Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Nisan 2021

Öykü

Dost'un Kaderi

Yeşim E. Uşkun

Paylaş

1

2


İri yapılı garson nefes nefese arka bahçeden geldi. Masaların altına, girişteki kuytu köşeye, sanki orada olsa görünmemesi mümkünmüş gibi saksıların arkasına baktı. Bileğinde kıvırdığı tişörtünün kollarını yukarı sıyırdı.   

“Dost yok, hiçbir yerde yok, onu bulamıyorum.”

Olanları henüz tam anlamayan diğer garson boş masayı silmeyi sürdürdü.

“Abi belki gitmiştir.”

“Oğlum saçma sapan konuşma, köpeklerin ne kadar sadık olduğunu herkes bilir. Durup dururken niye gitsin hayvan?”

O sırada, karşısındaki kadını köşeye sıkıştırmış gibi gövdesini masaya dayayarak konuşan adam köpekten bahsedildiğini anladı. İnsanlar ne boş işlerle uğraşıyordu. Evinden hemen bu günlerde taşınması gerekiyor. Zihninde başka hiçbir düşünceye yer yok. Yönetici kendisine gıcık gidiyor, alt katta çocuk sürekli ağlıyor, karşı dairenin önünde duran ayakkabılar kötü kokuyor. Kadın dinlemeyi bıraktı. Kaybolan küçük bir köpek miydi acaba? Hayvan barınağının yakınından geçerken gördüğü ayağı aksayan köpek ne kadar iriydi. Beyaz tüylü bakımsız hayvan nasıl zorlanıyordu yürürken. Kısa mesafe ilerliyor vücudunu olduğu yere bırakıyordu. Ağrıyan ayağını kalıp gibi üstte kıpırtısız tutuyordu. Veterinere götürmemişti. Yaklaşmış, arabasını yavaşlatmıştı. Biraz izlemiş, izlenecek bir durummuş gibi, sonra çekip gitmiş bu adamın koynuna girmişti. Üç gündür o köpek ne yapıyordu? Adamın konuşmasını umursamadan çayı masaya bırakan garsona sordu.

“Bağlı değil miydi?”

Çay tepsisini göğsüne bastıran garson bir yandan da sağa sola dolanıp duran arkadaşını izliyor.

“Yok abla. Kulübe yaptık biz ona. Derme çatma bir şey ama alışmıştı oraya. Hiç bağlamadık.”

“Ne oldu acaba? Kaza falan olmasın da.”

“Yok çok akıllı bir hayvandır Dost. Yola hiç çıkmaz ama başka bir köpeğin peşine takıldıysa.”

Kadın ayağa kalktı.

“Ben gidiyorum, haydi.”

Adam şaşkın.

“Nereye ne oldu? Konuşuyorduk.”

“Barınağın o tarafa gideceğim, istersen gel, istersen sen bilirsin. Kendin oturmaya devam edebilirsin, bak yalnız oturanlar da var.”  

Dışardan yalnız görünen kadın sandalyesinde hafifçe kıpırdandı. Önden düğmeli elbisesi dizlerini ortada bırakarak sağa sola sıyrıldı. Çayından küçük bir yudum aldı. Boşta kalan eliyle eteğini bacaklarına şal atar gibi sardı. Masanın üstünde defterin yanında duran kalemin kapağını yavaşça açtı, yana bıraktı. ‘Bu köpek nerede?’ yazdı. Yazının etrafına yapraklar çizdi yapraklardan uzayan büyük dallarla devam etti. Sayfanın alt köşesine ağaç gövdesi aralara yeni dallar ekledi. Sayfada boş yer kalmayana kadar dallar yapraklar çoğaldı. Öylece bıraktı. Çantasından ciltli kırmızı olanı çıkardı. Defteri eline alır almaz kaptanın ayak sesleri yükseldi, tak tak tak. ‘Bedeninin kusurunu her an hatırlıyor. Ruhundan çıkan onca gürültü kaptana hiç uğramıyor. Kara uğultular köpüklü dalgalara karışarak asla yok olmuyor,’ yazdı. Geminin ortasında ıslak bir köpek belirdi şimdi. Savrulan dalgalar altında tir tir titriyor. Masaya yaklaşan garsonun, “Çayınızı yenileyelim mi?” sorusuna eliyle olur işareti yaptı. Hayır bu köpek kaptanın köpeği değildi elbette. Kaptan gaddar, açgözlü hatta katil. Seferinden dolu kasalarla dönmezse mürettebat bunu canıyla ödüyor, peki köpek kimin? 

