1900’lü yılların başında görülen ve resmi kayıtları tutulmasa da 70 milyon insanı öldürdüğü düşünülen İspanyol Gribi’nden sonra 100 yılın en büyük pandemi salgını Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) için bütün dünya aylardır evde kalırken Türkiye’nin atık yönetim sistemi büyük bir tehlikenin kapısını araladı. Oggito’ya konuşan atık yönetim uzmanlarına göre, başta İstanbul olmak üzere, Türkiye’deki sayıları 50 bini bulan ve kamuoyunda kâğıt toplayıcıları olarak bilinen kişiler, çöplere ve yere atılan plastik eldivenle maskeleri geri dönüşüm için herhangi bir önlem almadan topluyor.
Türkiye’nin en büyük atık dönüşüm dergisi Recycling’in Genel Yayın Yönetmeni Türkay Özgür, “Covid-19 için kullanılan tüm maske ve eldivenleri İstanbul’daki 50 bin atık toplayıcısı çöpten alıyor. Milyar dolarlık atık dönüşüm rantı için kullanılan bu insanlar nedeniyle İstanbul’da Covid-19 patlama yaşadı” dedi.
Rıza Erkanlı
Yine Oggito’ya konuşan atık yönetimi konusunda faaliyet gösteren Erkanlı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Erkanlı ise, “Covid-19 ile her evin çöpü, hastane çöpü gibi tıbbi atık oldu. Bunlar gelişi güzel kağıt toplayıcıları ve temizlik işçileri ile toplanamaz. Hepsine tıbbi atık muamelesi yapıp, imha etmek lazım” dedi.
Afrika Bile Çözdü
Covid-19 pandemisinin Türkiye’deki seyir hızının evde kal dönemiyle düşmesiyle beraber 11 Mayıs’ta berber, kuaför ve AVM’ler açılacak, 12 Haziran’da da Türkiye Süper Lig’i başlayacak. Fakat Türkiye’de kullanılan milyonlarca maske ve eldiven Covid-19’un yayılması için tehlike saçıyor. Hastalığa yakalanan kişilerin 15 gün boyunca belirti vermemesi ya da hiç semptom göstermemesi nedeniyle maske ve eldivenler birer virüs üretim merkezine dönüşürken, bu ürünlerin milyar doları bulan geri dönüşüm değeri nedeniyle atık toplayıcıları için fırsat doğdu. Fakat çöpten ve sokaktan gelişigüzel toplanan plastik eldivenlerle plastik yüz maskeleri büyük tehlike saçıyor.
Oggito’ya konuşan Recycling’in Genel Yayın Yönetmeni Türkay Özgür, “Bu plastik ürünler milyarlarca TL’lik geri dönüşüm sektörü için can suyu oldu. Esasında bu ürünlerin evlerde daha sokağa çıkmadan ayrıca paketlenerek çöpe atılması lazım. Ama bırakın ayrı paketi, gelişi güzel sokağa da atılıyor. Bunu sadece İstanbul’da 50 bin kişi sokaktan topluyor. Onlar günde 300 kg atık toplar ve lisanlı toplayıcı depolara götürür. Ne toplarken, ne de depoda hiçbir sterilize işlem yapılmadığı için Covid-19 özellikle kağıt toplayıcılarının yaygın olduğu Avrupa Yakası’nda patlama yaptı” dedi.
Sağlığımızla Oynanıyor
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı mevzuatların çok iyi olduğunu ama uygulanmadığını anlatan Özgür, “Tüm Avrupa’da şu anda tüm evlerde bu ürünler var. Ama bir tane bile sokak toplayıcısı bunu orada çöpten alıp, başkalarına da bulaştırmaz. Afrika’da bile sokak toplayıcısı yok. Türkiye’de de sadece Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş bu işe el attı. Onun dışında İstanbul’da Covid-19’u yayacak büyük bir tehlike var. Sokak toplayıcılarının acilen sistemden çekilmesi gerekiyor. Bu eldiven ile maskelerin evlerde ayrıca toplanması, bunu yapmayana belediyenin ceza vermesi lazım. Yoksa bu kâğıt toplayıcıları aile olarak çalışıyor. Günde 250 TL kazanıyorlar. Onlara bir de 600 TL’lik devletin fakirlik yardımı var. Çünkü sisteme kayıt olup SGK’lı çalışmıyorlar. Büyük bir kayıp kaçak vardı, buna bir de Covid-19 salgını eklendi. Bu durumu büyük kâğıt ve plastik atık toplayıcıları finanse ediyor. Kâr için sağlığımızla oynanıyor” diye konuştu.
İmha Edilmeli
Tıbbi atıklar konusunda çalışma yürüten Erkanlı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Erkanlı, tıbbi atıklarla ilgili süreçlerin büyük bir titizlikle yürütülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Türkiye’deki tıbbi atıkların sterilizasyonu ve bertaraf edilmesi işlemlerinin ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü’ yönetmeliğine uygun yürütülmesi hayati önem taşıyor. Aksi takdirde hem salgın daha fazla yayılabilir hem de birçok bulaşıcı hastalık ortaya çıkabilir. Bunların yaşanmaması için tedbirlerin alınması, atıkların derhal imha edilmesi gerekli” dedi.

2 Milyon Kişi Tehlikede
Tıbbi atıkların “enfeksiyon yapıcı atıklar”, “patolojik atıklar” ve “kesici-delici atıklar” olarak üç gruba ayrıldığını anlatan Erkanlı, “Sağlık alanında kullanılan tüm atıklar ‘tıbbi atık’ olarak adlandırılıyor. İğneler, doktor ve hemşire eldivenleri, ameliyat giysileri, bistüriler, lam ve lamel gibi laboratuvar ortamına ait atıklar, karantina atıkları gibi kullanılmış tıbbi malzemeler de bu kapsamda yer alıyor. Tıbbi atıklar, ara depolama tesislerine gönderilemez. Patolojik atıklar yakma yöntemiyle bertaraf edilir. Ancak herhangi bir kimyasalla muamele görmemiş kan torbaları ve kan yedekleri dâhil vücut parçaları ve organları sterilizasyon tesisinde işlenebilir. Kullandığımız eldiven ve maskeleri normal atıklar gibi atamayız. Bu yüzden öncelikle belediyelerin tıbbi atıklar için ayrı bir ayrıştırma ve toplama sistemi kurması şart. Sistem oturana kadar da herkesin kullandığı eldiven ya da maskeyi bir poşetin içine koyması, ağzını bağladığı poşeti de çöp kutusuna atması gerekli. İngiliz kamu sağlığı otoritesinin yayınladığı bilgiye göre koronavirüs atıklarda 72 saate kadar yaşayabiliyor. Bu sebeple atıklar konusunda kurallara uymamız hayati önem taşıyor. Kurallara uymazsak bu atıklarla temas eden herkese virüs bulaştırabiliriz. Ayrıca 500 bini bulan atık toplayıcısı var. Aileleri ile birlikte bu rakam 2 milyona yaklaşıyor. Maske, eldiven gibi tıbbi atıkları poşete koymadan atmak; bu 2 milyon insanın hayatını da tehlikeye atmak demek” dedi.






