Son 50 yılın en yaratıcı ve en beğenilen animelerini yöneten Miyazaki, şüphesiz büyük bir bilge. Spirited Away ve Princess Mononoke gibi klasikleri yaratan yönetmen, filmlerinde en genel duygularla hiç göze çarpmayan samimiyetleri, meraklı çocuklarla kötülüğün farkında yetişkinleri, mükemmel animasyon teknikleriyle tamamen benzersiz karakterleri ve hikâyeleri birleştiriyor.
İşte usta yönetmen Miyazaki’nin söylediği, ilham verici 8 söz.

“Benim için (yaratıcı) süreç düşünmek, düşünmek ve düşünmektir: Hikâyelerim üzerine uzun uzun düşünürüm. Daha iyi bir yol biliyorsanız, lütfen bana da söyleyin.”

“Bilinçaltıma bir olta sallandırarak kendi hayallerimi avlamaya çalışırım ama tam da yakalanmazlar. Bazı fikirlere takılıp kaldığımda bilinçaltımın derinliklerini eşelerim, aklımın artık yardımcı olmuyor gibi görünen yüzeyini aşar, filmlerimdeki olay akışını çözecek ilginç yollar bulmaya çalışırım. Ancak buraya gelmek benim için çok zor. Bitmek bilmez bir mücadele.”

“(Çocuklara) bakıyorum ve yaptıkları şeyleri onlar gibi görmeye çalışıyorum. Eğer bunu başarabilirsem, evrensele ulaşabilirim. Çocukları izlemek bize güç ve cesaret veriyor. Bunu başarabilmek ve kaotik, bizi sınayan bu dünyada film yapabilmek bence bir lütuf.”

“Film yapmak, özellikle de işiniz bittiği andan itibaren, yaptığınız şeyden sürekli pişmanlık duymak demektir. Tamamladığımız filmlere bakınca görebildiğimiz tek şey kusurları oluyor, normal bir şekilde izleyemiyoruz bile. Hiçbir zaman kendi filmlerimi tekrar izlemekten hoşlanmadım. Yeni bir film üzerinde çalışmaya başlamadan bir önceki filmin lanetinden kurtulamıyorum. Ciddiyim! Eğer sonraki filmim için çalışmaya başlamazsam, önceki film iki-üç yıl boyunca bana ayak bağı oluyor.”

“Bir anlamda, sadece en yakınımdakiler için, mesela otuz metre ya da en fazla yüz metre kadar yakınımda olanlar için yararlı olabileceğim gerçeğini kabullendim. Kendi sınırlarımı kabul etmek durumundayım.”

“Kendi deneyimimden yola çıkarak, film stüdyonuzu çok da büyütmemeniz gerektiğini söyleyebilirim. Daha az film yapmalısınız. Sanırım yapımcım da beni onaylayacaktır. Çok fazla film çekmek sizi telaşlı bir hale getiriyor. Mütevazı kalmaya çalışmalı.”

“Kırklarıma geldiğimde, çocukken yaratmak istediğimi zaten yaratmıştım. Bir bakıma, hep yapmak istediğimi şeyi başarmıştım. Bundan sonraki zorluk, film çekmeye değer bir tema bulmaktı. Karanlık bir odada yürüyor gibiydim. Nereye gideceğimi bilmiyordum.”

“Çocuklar için yaptığım filmlerde, her şeyden önce şu konuları işlemek istedim: Dünya engin, çeşit çeşit ve zarif. Siz çocuklar bu dünyaya doğduğunuz için şanslısınız… Nüfus patlaması ve çevresel felaket gibi sorunlar etrafımızı sarmış ve kendimizi umutla avutmak zorlaşmış olsa da yaşamak her halükarda muhteşem. Bunu söylemek, yaşama geçirmekten daha zor. Yetişkinlerdense gençler umudunu kaybediyor. Bu yüzden film çekerken kendimle mücadele ediyorum.”
Vice
Çeviren: Ata T.






