Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Aralık 2017

Öykü

Günsu Özkarar • Uyku

Oggito

Paylaş

13

0


İnsanlar, unutmak için uyuyanlar ve hatırlamak için uyuyanlar olarak ikiye ayrılır. Nasıl yani demeyin.
Annemle babamın, babamın mimarlık ofisinde, babam çok çalıştığı için uzun saatler kalmak zorunda oldukları 90’lı yıllarda, bana amcamın karısı bakardı. Günlük hayatında unuttuklarıyla aile içinde dalga konusu olan amcamın karısı, oyunlarımızın benim için en can alıcı kısmında, "Benim çok uykum geldi," der ve sanki uyumazsa kalpten gidecekmişçesine bir endişeyle yakındaki ilk kanepeye yığılıverirdi. Uykunun aciliyetine duymak zorunda kaldığım inançla, yarım kalan oyunumuza onun hırıltıları arasında devam ederdim. Yalnız bırakılmış olmaktan ötürü duyduğum ekşi burukluk, amcamın karısının, "Ah ya ben küpemi dolaba koymuştum elbette!" ya da "Sahi Arzu delisi herkesin içinde neden bana öyle dedi ki?" gibi ani uyanışlarıyla çabucak dağılır ve uyumasına verdiğim sessiz iznim bende hummalı bir gurura dönüşürdü. Çünkü, ‘hatırlatmasına yardımcı oldum’ gururu bir çocuk için az şey değildir. Bu yüzden kız arkadaşım Selin’in, bugünlerde unuttuklarını hatırlayabilmek için uykuya yattığı iş çıkışı saatlerini çok normal buluyordum. Şehirde onca kayıp varken hafızayı korumak gün geçtikçe zorlaşıyordu ve maalesef, günümüzde bir enkaza dönüşmekte olan bu sokaklarda çocukluğu geçmiş Selin’imin kaybolan yıllarını günümüzde de koruyabilmek adına, bu uykulara çok ihtiyacı vardı. Ara ara, ‘neden daha çok zaman geçirmiyoruz’ ya da ‘benden sıkılıyor mu acaba’ gibi düşüncelerin beni içine mıknatıslayan medcezirinden hasara uğramıyor değildim tabii. Ama onun yaşayan bir ölüye dönüşecekmişçesine boş bakan gözlerini düşününce... ve sonra iyi bir uykunun ardından kızaran yanaklarını, parlayan güzel gözlerini, en önemlisi de canlanan algısını düşününce bu şüphe bulutundan derhal akıtıyordum kendimi. Amcamın karısına hissettiğim, "onu kurtardım gururu’, Selin’de yerini, ‘yeter ki o hep iyi olsun’ sorumluluğuna bırakmıştı ve maalesef kimse bana daha önce, en benzer duyguların bile, aşkta başka şekle büründüğünden bahsetmemişti. Selin’in sol avucunu sağ koltuk altına sıkıştırdığı, sağ kolunu ise hafif terlemiş alnının üstünde unuttuğu uyku pozisyonuna bakarken bunları düşünüyordum. Ne değişik hallerde uyuyordu bu kız. Henüz hiç kıpırdamamıştı. Açık kalan penceremizden gelen rüzgârın perdelerimizi kıpırdatmaya başlaması da olmasa, onu daha saatlerce izleyebilirdim. Üstelik ayaklarımın karıncalandığını bile anlamayarak...
Kalkıp mutfağa gittim. Kendime buz gibi bir su koyarken telefonum çalmaya başladı. Arayan annemdi. "Gece hiç uyuyamadım. Ne olacak ülkenin bu hali. Sokağa çıktığımızda birimizden biri eve bir daha geri dönemeyecek diye çok korkuyorum." Annem bir araba olsa, motoru yepyeni ama freni bozulmuş küçük bir araba olurdu. Ufak tefek bir kadındı, duyguları ise bir o kadar kelli felli, sözleri de çoğu zaman devasa ve karman çorman... "Neyse ben sinek ilacını bugün alabilirsem, yarın yatak odasının perdelerini kuru temizlemeye verebilirim. Adamcağız karısı öldüğünden beri hiç tatil vermedi kendine, bayramda iş çıkarmayalım." Evet, sözleri işte böyle karman çorman. Annem konuşurken gözkapaklarım ağırlaşmaya başladı. Kirpiklerimin göz bebeklerimin önünde toprağı eşeleyen bir tırmık gibi gidip geldiğini hissediyordum. Elimden düşer kırılır, annemin sözleri gibi un ufak olur, Selin duyar ve çocukluk anılarını hatırlayamadan uyanıverir korkusuyla bardağı usulca mutfak tezgâhına bıraktım. Derhal uyumak istiyordum. Selin’in aksine ben, üzüntüleri, bıkkınlığı, hayal kırıklıklarını ya da sadece stresli geçen bir günü unutabilmek için uykuya yatanlardan olduğum için annemin yoruculuğunu unutmak için derhal uyumalıydım. Hızla salona gidip Selin’imin yanına uzandım. Pamuk gibi saçlarına bakarken onunla el ele uyuduğumuz ve irlikte uyandığımız sabahların her seferinde nasıl yeni bir başlangıç olduğunu düşünüyordum. Benim tüm olumsuzlukları en başından unuttuğum, onun kim olduğunu yeniden hatırladığı sabahlarla birbirimizi tamamlıyorduk âdeta. Duygularımla ve her geçen gün artan aşkımla yükselerek ellerimi yumuşacık saçlarına götürdüm. Selin uyandı. Bana ve saçlarının arasına karışmış parmaklarıma baktı ve, "Sen de kimsin?" dedi.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024