8 Aralık 2018 Bilim Teknoloji Tarih

Eski Evren Bilim Yazmasıyla Görkemli Kainatı Keşfedin


Twitter'da Paylaş
0

12. yüzyılda yapılan yeryüzü ve gökyüzü haritaları zaman ve uzayda bir yolculuğa davet ediyor.

Gökyüzünü veya kendi gezegenimizi bir harita üzerinde betimleme girişimi, her zaman hayal gücünün, soyutlamanın ve kurgulamanın iddialı bir gösterimini içerir. Daha önce görmediklerimiz ya da uzay ve zaman algımızı aşan düz bir yüzeyde nasıl şekillenir? 12. yüzyıl İngiltere'sinde yapılan gökyüzü ve Dünya haritalarının bir koleksiyonu, bizi göklerin, gezegenin ve temsil ettikleri sayısız yönlerinin sırlarını keşfetmeye davet ediyor.

Önemli bir dizi grafik ve şemadan oluşan bu koleksiyon, dokuz sayfadan oluşuyor: bir evren bilim broşürü niteliğinde. Bir ortaçağ elyazması içinde bulunan, daha erken Hıristiyanlığın evren bilgisini derlemeye çalışan keşişlerle Sevilla’lı Bede ve Isodore gibi yazarların hazırladığı bilimsel ve teolojik bir belge. Onlar aynı zamanda, daha önceki eski metinlerden yararlanarak, başta Büyük Plinius olmak üzere (kendi Katolik şartlarına uygulayarak) gök bilimini tasvir etmişlerdi.

Halen Baltimore Walters Sanat Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan bu el yazması, yapıldığı dönemin hayal gücü ve insanlığının etkisinde, gökyüzünü ve dünyayı, mevsimleri, rüzgârları (üfleyen insan yüzleri olarak tasvir edilen), gelgitleri ve Zodyak’ı ilham verici bir görsellikle sunuyor. Ortaçağ boyunca, evrene ve bilime ait bilgilerin sunumunda yaygın bir teknik olan çark şekli uygulanarak çok sayıda şema çizilmiştir. Karmaşık bilgilerin düzenlemesinin açık, sistematik, anlaşılır ve hatırlanabilir olmasını sağlamıştır. Çember, aynı zamanda, mükemmellik, düzen ve Tanrı'nın bir temsilidir ve bu, zamanın, doğanın ve yaratılışın döngüsünü, evrenin mantığı, sistemi ve uyumuyla birlikte tanımlamak için kullanılan bir semboldür.

Diğer iki diyagram, adını güçlü teolojik içeriğiyle tanımlanan bir Ortaçağ haritasının eşdeğeri Latin Orbis Terrarum'dan alan, “T ve O haritası” şemasına dayanmaktadır. Öbür işlevlerinin yanı sıra o zamanda bilinen üç kıtanın göreceli konumlarını göstermek için tasarlanmış kavramsal bir haritadır.

Haritalarda gördüklerimiz sadece gökyüzünün ve doğal güçlerin temsili değildir. Aynı zamanda, grafik diline çevrilmiş ve önemli ölçüde sembolik bilgi içeren resimlerdir: yörüngeler, gezegenler, takımyıldızlar ve ölçümler, hepsi hayal gücünü tetikleyen ve ortaçağ biliminin göklerde yorumladıklarına bizi yakınlaştıran bir dizi görselle birleştirilmesidir.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR