Lema, barındırdığı fantastik ögelerle okurları heyecanlı bir yolculuğun içine çekiyor; temposu giderek artan hikâyede Lema hem güçlerini keşfediyor hem de kasabasını savunuyor.
Haldun İlkdoğan’ın ilk gençlik romanı geçtiğimiz yıl Genç Timaş Yayınları’ndan yayımlanmıştı. Yine Genç Timaş etiketiyle yakın zaman önce raflara düşen Lema: En Yüksek Tepe, yazarın fantastik roman türünde kaleme aldığı ilk romanmış; bunu kendi sosyal medya hesabında dile getiriyor. Bazen hikâyeler yazarız, o hikâyelere yazarı inanır ancak zamanı gelmemiştir. Bu kitabın yayımlanma hikâyesinden de anlıyoruz ki, şartlar ve doğru insanlar yan yana geldiğinde bazı bekleyişler sona eriyor. Lema, nihayet okuruyla buluşmuş, bizlere düşen de okurunun bol olmasın dilemek; umarım hem yazarına hem de okurlara keyifli bir yolculuk yaşatır.

Kar ve kışı özlediğimiz İstanbul’da elime aldığım kitaplardaki kış mevsimine denk geldiğimde çok seviniyorum. Lema’da da daha ilk sayfalarda insan boyuna değin ulaşmış bir kar bizleri kucaklıyor. Anne ve kızının kapı önündeki kar küreme muhabbetleri içimdeki kar özlemini biraz da olsa dindirdi. Gelin şimdi bu anne kızın hikâyesine biraz bakalım: Kim bu anne kız, nerede yaşıyorlar, yaşadıkları kasabanın ne gibi dertleri var…
Lema daha küçük bir kız çocuğu. Babası Mair kasabaları olan Mavel’in postacısı. Diğer yerleşim yerlerine oldukça uzak bir konumda olan kasabanın tüm diyarlarla iletişimini babası sağlıyor. Haliyle bu yazışmaların götürülmesi ve getirilmesi oldukça uzun bir zaman aldığından, anne ve kızı da babalarını çoğunlukla evlerinde bekleyerek geçiriyorlar ömürlerini. Peki bu anne kız boş mu duruyorlar? Pek tabii ki hayır… Mair’in getirdiği postaları dağıtma görevi de onlarda. Aynı zamanda kasaba halkı gönderecekleri postaları da onlara bırakıyor. Böylelikle bir döngü içinde yaşıyorlar.
Lema’nın ormanın içinde bulduğu yaralı bir kuş dostu var. Adı Tos. Onu iyileştirmek için eve getirmiş, iyileştikten sonra da birbirlerine alışmışlar ve ayrılmamışlar. Lakin Lema şöyle bir dertten mustarip: Bazen tüm dünyası kararıyor ve başka bir evrene geçiyormuş gibi geliyor. Sanki bir epilepsi krizi gibi ancak görüngü olarak adlandırıyor. Bu krizlerde gördüklerini de sihirli mürekkeple günlüğüne yazıyor. Çünkü annesini ve babasını gördüklerini söyleyerek telaşlandırmak istemiyor.
Böyle anne kız yaşamlarına kasabalarında devam ederlerken, kasabanın tüm dertlerinin ve sorunlarının konuşulduğu toplantıda kasabanın güvenlik hususları da tartışıldığı bir toplantıda hikâyemizin seyrinin değişmesine neden olan bir şeyler yaşanıyor. Toplantı başka bir boyuttan kasabaya toplantı odasındaki su perdesinden geçip gelen ve insan bedenini ele geçirebilen yaramaz ruhlar yani aksaklar basıyor. Lema’nın güçlerini fark ettiği ilk an o baskın oluyor. Aksakları savuşturuyor. Zaten görüngü krizleri nedeniyle arkadaşları tarafından dışlanmış bir vaziyetteyken tüm kasaba halkı önünde böyle bir şey yaşamış olması da Lema’yı iyice panikletiyor. Günlerce evden dışarıya çıkmıyor.
Bir yandan da böyle bir saldırının yaşanması tüm kasaba ahalisini panikletiyor. Bir şeylerin yolunda gitmediği belli. Derken yine böyle bir saldırı, sonrasında da baskın gerçekleşiyor. Üstelik hortlaklar kasabanın ormanlarında neredeyse birilerini yakalıyor… Böyle sıra dışı şeyler yaşanınca karar alıp kasabanın mahzenine saklanmaya karar veriyorlar. Bu sırada da Lema, özel bir çocuk olduğunun iyice farkına varıyor. Annesi Sira ve Rouf ona bu konuda yardımcı oluyorlar.
Lema, barındırdığı fantastik ögelerle okurları heyecanlı bir yolculuğun içine çekiyor; temposu giderek artan hikâyede Lema hem güçlerini keşfediyor hem de kasabasını savunuyor. Haldun İlkdoğan, okurlara yardımcı olacak dipnotlarla yarattığı dünyanın detaylarını da ince ince anlatıyor. Yavaş yavaş bu yolculuğa alışıyor, bu fantastik dünyayı tanıyoruz. Lema’nın küçük omuzlarında devasa yükleri kaldırabilecek mi? Kasabayı savunurken ona kimler yardımcı olacak? Görüngü anlarında gördükleri ona neleri gösterecek? Cevabını aradığımız pek soru var. Her yaştan okurun rahatlıkla okuyabileceği eğlenceli ve heyecanlı bir hikâye. İyi okumalar dilerim.


.jpg)



