Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

13 Mayıs 2017

Öykü

Lorin S. Doğan • Kemberok

Oggito

Paylaş

32

0


– Fınce Teyze, Hozan evde mi? Fınce, Azad’a cevap olmaya çalışırken, Hozan kapı aralığında dikiliyor. Hozan’la göz göze gelen Azad, Fınce’yi unutup heyecanla: – Hozan, oynamaya gelmiyor musun? Fınce kızarak: – Yaptığınız iş değil. Okuldan gelir gelmez çantalarınızı ortalığa atıp sokaklara dökülüyorsunuz. Dersiniz yok mu sizin? Hozan yalvaran bir sesle: – Yok anne, valla dersimiz yok. Fınce: – Ya öğretmeniniz işe yaramıyor ya da yalan söylüyorsunuz. Yok yok, yarın okula geleceğim. Fınce daha sözlerini tamamlamadan, Hozan ayakkabısını giyip kapıya seğirtiyor. Fınce oğlunun arkasından aralıksız bağırıyor: – Olmaz böyle oğul, öğle yemeğini de yemedin. Kaçtır, Azad’ın arkasında dolanıp duruyorsun. İki çocuk, onları durduracak bir söz işitmek istemezcesine, rüzgârın hızıyla sokakta gözden kayboluyorlar. Ama Fınce’nın vücut ısısını gittikçe artıran kızgınlığı bir türlü geçmiyor ve sözlerini art arda sıralıyor. – Yok valla böyle olmaz! Bu çocuk, oğlumu da bozdu. Bu çocuk, Azad’la gezdiğinden beri artık evde durmaz oldu. Artık ona engel olamıyorum. Akşam babası eve gelinceye kadar… Beni dinlemedi bile, Azad’ın kuyruğuna takıldı gitti.   Hozan’ın önünden bir rehber gibi yürüyen Azad nefes nefese: – Biliyor musun, kemberokların* çok olduğu bir yer biliyorum. Hozan merakla: – Neresi? – Sınırın yanı. – Sınırın yanı mı? Azad: – Evet, sınırın yanı… Geçen gün keçileri otlatmaya götürdüğümde orada bir sürü kemberok gördüm. – Şimdi sınırın yanına mı gidiyoruz? – Evet. Hozan kırık bir sesle: – Ama ben kendim için poşet getirmedim… Azad, ağbilik taslarcasına, kibirli bir tavırla ellerini arkadaşının boynuna atıyor. – Bir şey olmaz, bende iki poşet var. Azad poşetleri cebinden çıkararak… – Bak! Biri bana, biri sana. Hozan borçlu gözlerle poşetlerden birini alıyor. Azad arkadaşına bir şart koşarcasına: – Desaso’ye, kemberokların yerini söylemeyesin haa! – Yok yok, söylemem. – Desaso öğrenirse, çocuklara söyler ve kemberokların hepsini toplarlar. – Yok yok, söylemem. – Desaso öğrenirse, kemberoklar bize kalmaz. – Yok yok, söylemem. – Bugün bize yetecek kadar kemberok toplayacağız. – Bugün çok kemberok satacağız. – Bugün çok fazla paramız olacak. – O parayla kendime bir bisiklet alacağım. – Ben de! Cümlelerine “bisiklet” sözü karıştığında gözleri parlıyor ve adımları daha bir hızlanıyor.   Sınıra yaklaşan çocuklar önce bir boy kadar olan otlaklar arasında yuvarlanıp oynuyorlar. Hozan, arkadaşına nasihat edercesine: – Artık Gırnewas’a** gitmeyelim. Burada daha çok kemberok var. Azad: – Artık Gırnewas’a gitmiyoruz! Naylon poşetler ellerinde, başları önlerinde iki çocuk harman artıklarını toplarcasına kemberok tanelerini topluyor. Coşku ve aceleden, parmaklarına batan kemberokların dikenlerinin acısını hissetmiyorlar. Kulübenin üstünden “sınıra yaklaşmayın!” diyen askerin bağırışını duymuyorlar. Hozan heyecanla Azad’ı çağırıyor: – Azad, oğlum gel bi, bir şey gördüm! Azad koşar adımla: – Ne gördün? Hozan elleri arasındaki metal cismi arkadaşına göstererek: – Bak! Azad: – Ver bir bakayım, nedir o? Hozan dudaklarını kırıştırarak: – O benim, ben gördüm. Azad kızgınlıkla: – Ben de kemberokların yerini sana gösterdim oğlum! Hozan istemeye istemeye elindeki el bombasını Azad’ın avuçlarına bırakıyor. İki çocuk sırayla ve meraklı bakışlarla el bombasını birbirlerinin elinden alıyor. Tel örgülerinin yanından gelen patlama sesi, şehrin üstünden bir dumanın yükselmesine neden oluyor. Kulübede nöbet tutan asker, patlama sesiyle tüfeğine sarılıp etrafına kurşunlar yağdırıyor. Ağzına kadar kemberok taneleriyle dolu olan iki naylon poşetin etrafında üç el… bir ayak… iki beden görünüyor.

Kürtçeden çeviren: Elif Çınar

*Kemberok: Ortalama bir metre boyunda, çoğunlukla kurak topraklarda yetişen, dikenli bir bitki. Zeytin tanesi büyüklüğünde ürün veren bu bitkinin taneleri zeytin gibi suda bekletilip sabahları kahvaltıda yenilir. Tanelerinin hastalıklara iyi geldiği söylenir. **Gırnewas: Nusaybin’in 4 km kuzeyinde yer alan ve çeşitli antik medeniyetlere yerleşim yeri olmuş tepenin adı.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ling Ling Huang, Klasik Müzik ve Kurma..Ling Ling Huang
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Elizabeth Harris

10 Şubat 2025

Haber Yazıları ve Editörlük Uğraşları:..

Gazeteciliğin bana öğrettiği derslerden biri de az kelimeyle çok şey anlatmaktı. Kullandığınız bir kelime ya da sahne gereksizse kurtulun gitsin.Muhabirliğe ilk kez The New York Times’ta başladım. Yaklaşık dört yılım..

Devamı..

ârâfî

Tan Doğan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024