Mitoloji
13 Eylül 2018 Kültür Sanat

Mitoloji


Twitter'da Paylaş
0

Ruh eşi potansiyeli gördüğümüz insanlara, ruh eşi muamelesi yaparak kendimizi mutlu ederiz.

Herkesin bir yerlerde bir ruh eşi olduğuna inanır mısınız? Çoğu insanın fikir ayrılığına düştüğü konulardan biri de ruh eşidir. Kimi bir yerlerde onu bekleyen bir ruh eşinin olduğuna inanır, kimi ruh eşinin saçmalık olduğunu düşünür. Bu sorunun doğru bir cevabı var mıdır? Bilmiyorum. ‘’Ruh eşi’’ kavramıyla lisede izlediğim bir film sayesinde tanışmıştım. Filmden sonra uzunca araştırdım bu konuyu. Çünkü birine ait olma hissi, eksik olan yarı hissi cazip gelmişti. Doğru olmasını istedim ve baktım. ‘’Ruh Eşi’’ kavramının mitolojiye, Aristophanes’in aşk konusundaki fikirlerine dayandığını gördüm. Yazılanlara göre zamanında insanların görünüşleri şu an olduğu gibi değilmiş. İnsanlar tek bedende iki kafa dört kol ve dört bacaktan oluşup kadın-erkek değil de androjen adı verilen, aynı bedende kadın ve erkek nitelikleri bulunduran varlıklarmış.

Hal böyle olunca insanlar bedenen çok güçlü olmuş ve zamanla tanrılara karşı gelmeye başlamış. Duruma sinirlenen tanrılar insanları cezalandırmaya karar vermiş. Zeus aracılığıyla insanlara belki de en büyük acıyı yaşatmışlar. Zeus insanları ortadan ikiye ayırmış, hepsini dünyanın çeşitli yerlerine dağıtmış ve ikiye bölünen insanlar androjeni olmaktan çıkıp kadın ve erkek olarak farklı bedenlerde yaşamaya mahkum edilmiş. İnsanları dünyanın çeşitli yerlerine dağıtan Zeus, onları ömür boyu sürecek yarım kalma hissiyle cezalandırmış. Bundan sonra insanlar yana yakıla diğer yarılarını aramaya başlamışlar. Bazıları kayıp ruh eşlerini bulacak kadar şanslıymış. Fakat bulamayıp bulduğunu sananlar da olmuş. Onların yaşadıkları "Aşk Yanılsaması"ymış. Bulanlarınki ise "Aşk".

Bu mitolojik hikâyeyi ilk okuduğum günden itibaren buna körü körüne inandım ve herkes için gerçekten tek bir doğru insan olduğunu düşündüm. Ancak o zamanlar küçüktüm. Hayatıma giren insanlarla, yaşadıklarımla anladım ki belki de o kadar doğru bir fikir değildir. Bir arkadaşım ruh eşi diye bir şey olmadığını, sadece çok iyi anlaşan insanlar olduğunu savunurdu hep. Eskiden ona üf der geçerdim. Ama artık içime şüphe düşmedi değil. İnanmıyor muyum? Yo, inanıyorum. Ama eskisi kadar sıkı değil. Artık körü körüne inanmamamın sebebini düşünmeden edemedim. Büyüdüğüm için artık hikâyeler beni o kadar da etkilemiyor muydu? Yoksa büyüdükçe diğer yarımı bulamamaktan korkup inanmamaya mı yöneliyordum? Ruh eşinin olmadığını savunmak korkaklıktı belki de. Yedi milyar küsür insanın içinde eksik olanı bulmak zordur. Buna cesaret edemeyenlerde inanmamayı tercih ederler. Peki ya diğerleri? Gerçek aşkı bulmaya uğraşanlar? Dünyada hâlâ ruh eşine inanalar da var. O zaman şunu sormalıyım. O meşhur diğer yarımızı nasıl buluruz? Ya da bulduğumuzu nasıl anlarız? Evet, ikinci sorduğum daha doğru oldu. Yaşadığımız aşkın, aşk yanılsaması mı yoksa gerçekten aşk mı olduğunu nasıl anlarız?

Platon, platonik aşkı tanımlarken insanın bedenen çekici bulduğu birini hayallerinde abartıp istediği özellikleri ona yükleyip yeni bir ideada o insanı mükemmelleştirdiğini söyler. Bu felsefeyi ilişkilerimize uyarlarsak eğer, Dış görünüşü ve bazı özellikleri ruh eşimiz gibi duran birine yeni bir ideada başka özellikler ekleyerek gerçek aşkımız olduğuna kendimizi inandırırız. Yani ruh eşi potansiyeli gördüğümüz insanlara, ruh eşi muamelesi yaparak kendimizi mutlu ederiz. Beynimize "tamam bulduk onu rahatlayabilirsin" komutu verip kandırırız. Ama kalp kandırılamaz. O yalanlarla süslediğimiz ilişkimizde sarsıntılar olmaya başlar. Başlarda kendimizi kandırabilmek için görmezden geldiğimiz özellikleri görmeye ve onlardan nefret etmeye başlarız. Kavgalar, acılar, ayrılıklar yaşanır. Ve sonunda o aşk diye yutturmaya çalıştığımız aşk yanılsamalarından eser kalmaz. Herkes gider, herkes unutulur. Eğer unutabiliyorsak o ruh eşimiz değildir. Taa Zeus’dan beri içimizde yara olan birini tekrar kaybettiğimizde unutamayız çünkü. Eğer ruh eşimizse zaten kaybetmeyiz… Bu yazımı hâlâ umutla bir yerlerde ruh eşinin olduğuna inanan ve aramaktan hiçbir zaman vazgeçmemiş insanlara adıyorum.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR