Kanser Tanısı Koyan Güvercinler
13 Temmuz 2018 Sağlık

Kanser Tanısı Koyan Güvercinler


Twitter'da Paylaş
0

Bu kuşların hayranlık uyandıran görsel algıları bilim dünyası için yeni bir şey değil. 1995 yılında Japonya Keio Üniversitesi'nde yapılan araştırmada Monet ve Picasso'nun resimlerini ayırabilmişler.

Bütün tıp disiplinleri teknolojinin sağladığı baş döndürücü olanaklardan yararlanıyor. Bir yandan sürekli gelişen tanı yöntemleri mucizevi ilerlemeler sağlarken, öte yandan binlerce yıldır dünyayı paylaştığımız canlıların bugüne kadar farkında dahi olmadığımız mucizelerini keşfediyoruz.
Güvercinlerin çok zeki ve görsel hafızası müthiş güçlü canlılar olduklarını daha önce de duymuşsunuzdur muhtemelen. University of California-Davis ve University of Iowa bilim insanlarının ortaklaşa yaptıkları 2015 tarihli bu araştırma, onlara bakışımızı –hatta bütün hayvanlar alemine bakışımızı– gözden geçirmemize neden olacak kadar ilginç sonuçlar vermiş.

Çalışmada kapalı bir alana konulan güvercinlerden, meme dokularından alınmış biyopsilerin ekranlardaki histopatolojik görüntülerine bakarak, kanserli örnekleri kanserli olmayanlardan ayırt etmeleri istenmiş. Güvercinler dokunmatik ekranın iki yanındaki (Benign=kanserli doku yok, Malign = kanserli doku var) anlamlarına gelen sarı ve mavi renkli butonlara gagalarıyla dokunduklarında, seçtikleri buton doğru ise yiyecekle ödüllendirilmişler. İki hafta süren bu eğitimin sonunda görüntülerdeki kanserli dokuyu % 85 gibi bir doğrulukla teşhis edebildikleri saptanmış. Bunun görsel hafızadaki olağanüstü ezberleme gücüne mi dayandığı, yoksa gerçek anlamda bir öğrenme mi olduğunu netleştirebilmek için, önceden hiç görmedikleri yeni imajlarla testler tekrarlanmış. Doğru tanı başarısı değişmemiş. Yani bu kadar kısa sürede edindikleri –kanserli dokuyu ayırt edebilme becerisini– yeni örnekleri değerlendirmek için de kullanabilmişler. Üstelik dört güvercinden oluşturulan grupların, aynı görsele verdiği yanıtlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve çoğunluğun kararı esas alındığında (bunu bir tür konsey kararı gibi de kabul edebiliriz) tanısal doğruluk oranı % 99'u bulmuş.

Benzer bir yöntemle uygulanan, mammografi görüntülerindeki kanser açısından şüpheli kalsiyum birikimlerini ayırt etme testlerinde de aynı başarıyı göstermişler. Mammografilerdeki kitlelerin kanserli olup olmadıklarına dair yapılan daha ileri seviye testte ise aynı doğruluk düzeyinde sonuçlar elde edememişler. Başarı % 60-80 arasında değişmiş. Parlak performans gösteremedikleri tek alan da bu olmuş. Bu seviye değerlendirmenin deneyimli radyoloji uzmanları için dahi çok zorlayıcı olduğunu belirtelim. Güvercinlerde kullanılan karmaşık ve değerlendirilmesi zor mammografi görüntülerinin aynıları ile Radyoloji uzmanlarına yapılan testte ise % 80 doğruluğa ulaşılmış.

Güvercinlerin iki haftalık bir eğitimle, iyi seviyede Patoloji ve Radyoloji uzmanlarıyla neredeyse aynı doğru teşhis oranlarını elde edebilmeleri çok inanılmaz görünüyor. Kaldı ki bu uzmanların o güvenilirlik seviyelerine kaç senelik eğitim ve tecrübeyle erişebildiklerini de hesaba katmak lazım.

Bu kuşların hayranlık uyandıran görsel algıları bilim dünyası için yeni bir şey değil. 1995 yılında Japonya Keio Üniversitesi'nde yapılan araştırmada Monet ve Picasso'nun resimlerini ayırabilmişler. 2012 yılında Cognitive, Affective, & Behavioral Neuroscience dergisinde yayımlanan bir çalışmada güvercinlerin, insan yüzlerinden kimliklerini, hatta yüz ifadelerinden duygusal durumlarını anlayabildikleri tespit edilmiş. Tufts University tarafından yapılan bir araştırmada görsel hafızalarındaki 1800 kadar imajı hatırlayabildikleri saptanmış.

Şimdilik bu bulgular güvercinleri -kanser tanısı koymada referans oluşturacak- bir unsur olarak kabul edebilmemiz için yeterli görünmüyor. Bu konuda tıbbi, etik, hukuksal önemli bariyerler olduğu aşikar. Ancak medikal görüntüleme tekniklerinin geliştirilmesinde, bunlarla ilgili yeni eğitim programları oluşturulmasında, tıbbi değerlendirmelerde potansiyel bir istatistiksel ek doğrulama  seçeneği olarak umut vadettiği de ortada. Özel yetiştirilmiş bazı köpek cinslerinin koklayarak prostat ve yumurtalık kanserlerini tespit edebilmeleri, Afrika'da bulunan bir sıçan cinsinin balgamda tüberküloz mikrobu varlığını saptayabilmesi gibi örnekleri de hesaba katarsak, doğa daha ne gizli mucizeler barındırıyor kim bilir?


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR