Hong Kong’un Yapışkan Not Devrimi
28 Ocak 2020 Ne Haber İnsan Şehir

Hong Kong’un Yapışkan Not Devrimi


Twitter'da Paylaş
0

Aylardır devam eden hükümet karşıtı protestolar Hong Kong’u fiziksel olarak da değiştirdi. Bir kent peyzajı profesörüyüm ve vatandaşlarla aktivistlerin kentsel çevreyi kullanış şekilleri her zaman ilgimi çekti. Buna post-it kullanarak yapılan duvarlar ve benzeri yaratıcı sergiler de dahil.

“Lennon Duvarları” denilen bu alanlar, binalarda, yürüyüş yolları kenarlarında, binaların arasındaki köprülerde, alt geçitlerde ve mağaza vitrinlerinde aniden türedi. Bu post-itler “Hong Konglular özgürlüğünü seviyor”, “İşe yaramaz hükümet” ve “Gerçek genel oy hakkı istiyoruz” gibi mesajlar taşıyor.

Orijinal Lennon Duvarı Prag merkezinde. Duvar 1960’lardan beri romantik şiirlere ve hükümet karşıtı mesajlara ev sahipliği yapıyor. Beatles’ın efsanesi John Lennon 1980’de öldürüldükten sonra biri duvara John Lennon’ın portresini çizmiş ve şarkı sözlerini yazmıştı. Duvar zamanla Lennon’ın sık sık işlediği barış, sevgi ve demokrasi gibi konularda yazılmış yazılarla kaplandı ve halkın yarattığı, bugün bile sürekli değişmeye devam eden protest sanatın merkezi haline geldi.

Hong Kong’un ilk Lennon Duvarı 2014’teki Şemsiye Devrimi protestoları esnasında ortaya çıktı. Merkezi bir devlet tesisinin yakınlarındaki bir sokakta, merdivenlerin kenarında bulunan bu duvar, üstlerin el yazısıyla protestoları destekleyen notlar yazılmış yapışkanlı not kâğıtlarıyla kaplandı. Bu renkli mozaik, hareketin akılda kalıcı görüntülerinden biri haline geldi.

İfadeyi Özgürleştirmek

2019’da Hong Kong’un her köşesine yayılan hükümet karşıtı protestolarda yapışkan not kâğıtlarıyla kaplı yüzden fazla Lennon Duvarı ortaya çıktı. Aynı Hong Kong’un kentsel kanyonlarında akan eylemci nehirleri gibi bu post-it duvarları da vitrinlerden otobanlardaki direklere her yeri kapladı.

Hong Kong’un Lennon Duvarları, sıradan yürüyüş yollarını, köprüleri ve tünelleri, sıradan insanların durduğu, okuduğu, yazdığı ve ötekilerle konuşmaya giriştiği toplanma ve fikir alış verişi yapma alanlarına dönüştürdü. Basit ve gayet uyumlu olan bu teknik, birçok vatandaşın, ziyaretçinin ve turistin siyasi tartışmalara katılmasına ön ayak oldu.

Hong Konglu yetkililer, eylemcilerden gelen itirazlara rağmen bazı duvarları kaldırdı. Buna rağmen yeni notlar, yeni posterler saatler içinde yeniden ortaya çıktı. Ayrıca mesajların tümü eylemleri desteklemiyordu. Bir notta “Hong Kong Çin’e aittir” yazıyordu, yani tam da eylemcilerin savunduğu görüşün tam tersiydi. Ancak gelişen sözsüz anlaşmayla kimse onaylamadığı mesajları kaldırmıyor veya üstünü örtmüyor. Duvarlar, demokrasi alıştırmaları haline geldi.

Dünyaya Yayıldı

Hong Kong, Prag’tan ilham aldı, başka şehirler de Hong Kong’a destek verdi.

Kasım 2016’da, Trump’ın beklenmedik şekilde başkanlık seçimlerini kazanmasıyla New York sakinleri, 14. Cadde’nin altındaki tüneli bir terapi ve matem alanına dönüştürmek için yapışkanlı not kağıtlarını kullandı. Oradan geçenler duracak, okuyacak, fotoğraflar çekecek, koleksiyona yeni eklemeler yapacak ve başkalarıyla ortak hisleri olduğunu hissederek oradan ayrılacaktı.

Bu hazırlıksız ve kolektif iletişim şekli, kamusal alanın kendini ifade etme, konuşma ve toplanma yeri olduğu, Antik Yunan agorasına dayanan tarihi fikri hayata döndürdü.  Daha yeni örnekler arasında New York’un Zuccotti Parkı’nda, Occupy Wall Street eylemleri esnasında ortaya çıkan duvar ve Madrid’deki 15M Hareketi esnasında, Puerta del Sol Meydanı’ndaki duvar da yer alıyor.

Tüm dünyada Hong Konglu eylemcilerle dayanışmak için Lennon Duvarları türedi. New York’da taşınabilir Lennon Duvarları kamusal parklarda gezdi, Seattle ve San Francisco’da da benzer çabalar görülüyordu. Taipei’de eylemleri destekleyenler turistik alanlarda Lennon Duvarları yarattı. Tokyo’da yoğun bir cadde üzerinde, insanların giysilerine destek mesajları yapıştırılıyor ve böylece bir insan Lennon Duvarı geçenleri mesajlarını paylaşmaya davet ediyordu.

Ulaşılabilir kamusal duvarları işgal eden bu Lennon Duvarları, halkların kentsel alanları ve siyasi süreçlerdeki seslerini nasıl geri almaya çalıştıklarını gösteriyor. Belki bu yapışkanlı kâğıtlar devrime öncülük etmeyecek, ama nerede olurlarsa olsunlar herkese kolektif güçlerini hatırlatacak.

(The Conversation)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR