı konuyu dile getirir: Bir varmış bir yokmuş, yaşamını vahşi hayvanlar arasında geçiren serüvenci ve gözüpek bir prenses varmış. Kral, onu sarayda tutabilmek için, mutfaktaki pirinç tanelerini saymasını istemiş. Kız ormana kaçıp kaybolmuş. İzini süren muhafızlar bir piton yılanıyla (aslında prensestir) karşılaşmış ve onu öldürmüşler. Bu arada muhafızlar mızraklarını saplarken değişmeye ve hepsi farklı diller konuşmaya başlamış. Bunun üzerine aralarında kavga etmeye başlamışlar ve dünyanın dört bir yanına dağılmışlar.

Kaynak: Hayali Diller, YKY

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Önce Oku Sonra DokuOğuz Demiralp
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dilek Karaaslan

6 Ekim 2025

İrem Üreten: "Öykülerin evrenselliği v..

İrem Üreten, yazma sürecinde uzun dönem, benimle birlikte çoğu arkadaşıma yol gösteren ve eşlik eden Notos Atölye sayesinde tanıdığım bir isim. Uzun yıllar emek verdiği ilk dosyası, Saat Yönünün Tersine, Bilgi ..

Devamı..

En İyi Jane Austen Romanı Hangisiydi?

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024