Bahçenin uzak ucunda duvara yaslanan diğer yalnız kişi en az garson gençler kadar üzgün. ‘Keşke eve götürseydim, baştan beri hep aklımdaydı,’ diye mırıldandı. Kapıyı gören boşluktan ileri baktı. Bileğini kaşımaya başladı. Pul pul deriler kalktı. Beyaz narin elini asker tıraşı saçlarında gezdirdi. ‘Hem bu kadar yalnızsın hem onun için geliyorsun, en iyi dostun, tek dostun. Düşün düşün daha çok düşün sen. Ne olurdu sahiplenseydin, bir yere gidince ne olacakmış, çok gidiyorsun sanki. Niye benim işlerim hep böyle. Neye elimi atsam, atamıyorum ya. Her şey mi uyumsuz olur. Batıyor, her şey fazla, gereksiz.’ Sırtını kamburlaştırdı memelerini içine çekmeyi denedi, hiç olmamalarını ne kadar çok isterdi. Günlerdir içmemeyi başardığı sigara geldi aklına, yeni yeni toparlanıyorken, hayır içmeyecek. Diğer omzuyla duvara yaslanmayı sürdürdü. Yaz kış ayağından çıkarmadığı botlarının bağcıkları yine bağlı değil. ‘Bıktım. Hadi çık şuralardan bir yerden, hadi be Dost.’ Nefret ettiği ince sesi öfkeyle yükseldi.

“Demli bir çay doldurun bana.” 

Çay bardaklarını sıcak suyun altından geçiren iri yapılı garson iç çekti.   

“Hata bizde, ihmal ettik hayvanı.”

Diğeri bardakları yarı beline kadar çayın demiyle doldurdu.

“Yok be abi daha ne yapacağız ne yapılır ki bir köpeğe?” 

İkisi de düşünüyor, bir köpek için ne yapılır? Neden gitti bu köpek?

İri yapılı olan fısıldar gibi konuştu.

“Benden. Beni herkes terk eder. Köpekler bile.”

Diğeri elini omzuna attı.

“Yok be abi, açmayalım o mevzuları artık, unuttuk gitti.”

“Dönmez bir daha bana değil mi?”

“Abi, boş ver bunları, hadi biz işimize bakalım.”

Üç blok sonraki evde bu sabah bazı işler değişti. Dost bilmediği çimleri kazdı. Alışık olmadığı tasmasını çıkarmak için boynunu yere sürttü başaramadı. Evin küçük oğlu köpeğin nereden geldiğini merak ediyor.  Annesi eksik bir şey tamamlanmış gibi çok mutlu. Annesi ne zaman çok mutlu olsa tuhaf şeyler oluyor. Kardeşi olacağı zaman çok mutlu olmuştu, kardeşi doğmadan ölmüş, oluyormuş böyle. Tüyleri battaniyesi gibi yumuşak sivri burnu küvette yüzdürdüğü oyuncaklar kadar ıslak bu köpek onların olmamalı. Keşke olsa, ya yine kötü şeyler olursa, yine annesi günlerce odasından çıkmazsa. Bahçede birlikte oynayabilirler, odasına gelebilir, ama. Bir türlü karar veremiyor. Biraz önce pencereden olanları izlerken aklına bir fikir geldi. Babası çadır kurarlarken kalın ipleri ona tutturmuş sonra birbirlerinin içinden geçirmesini öğretmişti. Tasmayı çözebilir. Gece olduğunda herkes uyuduğunda bunu yapacak. Eğer köpek kalmak isterse kalacak gitmek isterse gidecek.  

YORUMLAR

Ümmüşah Tüzen

Yazarın kalemine yüreğine sağlık keyifle okunan sıcacık bir öykü kutlarım

10 Nisan 2021

Özlem ECEMİŞ

Hayatta her şey böyle olmalı ,gitmek istiyorsan gitmeli,kalmak istiyorsan kalmalı...Her öykünüz gibi insanda bir sürü duygu uyandırıyor.Beyninize sağlık:)

12 Nisan 2021

Öne Çıkanlar

Doğanın İçinde Dans, Çarpıcı GörüntülerOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Josef Kılçıksız

23 Mart 2025

Bir “Balina Karnı” Olarak İstanbul Ya ..

Toplumsal tablo, insanın rahatsız edici hakikatlerle yüzleşmek yerine başını kuma gömmesinin ölümcül sonuçlarını gösteriyor.İnsanoğlunun egosu için hakikati keşfetmek pek tatmin edici olsa da insanın gururunu daha da okşayan şey, masuml..

Devamı..

Birbirimize Zaman Vermeyelim

Ekin Deniz Kuzu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024